• ÖZEL HABER – Barış İçin Akademisyenler’in avukatı anlattı: Yaşadıkları manevi zararı hiçbir şey telafi edemez

    Avukat Meriç Eyüboğlu, AYM’nin “ihlal” kararını Tarafsız Haber Ajansı’na değerlendirdi. “Dün verilen karar diğer bütün yargılamaları da etkileyecek. Çünkü, herkes aynı metni imzaladığı için aynı gerekçeyle, aynı suç isnadıyla yargılanıyor” diyen Eyüboğlu, AYM’nin önceki kararlarının mahkemede uygulanmadığını Şahin Alpay kararıyla hatırlattı: “AYM, kararına uyulmasının zorunlu olduğunu ayrıntılı olarak tartışıp altını kalın harflerle çizdi…” Hükümete yakın medya kuruluşlarında AYM kararına yoğun bir saldırı olduğunu da dile getiren Eyüboğlu, ‘Barış İçin Akademisyenler’in KHK’yla ihraçlarının iptali için OHAL komisyonlarına başvuracaklarını belirtti.

    DİLHUN GENÇDAL/TARAFSIZ HABER AJANSI

    Anayasa Mahkemesi (AYM), “Bu suça ortak olamayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için cezalandırılan binlerce akademisyenden 0’u hakkında “hak ihlali” kararı verdi.

    AYM’nin kararını ve bundan sonraki süreci ‘Barış İçin Akademisyenler’in avukatlarından Meriç Eyüboğlu, Tarafsız Haber Ajansı’na anlattı. Eyüboğlu, bütün akademisyenlerin aynı gerekçeyle, ‘Bu suça ortak olmayacağız’ başlıklı metni imzaladıkları için yargılandıklarını hatırlattı:
    “Bir tane iddianame var, iddianamedeki hatalar bile, kes-kopyala usulüyle yapıldığı için birbirinin aynı. Fakat buna rağmen herkesin ayrı ayrı, tek tek yargılandığı bir yargılama pratiğinin içinden geçiyoruz. Dolayısıyla karara çıkmış, iç hukuk yollarını tüketmiş ve Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş, kronolojik olarak karar verilen ilk 0 dosya, dün görüşülenler. Şu an AYM’nin önünde önceki aşamalarını tamamlayıp, AYM aşamasına gelmiş 100 kadar akademisyen dosyası var.”

    KARAR TÜM AKADEMİSYENLER İÇİN GEÇERLİ OLMALI

    Dün AYM’nin verdiği kararın diğer bütün yargılamaları da etkileyeceğini söyleyen Eyüboğlu, “Çünkü, herkes aynı metni imzaladığı için aynı gerekçeyle, aynı suç isnadıyla yargılanıyor. Dolayısıyla verilen karar, sadece önüne gelen ilk 0 dosya için değil, aynı koşullarda yargılanmış, ceza almış ya da yargılanmakta olan Barış Akademisyenleri için hukuken geçerli olması gereken bir karar” dedi.

    HUKUK KURALLARI ÇOK NET: AYM KARARLARI BAĞLAYICI

    Eyüboğlu, AYM’nin Şahin Alpay ve Ahmet Altan hakkında verdiği “ihlal” kararlarının uygulamaya yansımadığını anımsatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

    “İstanbul ceza mahkemeleri tarafından tahliye kararına yol açmamıştı ve bu kararın bağlayıcı olmadığı iddiası da o dönemde hayatımıza girmişti. Hepimiz bunu hatırladığımız için, tabii ki, AYM’nin kararının uygulamada nasıl karşılanacağını merak ediyoruz. Aslında AYM kararları herkes için bağlayıcı, yargı için de, bununla ilgili hukuk kuralları çok net, hiç tereddütsüz. Ama bu yaşadığımız örnek sonrasında, Şahin Alpay’ın ilk kararından sonra tahliye olmaması, mahkemenin buna uymaması nedeniyle ikinci bir başvuru yapılmıştı. AYM, bu ikinci kararında mahkemelerin AYM kararını uygulamaması sorununa da değinip, buna uymama, uygulamama şanslarının olmadığını, bunun hukuka da aykırı olduğunu, uyulmasının zorunlu olduğunu ayrıntılı olarak tartışıp, altını kalın harflerle çizdi. Dolayısıyla yapılması gereken, tek tek bütün akademisyen dosyalarının AYM önüne gitmesi beklenmeden, bu karardan hareketle gerekçeli kararın yazılmasının ardından devam eden davaların beraat kararlarıyla sona ermesi. Ceza ile sona ermiş 200 civarında dosyamız var, o dosyalarda da yargılamaların yeniden yapılarak, beraat kararı verilmesi…”

    HÜKÜMETE YAKIN MEDYA KURULUŞLARINDA YOĞUN BİR SALDIRI VAR

    İktidara yakın medyada AYM kararına ilişkin yapılan haberleri eleştiren Eyüboğlu, “Hükümete yakın medya kuruluşlarında AYM kararına ilişkin yoğun bir saldırı var. Bu saldırı, bu üslup, doğrudan hedef gösterme tutumu acaba ceza mahkemelerinin heyetlerini, istinaf mahkemesini nasıl etkiler ve biz AYM’nin ihlal tespitine rağmen bu davalarla, bu hak ihlalleriyle uğraşmaya devam eder miyiz? Güne böyle başladık hepimiz. Eylül’de yeni yargı döneminde görebileceğiz uygulamanın nasıl şekilleneceğini” dedi.

    MANEVİ ZARARLARI TELAFİ EDİLEMEZ

    ‘Barış İçin Akademisyenler’in yaşadığı manevi zararın da altını çizen Eyüboğlu, “Pasaportlarına el konulması, mesleklerini yapmaktan mahrum kalmaları, ve tehditler, hedef göstermeler, can güvenliği endişeleri, o kadar çok ihlalle karşı karşıya kaldılar ki, tüm bunların AYM’nin ihlal kararıyla ortadan kalkması mümkün değil. Manevi zararları hiçbir şey yerine koyamaz ve telafi edemez” diye konuştu.

    İHRAÇ KARARLARININ İPTALİ İÇİN OHAL KOMİSYONUNA BAŞVURACAĞIZ

    Eyüboğlu, akademisyenler hakkındaki kararlarının da ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı:

    “Mutlaka kararlarının geri alınması, iptal edilmesi ve bütün hakların iade edilmesi gerekir. Dün verilen karar buna yol açar mı? Gerekçeli kararı görmedik, AYM’nin iyi bir gerekçe oluşturacağına dair kaygı duyduğumuzu belirteyim parantez içinde, ama OHAL Komisyonu’nun da bu ihlal tespiti ve ardından verilecek beraat kararları sonrasında ihraç işlemlerini ortadan kaldırması gerekir. Biz gerekçeli karar yayınlandıktan sonra OHAL Komisyonlarına başvurup, ihraç işlemlerinin iptalini ve bütün hakların iadesini isteyeceğiz…”