• SETA raporuna tepki yağdı: Bunun adı düpedüz andıçtır, gazeteciler tek tek fişlendi…

    Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı’nın yayımladığı “Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları” adlı raporda birçok Twitter’da yaptıkları paylaşımlar üzerinden kategorize edildi.

    SETA’nın kamuoyu ile paylaştığı raporda yabancı sermayeli basın kuruluşlarının Türkçe servislerinde çalışan gazetecilerin özgeçmişlerinin yanı sıra Twitter hesaplarındaki “kişisel” paylaşımları yer aldı. 

    Kamuoyu ile paylaşılan bilgiler arasında gazetecilerin hükümeti eleştirip eleştirmedikleri, hangi mecralardan haber paylaştıkları, Tayyip Erdoğan hakkındaki hangi başlıkları aktardıkları, güncel siyasete girip girmedikleri, seçim süreçlerinde hangi adayı destekledikleri, Marksizme mi Liberalizme mi yakın oldukları, Kürt sorunu veya Filistin konusundaki fikirleri gibi birçok alandaki kişisel yönelimlerine ilişkin konular var.

    Raporda ismi geçen gazeteciler, daha önce çalıştıkları kurumlar bazında da incelenirken,  “Türkiye’de yakın oldukları medya organları”na ilişkin çıkarımlar da yapıldı.

    SETA’nın söz konusu raporu tepkileri beraberinde getirdi. Raporda adı geçen ya da geçmeyen birçok gazetecinin yanı sıra siyasetçiler ve STK temsilcileri bu raporun bir “fişleme” olduğu konusunda ortak görüş belirtti.

    Raporda, BBC Türkçe, Sputnik Türkçe, Deutsche Welle Türkçe, ’nın Sesi, Euronews Türkiye, CRI Türk ve Independent Türkçe’nin tüm personeli “inceleme konusu” yapılırken “Türkiye için kritik olaylardaki tavrırlarının ölçülmeye çalışıldığı” iddia edildi.

    İsmail Çağlar, Kevser Hülya Akdemir ve Seca Toker imzasıyla yayımlanan 196 sayfalık rapor gazetecileri, hangi gelişmeleri ve haberleri “dolaşıma soktukları” üzerinden de değerlendirmeye alıyor.

    “HÜKÜMETİ ALAN HABERLERİ ŞİKAYET EDİN”

    Raporun son kısmındaki “Kamuya öneriler” başlığı altında ise “Her bir mecranın ‘şikayet ve öneri bölümü’ bulunmaktadır. Özellikle doğrudan hükümeti alan haberlerde yanlış bir içerik ve tutum tespit edildiğinde ilgili mercilere itiraz ve uyarıda bulunulmalıdır” ifadeleri ile yurttaşlara adı geçen basın kuruluşlarını şikâyet etme tavsiyesinde bulunuluyor.

    SETA RAPORUNUN TAM METNİ

    BASIN ÖRGÜTLERİNDEN TEPKİ

    “SARAY’A YARANMA ÇABASI”

    Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) SETA’nın fişleme raporuna sert tepki gösterdi. Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Saray’a yaranma çabanız zavallılık. Sizden korkan sizin gibi olsun” ifadelerini kullandı.

    FİŞLEME BELGESİ

    Çağdaş Gazeteciler Derneği(ÇGD), gazetecileri “Türkiye’nin yeni medya andıcı” olarak nitelendirilen SETA raporuna karşı gazetecileri hukuki haklarını kullanmaya davet etti ve “Gazetecilerin, gazetecilik yapmalarına dahi tahammül edemeyen SETA’nın fişleme belgesi, tarihimizde kara lekelerden biri olarak anılacaktır” dedi.

    “GAZETECİLİK YAPMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Disk Basın-İş tarafından yapılan açıklamadaysa “Kimi zaman üniforma giydiler, kimi zaman sivil kıyafetler, Andıç hazırlamaktan, gazeteciler fişlemekten, tehdit etmekten vazgeçmediler” denildi. Açıklamada “Bizler de gazetecilik yapmaktan, gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz” diye duyuruldu.

    “TACİZ BELGESİ”

    Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) temsilcisi Erol Önderoğlu da “SETA’nın sözümona raporu, ‘uzantı’ söylemiyle uluslararası medya çalışanlarına yönelik tahammülsüzlüğü onları gösterecek şekilde açıkça ortaya koydu. Demokratik anlayışla bir alakası olmayan bu taciz belgesinde sorumluluğu olanları kınıyoruz” dedi.

    “BASIN TARİHİNDE KARA BİR LEKE”

    Dayanışma Ağı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “SETA’nın fişleme raporu basın tarihimizdeki kara lekelerden biridir. gösterilen meslektaşlarımızı hukuki haklarını kullanmaya çağırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

    “ÖZÜR DİLENMELİ”

    Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti “SETA’nın ‘rapor’ adı altında yayımladığı ve ‘andıç’ belgesini anımsatan bu belge ile bir çok yayın kuruluşu ve meslektaşımız açıkça fişlenmiş, gösterilmiştir” ifadelerine yer verdiği mesajında “ismi geçen gazetecilerden özür dilenmelidir” vurgusunda bulundu.

    “Aralarında üyelerimizin de bulunduğu meslektaşlarımız hakkında olumsuz algı yaratan; aralarında TRT’nin de bulunduğu bazı basın kuruluşları hükümete muhalif ve hatta meslektaşlarımızı bazı odaklara göstermekten başka bir maksadı olmayan bu raporun  geri çekilmesi ve raporda ismi geçen gazetecilerden özür dilenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.”

    Rapora tepki veren gazetecilerden bazıları şu paylaşımlarda bulundu: