• Köşe yazarları ülke gündemi ve siyasiler hakkında neler yazdı?

    Gazetelerin köşe yazarları bugün neler yazdı, gündemi nasıl gördü? İşte günün öne çıkan köşe yazıları

    OKAN MÜDERRİSOĞLU: İNSANLIĞIN ONURU VE ERDEMİ…

    Sabah yazarı Okan Müderrisoğlu “insanlığın onuru ve erdemi…” başlıklı yazısında Anayasa Mahkemesi’nin yeni üyesi Selahaddin Menteş’in yemin törenine konuşan Başkan Zühtü Arslan’ın altı çizilecek noktalara değindiğini söyledi.

    Müderrisoğlu, Anayasa’nın başlangıç kısmında kuvvetler ayrılığı, “Devlet organları arasında medenî bir iş bölümü ve iş birliği” olarak tanımlanıyor. Devlet idaresinde “anayasal erkler arası iş bölümü” gözetilse de “iş birliği”yönü zayıf kalıyor. Türkiye tecrübesi, kuvvetler ayrılığını ya en uç manada yorumluyor ve bir tür yetki şovenizmine dönüştürüyor ya da anayasal erklerden biri, günün koşullarına göre diğerlerini baskılayabiliyor.

    İşte bu nedenle…  

    Siyasi düşüncesi, inancı, mezhebi, memleketi, cinsiyeti ne olursa olsun, millet adına yetki kullanan her kişi; adaletin mülkün, yani devletin temeli olduğunu prensibinin önüne, “Haklar ve özgürlükler, insanlığın onuru ve erdemidir”, “lakin hakların kullanımı istismar edilemez” düsturunu yerleştirebildiği ölçüde, geleceğe güvenle bakmamız mümkün olacaktır” dedi.

    YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

    MUSTAFA KARAALİOĞLU: GELECEK DÖRT YILIN ACİL VE SAKİN EYLEM PLANI

    Karar yazarı Mustafa Karaalioğlu, “Gelecek dört yılın acil ve sakin eylem planı” başlığıyla yayımlanan yazısında Türkiye’nin ekonomi ile dış politikanın tahkimi için hukuk üretmesi ve demokrasiyi güçlendirmesinin şart olduğunu söyledi.

    Karaalioğlu yazsısının bir bölümünde,  “Türkiye’nin temel sermayesi daha fazla hukuk, öngörülebilirlik ve güvenilir demokrasidir. Başka da yolumuz yoktur. Başkanlık sisteminin meşruiyeti de buna bağlıdır, yarım asırdır hep söyleyip, gerçekleştiremediğimiz ‘Büyük Türkiye’ hayalinin gerçekleşmesi de. Hukuku ayağa kaldıracak, insanların kendisini iyi hissetmesini sağlayacak ve gerilimi azaltacak bir demokrasi reformuna her şeyden önce ihtiyacımız vardır ” ifadesini kullandı.

    YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

    YILDIRAY OĞUR: UZUNGÖL’ÜN UZUN HİKÂYESİ

    Karar yazarı Yıldıray Oğur “Uzungöl’ün uzun hikâyesi” başlığıyla yayımlanan yazısında, Irak Kürdistan’ından gelen turistlere yapılanlar üzerinden Çaykara’nın geçmişte değiştirilen yapısını anlattı.

    Çaykara’daki köylerin resmi göçlerin merkezi konumuna geldiğini anlatan Oğur, “Çaykaralı Rumca konuşan Müslüman köylüleri devlet Gökçeada ve Kıbrıs’a bu yüzden mi taşımayı seçmişti? “Burası kalkınmaz, sele de çare bulunmaz’ diye Van’a yerleştirilen Şerahlılar, artık bir turizm cenneti olan memleketleri Uzungöl’de geçen haftalarda Irak Kürdistan’ından gelmiş turistlere yapılanları izlerken ne düşündüler acaba?” dedi.

    YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

    CAN ATAKLI: AKP YEDİĞİ 800 BİN FARKIN TÜM ACISINI SURİYELİLERDEN ÇIKARIYOR

    sözcü yazarı Can Ataklı, “AKP yediği 800 bin farkın tüm acısını Suriyelilerden çıkarıyor” başlığıyla yayımlanan yazısında 23 Haziran İstanbul seçiminde CHP’den 806 bin oy farkı yiyen AKP’nin faturayı Suriyelilere kestiğini iddia etti.

    Ataklı, “AKP yaptırdığı anketlerde ‘Seçimden önce muhalefeti sindirmek için kullandıkları Suriyelileri kollama siyasetinin AKP seçmeninde tepkiye neden olduğunu’ gördü. Şimdi durumu kurtarmak için  operasyonu için düğmeye bastılar” dedi. 

    Ataklı yazısının devamında ise şu ifadelere yer verdi.

    “Ne oldu da düne kadar başkalarına “Irkçı faşist” yaftası yapıştırmaktan çekinmeyen AKP bir anda  düşmanı oldu?
    Sanıyorum cevabı çok basit;
    İstanbul’da 800 bin farkla sonuçlanan ağır seçim yenilgisinin faturası Suriyelilere çıkıyor.
    Türkiye’ye getirilen milyonlarca Suriyeli’den rahatsız olanlar elbette sadece muhalifler değildi.
    Hatta bu durumdan rahatsız olan ve AKP’ye oy verenlerin sayısının daha çok olduğu bile söylenebilir.
    AKP yaptırdığı anketlerde “Seçimden önce muhalefeti sindirmek için kullandıkları Suriyelileri kollama siyasetinin AKP seçmeninde tepkiye neden olduğunu” gördü.
    Şimdi durumu kurtarmak için  operasyonu için düğmeye bastılar.
    Ama galiba çok geç…”

    YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

    YALÇIN DOĞAN: FAİZLER… MÜTHİŞ BİR BİLİMSEL ARAŞTIRMA

    T24 yazarı Yalçın Doğan “Faizler… Müthiş bir bilimsel araştırma” başlığı ile yayımlanan yazısında “Kısa süre sonra dünyada zaten düşecek olan faizleri bugünden düşürmek, ekonomik açıdan zamansız” dedi.

    Faizlerin düşürülmesini siyasi ve ekonomik açıdan zamansız olarak değerlendiren Doğan, yazısının devamında neden zamansız olduğunu açıkladı.

    “Ne o zamansız olan?..

    Bankası’nın faiz indirimi…

    Önce, ekonomik açıdan neden zamansız?..

    içi ile ilgili değil, tam tersine, yurt dışıyla ilgili.

    Bu arkadaşlar dışı ekonomik gelişmeleri ne ölçüde izliyor, bilemem. Ama, “izlemedikleri” çok ortada.

    dışındaki faiz gelişmeleri ne durumda?..

    Bütün dünyada faizler düşme eğiliminde.

    Neden?..

    Amerikan Bankası’nın tutumuna bağlı olarak.

    Başkan Trump ekonomi politikasını iki temel üstüne oturtuyor.

    İlki, vergileri düşürmek,

    İkincisi, para politikası.

    Federal Bank (Amerikan Bankası) dünyaya örnek olacak türde, bağımsız.

    Ekonomide Trump’ın gözü kulağı ve de gözdesi.

    Zaten Trump ikinci Başkanlık döneminde seçimlerde biraz şansa sahip ise, izlediği ekonomik politikadan dolayı.

    Federal Bank’daki eğilim faizleri belli bir süre içinde düşürmek yönünde.

    Orası düşürürse, dünya zaten hazır bekliyor, herkesin faizleri düşürme planı var.

    Ama, bizdeki gibi değil, alakası yok.

    “Faiz düşerse, enflasyon düşer” gibi ekonomi politikasında, teorisinde olmayan bir takıntıdan dolayı değil.

    Dolayısıyla, kısa süre sonra dünyada zaten düşecek olan faizleri bugünden düşürmek, ekonomik açıdan zamansız.”

    YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ