• AK Parti’li kardeşlerim Cumhurbaşkanı devleti mi yönetecek, belediyeyi mi?

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu, son günlerde gazetecilere yapılan saldırıları sıraladı, saldırganların serbest kalmasını “Eline bari sertifika verin, ‘Adam dövmekte ustadır’ diye” sözleriyle eleştirdi. 11 yaşındaki Rabia Naz’ın öldürülmesi olayının takipçisi olacaklarını belirtti, “’da bir güç adaletin önünü tıkamaya çalışıyor. Polisler, savcı olayları kapatmak istiyor” dedi. Kılıçdaroğlu, AK Partililere de, “Vicdan sahibi AK Partili kardeşlerime sesleniyorum; bir Cumhurbaşkanı devleti mi yönetecek, belediyeyi mi?” diye seslendi.

    Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’li vekillerin 23 Haziran’daki seçimde Ekrem İmamoğlu’na destek vermek için İstanbul’da olduklarını söyledi.

    SALDIRGANLARIN HAPSE GİRMESİ İÇİN GAZETECİLERİN ÖLDÜRÜLMESİ Mİ GEREKİYOR?

    Gazetecilere yönelik son dönemdeki saldırıları gündeme getiren Kılıçdaroğlu, “Gazetecilik bir kamu görevidir. O görev yaptığı zaman adı yolsuzluğa bulaşmış insanlar bundan rahatsız olabilirler ama gazeteci görevini yapmak zorundadır. Sayın Demirağ’a saldırıya uğradı, saldıranlar serbest bırakıldı. İdris Özyol 15 Mayıs günü saldırıya uğradı, Ergin Çevik 20 Mayıs’ta saldırıya uğradı. Saldırganlar yine serbest. Hakan Denizli 24 Mayıs’ta saldırıya uğradı, Sabahattin Önkibar saldırıya uğradı, saldırganlar serbest bırakıldı. Eğer haber yaptı diye bir gazeteciye şiddet uyguluyorsanız, şiddet uygulandıktan sonra bu gazeteciler artık yazamazlar, korkarlar diyorsanız sakın öyle düşünmeyin. Hiçbir namuslu gazeteci dayak yedi diye bir adım geriye atmaz. Saldırganların hapse girmesi için gazetecilerimizin öldürülmesi mi gerekiyor? Bir tweet attı diye 6 ay içeride kalan var. Gazeteci yazdı diye saldırıya uğrayacak, saldırganlar yakalanıp serbest bırakılacak. Eline bari sertifika verin, ‘Adam dövmekte ustadır’ diye. Biz sadeceadaleti istiyoruz.

    POLİSLER, SAVCI OLAYLARI KAPATMAK İSTİYOR

    Kılıçdaroğlu, 11 yaşındaki Rabi Naz’ın öldürülmesine yönelik de şunları söyledi: “Rabia Naz 11 yaşında, Eynesil’de okuyor hayat dolu bir kız. Öldürülmeden önce arkadaşlarıyla gidip dondurma almış. Haber geliyor, Rabia Naz evin önünde sırt üstü yatıyor ve ağır yaralı. Babasına diyorlar ki, ‘İntihar etti’. 11 yaşındaki bir çocuk niye intihar etsin? Baba araştırıyor, doblo marka bir siyah aracın çarptığı iddia ediliyor, oradan alınıyor metruk bir eve götürülüyor, sonra getirip evinin önündeki sokağa sırt üstü yatırıyorlar intihar etti diye. Baba bir türlü derdini anlatamıyor. Bir gazeteci arkadaşımız, Metin Cihan olayı takip ediyor. Ambulansta video kaydı vardı sildirdi diyor ambulans şoförü. Polisler olay yerinde inceleme yapalım diyorlar. 70 kilo ağırlığında iki çuvalı atıyorlar, çuval önce terasa sonra sokağa düşüyor. Bütün bu gerçeklerin bilinmesine rağmen olay kapatılmak isteniyor.

    ’da bir güç adaletin önünü tıkamaya çalışıyor. Polisler, savcı olayları kapatmak istiyor. Buradan bütün yargı camiasına sesleniyorum; sizin göreviniz delilleri karartmak değil, delilleri ortaya çıkarmak. Bir çocuğun göz göre göre öldürülmesine tanıklık etmek değildir, bunu yapanları adalete teslim etmektir. Rabia Naz’ın ne günahı vardı? Yargının görevi de Ankara’dan gelen telefonlarla olayları kapatmak değil, adaleti teslim etmektir. Sonra babaya akli dengesi yerinde değildir dediler, insaf” diye konuştu.

    AK PARTİLİ KARDEŞLERİM BUNU UNUTMASINLAR

    AK Partlilere seslenen Kılıçdaroğlu, “Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir, ama hepimiz adaletli, huzurlu bir şekilde yaşamak istiyoruz. Cumhurbaşkanı var, seçimle geldi, parlamentoda yemin etti. Yemin metninin son cümlesini okuyorum, Anayasa’nın 101. Maddesi: “Üzerine aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk milletinin ve tarih huzurunda namusum ve şerefim üzerine and içerim.

    Namus ve şeref kavramının ne kadar önemli olduğunu anlattım. Bir cumhurbaşkanı neden tarafsız olmalı? Çünkü Cumhurbaşkanı devletin sigortasıdır. Bu topraklarda bu bayrağın altında yaşayan herkesin temsilcisidir. Devletin başı ise, bir partinin başı olamaz. AK Partili kardeşlerim bunu unutmasınlar. Bir cumhurbaşkanı günün 24 saati belediye başkanlığı seçimlerine müdahale eder mi?

    Erdoğan belediye başkanı mı olacak? Vicdan sahibi AK Partili kardeşlerime sesleniyorum; Cumhurbaşkanı, bir uzlaşma arayışı içinde Türkiye’nin sorunlarını çözmek ister. Bir Cumhurbaşkanı devleti mi yönetecek, devleti mi temsil edecek; belediyeyi mi yönetecek, belediyeyi mi temsil edecek? Vicdan sahibi herkese bunu soruyorum” dedi.