• Baykal, yemin ettikten sonra ilk kez Meclis’te: Çok özledim tahmin edemezsiniz…

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, uzun süren tedavisinin ardından yemin ettikten sonra ilk kez TBMM’ye gitti. Meclis’i çok özlediğini belirten Baykal, “Çok özledim, tahmin edemezsiniz” dedi. Deniz Baykal’a oğlu Ataç Baykal eşlik etti.

    MEHTAP GÖKDEMİR/
    TARAFSIZ HABER AJANSI/ANKARA

    TBMM’de bir grup gazeteci ve siyasetçiyle sohbet eden Baykal, “Ben de çok özledim, tahmin edemezsiniz” diyerek şöyle devam etti:
    “Türkiye çok büyük güçlükleri aştı. Sürekli sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Önemli olan onları çözme irademizi ayakta tutmak. Şimdi gene sorunlarımız var, onları da aşacağız. En büyük gücümüz tarihimiz.”

    YENİ DÖNEMDE MECLİS’E DAHA SIK GELECEK

    Yeni dönemde Meclis’e daha sık geleceğini belirten Baykal, “Niyetim öyle” dedi. Baykal, sohbetinde şunları ifade etti:
    “CHP güzel bir görev yaptı. CHP ciddi görev yapıyor, Türkiye’nin sigortası bir anlamda. Sorumlu bir şekilde büyük dayanışma duygusu içinde görevini yapmaya devam edecek bundan sonra da.”

    “MECLİS DEVLETİN DE MİLLETİN DE HEPİMİZİN DE HAYAT KAYNAĞI ENERJİ KAYNAĞI”

    Meclis’i özlediğini ifade eden Baykal, “Meclis devletin de milletin de hepimizin de hayat kaynağı enerji kaynağı. Buradan güç alıyoruz. Her şeyi buradan çözeceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

    “İNSANIN SEVDİĞİ BİR UĞRAŞIYI YAPABİLİYOR OLMASI ÇOK BÜYÜK BİR MORAL ETKİ YARATIYOR”

    Fizyoterapinin devam ettiğini belirten Baykal, şöyle dedi:
    “İnsanın sevdiği bir uğraşıyı yapabiliyor olması çok büyük bir moral etki yaratıyor.
    Ne gibi biliyor musun, adam ya da kadın diyelim önemli bir aktör, aktrist, filmler çeviriyor, herkes tanıyor, o da memnun yaptığı işten sonra birden işler sıkıntıya giriyor, arayan soran yok, iş gelmiyor, film teklifleri gelmiyor, orada bir hastalanıyor, ciddi bir bunalım, sıkıntı, tam bu ortamda gene o kendini içinden çekip çıkardığı dünya tekrar önüne gelirse bir şekilde bir film teklifi gelmiş onu kabul edip onun gereğini yapmaya başlarsa nasıl morali düzelir, uçurumun eşiğinden kendini toparlar ya uyuşturucu batağına girmek üzeredir ya alkol batağına veya müthiş bir moral çöküntüsü içerisinde olmak üzereyken birden dünyasını tekrar yakalamış gibi olur.”

    “ŞU SOHBET BİLE BAŞKA”

    “Siyasetten hiç kopmadınız ki” sözüne Baykal, “Ama o ortama girmek çıkmak şimdi sizleri böyle görmek bile şu sohbet bile başka bir şekilde… Bir telefon ‘özledik’ dediği anda gitmesen bile oraya gitmiş gibi hissediyorsun” dedi.
    Uluç Gürkan’ın, “Bu konuşma CHP’yi ilk yeniden açtığımız günkü azminizi hatırlattı” sözüne Baykal, “Sizlerin varlığı en büyük güvencem.  Hiçbir şey tek başına olmaz, siyaset hiç olmaz” dedi.

    “BUNLAR BİZİM REPERTUARIMIZ”

    “Suriye’deki gelişmeleri nasıl karşılıyorsunuz, kayyımlara ne diyorsunuz?” sorusuna Baykal, “Kritik bir dönemden geçiyoruz. Dünyada, bölgemizde. Yazılı tarihin belki en sıkıntılı dönemlerini yaşıyor bölgemiz. Ülke olarak biz de kuruluşumuzdan bu yana karşılaştığımız en ciddi krizlerden birisiyle karşı karşıyayız. mücadeleyi başardık. Bir büyük mucizedir, destandır. Cumhuriyeti kurduk. Bunlar bizim repertuarımız. Elimizin altında, kasamızda duruyor. Merkez Bankasının ihtiyaç akçesi gibi değil, gerçekten orada duruyor. Açtığın zaman önünde, milli mücadele, cumhuriyet. Şimdi demokrasiye geçme mücadelesi veriyoruz. Şimdi cumhuriyet döneminin ileri aşamasına geçmeye çalışıyoruz, demokrasiyi kurumsallaştırıp sadece seçimden ibaret değil, yargı bağımsızlığıyla, güçler ayrılığıyla kurumsallaşmasını tamamlamış hesap verilebilirliği oturmuş bir siyaset sistemi olarak demokrasiyi yerleştirmeye çalışıyoruz.
    Son dönemde hukukla demokrasi arasındaki ilişkiyi rayına oturtmayı hala başaramadık.
    Ama bunların hepsini aşacağız, hiç tereddüdüm yok.”
    “Bu olayın 1 Mart Tezkeresiyle bir bağlantısını kurabiliyor musunuz?” sorusuna Baykal, “Bölgedeki krizler bir anda ortaya çıkmış olaylar değil.
    Biz önce Türkiye olarak ayağımızı sağlam basacağız. Altyapımız sağlam.”

    KAYYIM YORUMU: DEMOKRASİ VE HUKUK İLİŞKİSİNİN TÜRKİYE’DE OTURTULAMAMASINDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR

    “Kayyım meselesine nasıl bakıyorsunuz?” sorusuna Baykal, “Demokrasi ve hukuk ilişkisinin Türkiye’de oturtulamamış olmasından kaynaklanan sorunlar. Siyaset elbette olağanüstü önemli. Siyasetin temeli demokrasi. Demokraside halkın iradesi. Ama her şey bozulduğu gibi siyaset de bozulabilir. Güç kokuşabilir, bozulabilir. Her şeyin ölçüsünü yakalamak lazım. Bu da deneyimle orantılı. Bunun kitabı yok. Demokrasi de olacak, hukuk da olacak” dedi.

    ŞİMDİ OTURUP ELE ELE BAŞ BAŞA KONUŞMAYACAĞIZ DA NE ZAMAN KONUŞACAĞIZ?

    CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Suriye’de yaşananlara ilişkin, “Bugün birbiriyle çatışıyor gibi gözüken içerideki partilerin, siyaset adamlarının, liderlerin bir araya gelip özgürce, serbestçe içlerini açarak duygularını, sorunu paylaşmalı. Bu bir zafiyet değildir. Benim kimseye akıl vermek haddim değil ama gördüğüm Türkiye’de herkesin el ele verme zamanının geldiğidir. Şimdi oturup ele ele baş başa konuşmayacağız da ne zaman konuşacağız? O kim oluyor, bu kim oluyor demeden bunu yapmamız lazım” dedi.

    “DNA’LARIMIZA GEÇİRECEĞİZ”

    Adli yıl açılışına ilişkin tartışmalar için Baykal şunları söyledi:

    “Bütün bunlar hukuk siyaset ilişkilerinin oturtulamamış olması yansımaları. Bunlar hep çocukluk hastalıkları. Bunları aşmamız lazım. 1946 seçimlerinden beri aşmaya çalışıyoruz. Hukuk ve siyaset demokrasi el ele baş başa omuz omuza kol kola yürümesi gereken iki temel konu. Demokrasisiz olmaz, hukuksuz olmaz. Bunları oturtmamız lazım. Demokrasi ve hukuku karşı karşıya getirmek cumhuriyetle demokrasiyi karşı karşıya getirmek kadar vahim bir şey yok. Hepsini özümseyeceğiz. DNA’larımıza geçireceğiz, cumhuriyeti de hukuku da demokrasiyi de.”

    “DEMOKRASİYİ CUMHURİYET’İN KARŞISINA ÇIKARMAYACAĞIZ”

    Baykal, konuşmasında şunları söyledi:
    “Ben yaşanan olaylar ne kadar üzüntü verici olduğunu çok iyi görüyorum ve üzüntüyle izliyorum ben de ama umudumu hiçbir şekilde kaybetmediğimi tekrar ifade etmeyelim. Biz hukuku da özümseyeceğiz demokrasiyi de özümseyeceğiz. Hem cumhuriyetçi olacağız hem olacağız. Cumhuriyetçiliği demokratlığın karşısına çıkarmayacağız. Demokrasiyi cumhuriyetin karşısına çıkarmayacağız. Tam bir cumhuriyetçi olacağız ve tam bir demokrat olacağız.
    Kaz Dağları da önemli.”

    “KARAMSAR DEĞİLİM”

    “Karamsar mısınız?” sözüne Baykal, “Değilim. İyimserim” diye konuştu.
    Baykal,  sohbet sırasında, “kahve vermeyecek misiniz?” diye takıldı.

    İLK GRUP TOPLANTISINA KATILACAK

    “İlk grup toplantısına katılmayı özlüyorum” diyen Baykal, “Bir engel çıkmazsa Allah’tan, inşallah grup toplantısına geleceğim, yerimi alacağım” diye konuştu.
    “Çok iyi gözüküyorsunuz” sözlerine de Baykal, “Olcay’a iletin bunu” diye karşılık verdi.

    “O İNSANA EN BÜYÜK GÜÇ OLUYOR”

    Baykal, “Doktorlar da de çevre de arkadaşlar da her türlü desteği veriyor, eksik olmasınlar. O insana en büyük güç oluyor. Her şeyin üstesinden birlikte geliriz. Hastalığın bile. Hastalık bile bilin ki tek başına hastanın işi değildir. Tek başına doktorun işi değildir. ‘Al şunu kurtul’ yok böyle bir şey. Moral vereceğiz. Öyle toparlanacağız” diye konuştu.

    REKOR KIRAN ATLET BENZETMESİ

    “Hiçbir rekor atletin tek başına kapalı bir ortamda yaptığı çalışmayla kırılmamış” diyen Baykal, “Daima bir izleyicisi var, bir muhatabı var, onlardan buraya bir enerji geliyor, öyle rekorlar kırılıyor” dedi.

    SURİYE’DE YAŞANANLARA BAYKAL NE DİYOR?

    Baykal, Suriye’deki gelişmeler için de şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Önce kendi içimizde birbirimizle paylaşarak, konuşarak bu sıkıntılar bu sorunlar bir siyasi partinin verin ben halledeyim diyerek çözeceği sorunlar değil. Bir ortak akıl ortak çözüm geliştirerek dayanışma içinde onu uygulayarak üstesinden gelebileceğimiz sorunlar. İlk yapılması gereken şey herhalde yapıyorlardır. Bugün birbiriyle çatışıyor gibi gözüken içerideki partilerin, siyaset adamlarının, liderlerin bir araya gelip özgürce, serbestçe içlerini açarak duygularını, sorunu paylaşmalarıdır. Bu bir zafiyet değildir. Buna ihtiyacımız var. Benim kimseye akıl vermek haddim değil ama gördüğüm Türkiye’de herkesin el ele verme zamanının geldiğidir. Şimdi oturup ele ele baş başa konuşmayacağız da ne zaman konuşacağız? Bir an önce hiç gecikmeden işin büyüklüğünü düşünerek derhal herkesin bu konuda harekete geçmesi lazım. O kim oluyor, bu kim oluyor demeden bunu yapmamız lazım…”

    “BEN DE SİZLERİ ÇOK ÖZLEMİŞİM”

    Baykal sohbetin sonunda, “Ben de sizleri çok özlemişim. İnşallah bundan sonraki gelişlerimde de bir araya geliriz” diye konuştu.