• Orman yangınlarıyla ilgili bildiklerinizi unutun! “Orman Bakanı yalan söylüyor 5 bin hektar yandı, helikopterle soğutma cahillik…”

    • İzmir’de çıkan orman yangını hem müdahale şekli hem de Orman Bakanı Pakdemirli’nin sonrasında yaptığı açıklamalar ile çok tartışıldı. Tartışmaların odağında yangın söndürme helikopterleri ve uçaklar vardı. Orman Bakanı ve THK karşı karşıya geldi.
    • Özellikle helikopterlerin yangın söndürmede etkili olmadığını söyleyen Prof. Dr. Neyişçi, 500 hektarlık alanın yandığını söyleyen bakana sert tepki göstererek, “Çok büyük bir yalan, bu yalan ortaya çıkacak” dedi. Tuncay Neyişçi, tüten ağaçlara helikopterle su atmanın da cahillik olduğunu ifade etti.
    SOREL DAĞISTANLI/ TARAFSIZ HABER AJANSI

    Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, ekolojist. Neyisci aynı zamanda orman yangınları üzerine Türkiye’de araştırma yapan bir yangın ekolojisi uzmanı ve Türkiye Ormancılar Derneği’nin Antalya Şube Başkanı.

    İzmir yangını ve sonrasındaki tartışmaları Tarafsız Haber Ajansı’na değerlendiren Prof. Dr. Neyişçi, Türkiye’deki ormanların, orman yangınları ile mücadele sistemi üzerine kurulduğunu söyledi.

    Önemli olanın ormanları, zor yanan ormanlar haline getirmek olduğunu ifade eden Neyişçi, “Türkiye’deki ormanların hepsi çok kolay ve çok şiddetli yanacak ortama sahip. Orman Bakanlığı’nın önce bunu değiştirmesi gerekmektedir. Biz orman yangınlarını yönetme stratejisine geçmeliyiz. Orman yangınlarını yönetmek, orman yangınlarını söndürmeyi de içerir” dedi.

    “YANICI MADDELER ORMANDAN UZAKLAŞTIRILMALI”

    Orman yangınlarını yönetmeyi ‘orman içerisindeki her türden yanıcı maddeyi orman yangını mevsimi gelmeden ormandan uzaklaştırmak’ olarak açıklayan Prof. Dr. Neyişçi, yanıcı maddeleri de kuruyup dökülen yapraklar ve ince dallar olarak açıkladı. Yangında önce bunların yandığını belirten Prof. Dr. Tuncay Neyişçi, “California’daki ormanlarda yangın yönetimi var. Orman içindeki yanıcıları belli mevsimlerde aza indiriyorlar.  Siz bir sigara izmariti attığınız zaman hemen yanabilecek yanıcı maddeleri orman mevsimi dışında kış aylarında kontrollü yakarak tüketirseniz yaz aylarında yanacak malzeme kalmadığı için zaten yanmaz. Sigara izmariti de atsanız hatta bazı bölgelerde mazot bile dökseniz yanmaz, yanıcı madde kalmadığı için. Bu yüzden bizde bir yerde yangın çıktığı zaman şiddetli bir yangına dönme olasılığı çok yüksektir” dedi.

    ( Burak Akay – Anadolu Ajansı )

    İZMİR YANGININDA HER 4 SAATTE HİROŞİMA’YA ATILAN ATOM BOMBASINA EŞ DEĞER ENERJİ ÇIKTI”

    “Bir ormanda eğer açığa çıkan enerji çok yüksek ise o zaman helikopter ve uçağın yapabileceği şey zaten çok sınırlıdır” diyen Neyişçi, “İzmir’deki yangının her 4 saatinde Hiroşima’ya atılan atom bombasına eş değer enerji açığa çıkmıştır. Bunun üzerine siz uçakla 5 ton, 10 ton su atsanız da kolay kolay söndüremezsiniz” dedi.

    ( Evren Atalay – Anadolu Ajansı )

    “HELİKOPTER SÖNDÜRMEK İÇİN DEĞİL, LOJİSTİK DESTEK İÇİN KULLANILIR”

    Dünyada genel prensibe, dünya standardına göre helikopterlerin yangın çıktığı anda en kısa mesafeden insanları götürüp, karadan müdahaleyi en erken başlatmak için kullanıldığını bildiren Neyişçi, “Söndürmek için değil, yangına ulaşmak ve yangına lojistik sağlamak için kullanılır. Bütün dünyada kullanılış biçimi budur. Bizde yangını söndürmek için bir araçmış gibi kullanılıyor bu, çok yanlış. Tabii kamuoyu baskısı da var. Helikopter gitmediği zaman ‘neden helikopter gitmedi’ deniyor. Peki helikopter ve uçak ne zaman kullanılıyor? İşte California’da televizyonlarda gördüğümüz yangınlardaki gibi, cana ya da mala zarar vermeye başladığı zaman orman yangınlarına helikopterle su dökülür, uçakla su atılır” dedi.

    ( Metin Tokgöz – Anadolu Ajansı )

    “YANGIN SÖNDÜRÜLDÜ DEDİLER, HAYIR KENDİSİ SÖNDÜ, SÖNDÜRÜLMEDİ”

    Göcek’te çıkan yangını örnek veren Prof. Dr. Neyişçi, “Yangın söndürüldü dediler. Hayır, kendisi söndü, söndürmediler. Bakın söndürdük diyorlar, yangınları söndürmediler. 15 tane helikopter kullanmalarına rağmen söndürmediler. Beyanlarına bakın ‘rüzgar yön değiştirdi, yangın durdu diyorlar.’ Bu yangında da (İzmir) öyle olmuştur, rüzgarın yönü değişmiştir, şiddeti azalmıştır, yangın öyle sönmüştür. Helikopter söndürmemiştir yani. O helikopter boşu boşuna bizim vergilerimizi harcıyor” dedi.

    “BU CAHİLLİK, BU BECERİKSİZLİK…”

    Soğutma çalışmalarında helikopter kullanılmasına sert tepki gösteren Neyişçi, “Bakın çok önemli, bakanın ağızından söylendi bu ‘ biz soğutma için onların (tüten ağaçlar) içerisine helikopterle su atarak söndürmeye çalışıyoruz…’ Bu bizim vergimiz, bunun bir saati dünyanın parası. Soğutma için zaten hiç kullanılmaz. Bu cahilliğin, bu beceriksizliğin, bu devletin kaynaklarını benim verdiğim vergileri çarçur etmenin dik alası. Bu kadar sinirleniyorum. Orman içinde yanacak hiçbir şey kalmamış, bir ağaç tütüyor diye onun üzerine su atıyorlar. Bunu çok gördüm. Yaygın bir uygulama” dedi.

    ( Orhan Çiçek – Anadolu Ajansı )

    “HELİKOPTER VE UÇAK YANGIN CAN VE MALA KAST EDİNCE KULLANILIR”

    Helikopter ve uçağın yangına destek sağlamak için kullanıldığını, yangını söndürmek için kullanılamayacağını belirten Prof. Dr. Neyişçi, “Ne zaman yangını söndürmek için kullanılır; can, mal ve  evlerin olduğu yerlere giderse o zaman havadan söndürmeye çalışırsınız. Türkiye’deki yangınların çoğu fazla helikopter kullanıldığı için değil,  ya rüzgar yön değiştirdiği için veya yanacak bir şey kalmadığı için veya yangın artık sona geldiği için sönmüştür.  Büyük ölçüde böyle” dedi. 

    “KARŞI YANGIN EN ETKİLİ, EN UCUZ, EN EKOLOJİK MÜDAHALE YÖNTEMİ”

    Yangın söndürmede ‘karşı yangın’ tekniğine dikkat çeken Prof. Dr. Neyişçi, “Bir kişiyi linç ettiler, karşı ateş çıkardı diye. Karşı ateş dediğimiz şey, bizim yangına yangınla müdahale ederek yangını önlemek. Bu en ucuz en etkili ve en ekolojik müdahale yöntemidir. Uçağı kullanmaktan da, helikopteri kullanmaktan da çok daha etkilidir. Türkiye ormancıları bunu kullanmaya cesaret edemiyorlar. Korkuyorlar yangını kullanmaktan. Bu yöntemle biz orman yangınlarının çıkma olasılığını yüzde 76 azaltıyoruz çok az bir bütçeyle” dedi.

    ( Miraç Kaya – Anadolu Ajansı )

    “ÇOK HELİKOPTER KULLANILMASI KARA EKİPLERİNİN CAHİLLEŞMESİNE NEDEN OLDU”

    Türkiye’de medyanın da baskısıyla aşırı derecede helikopter kullanıldığını belirten Neyişçi, “Kara ekipleri tembelleşmeye, bilgi ve becerilerini kaybetmeye başladı. Bu kadar beceriksizlik yapmanın temel nedeni bizim karadan söndürmeyi unutmamız. Beceremiyoruz artık eskisi kadar. Bu kadar helikopter kullanmanın en büyük zararı bizim çok iyi yetişmiş deneyimli personelimizin cahilleşmesine, becerisini kaybetmesine her şeyi helikopterden beklemesine yol açtı” dedi.

    ( Burak Akay – Anadolu Ajansı )

    “ORMAN MÜHENDİSLERİ ODASI, BUGÜNKÜ SİYASETLE BİRLİKTE ÇALIŞIYOR”

    Orman Mühendisleri Odası’nın Bakan Pakdemirli’yi destekleyen açıklamasını hatırlattığımız Prof. Dr. Neyişçi, “Bizim orman mühendisleri odası, bugünkü siyasetle çok birlikte çalışan bir orman mühendisleri odası maalesef. Onun için bakan ne diyorsa onu söylemek için söylüyor” dedi.

    “ABD bizim kadar uçak kullanmıyor” diyen Prof. Dr. Neyişçi, “300 hektarlık alanda 15 tane helikopteri kullanmak çok büyük kurmaylık bilgisi ister. Bakın biz ne hallere geldik, yangınlarda iki tane dozer yandı. İşte bu bizim elemanlarımızın karadan müdahaleyi ihmal edip bilgi ve deneyimlerini kaybetmiş olmasının kanıtıdır. Arazözler yanıyor. Bu işte beceriksizliktir” dedi.

    ( Burak Akay – Anadolu Ajansı )

    “YANGIN 500 HEKTAR ALAN DİYECEKSİNİZ, ÇOK BÜYÜK BİR YALAN”

    İzmir yangının etkili olduğu alan hakkında da açıklama yapan Neyişçi, “Yangın en az 5 bin hektar. Niye çünkü 56 saat sürdü. Bakın Bakanın lafı üzerine söyledim ben bunu. 56 saat sürmüş bir yangın ve şiddetli rüzgar altında, 5 bin hektardan az değildir. Daha yüksek de çıkacak. Bir Bakan arazinin üzerinde, yangının üzerinde  termal kamerayla uçuyor ve ormanın ne kadar büyüklükte olduğu konusunda bilgi sahibi değil. Olacak şey değil. Termal kamerayla uçacaksınız, ondan sonra da yangın 500 hektar diyeceksiniz çok büyük bir yalan. Yalan bu, çıkacak ortaya. Yanındaki mühendisler nasıl mühendis?” dedi.

    ( Fotoğraf: Mahmut Serdar Alakuş – Anadolu Ajansı )

    “YALAN SÖYLEYEREK GÜVENLİK SAĞLANAMAZ”

    Tüm bunları ‘az yanmış’ diyerek kendilerini başarılı göstermek için söylediklerini ifade eden Neyişçi, “Günümüzde artık uydu görüntülerinde Google’dan bile herkes neyin ne kadar olduğunu görebiliyor. Orman Bakanlığı’nın fark etmediği şey şu; orman yangınlarının yüzde 95’i insanla  ilgili olan bir yerde yapıyorsanız ilk yapacağınız iş insanların güvenini sağlamaktır. Yalan söyleyerek güvenlik sağlanamaz. Bir yerde yanan yer 500 hektar ise 500 hektar diyeceksiniz. Bir defa dürüst olduğunu göstereceksiniz. O dürüstlüğünüzü kanıtlayacaksınız topluma, yoksa toplum söylediğinizin hiç birisine inanmaz. Çünkü artık siz bakan da olsanız, genel müdür de olsanız yalan söylemiş biri konumuna düşmüşsünüzdür, artık bunları hiç düşünmüyor”dedi.

    “STABİLİZE YOLDA FERRARİNİZ OLSA NE OLUR”

    Helikopter kullanımı için ilginç bir benzetme de yapan Prof. Dr. Neyişçi, “Diyelim ki Ferrariniz var, bir köydesiniz. Etraftaki bütün yollar stabilize, işe yarar mı? At arabasıyla daha hızlı gidersiniz değil mi? O zaman at arabasından farklı değildir Ferrariniz. Türkiye’nin ormanları da böyle. Bizim ormanlarımızın alt yapısı, uçak veya helikopter kullanmaya hazır değil. Bakın sorun bilmezler, böyle bir şeyi düşünmemişlerdir bile. Böyle bir şey olmadığı için helikopterimiz var, uçağımız var diyorsun ama yollarınız stabilize. Bizim ormanlarımız dozer kullanmak için bile yeterli standartlara sahip değil . Yangınların çıkmaması için hazırladığımız proje yok, böyle bir çabamız yok” dedi.