• Yıllarca okudular, ‘gizli’ GBT yüzünden zorunlu hizmet yapamıyorlar, doktor olamıyor, muayenehane açamıyorlar

    • Yıllarca tıp fakültesinde okuyup Tıpta Uzmanlık Sınavı’nı (TUS) kazanan yüzlerce genç, doktor olamıyor. Nedeni ise güvenlik soruşturması… Ancak gerekçesi “gizli” tutulan güvenlik soruşturmasından geçemeyenler hakkında ne açılmış bir dava, ne bir soruşturma ne de sicil kaydı bulunuyor.
    • Maddi imkanları elvermediği için kendi muayenehanelerini açamayan bu gençlerden maddi olanak bulanlar da güvenlik soruşturması nedeniyle 450 günlük zorunlu hizmetlerini tamamlayamadıkları için bu kez de çalışma hakkı elde edemiyorlar.
    DİLHUN GENÇDAL/
    TARAFSIZ HABER AJANSI

    12 EYLÜL’DE BİLE DOKTORLARIN ATAMASI YAPILIRDI

    Konuyla ilgili İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Osman Öztürk, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bakın ben 1984 mezunuyum; bu memleketin görüp gördüğü en kanlı, en faşist 80 darbesinin günlerindeydi. Hekimlerle ilgili güvenlik soruşturması dahil, hiçbir engel olmazdı. Velev ki, tutuklanmış, mahkeme kararıyla devlet memurluğu yapması yasaklanmış, kısıtlılık getirilmiş kamu haklarıyla ilgili, açığa alınmıştır gibi, 12 Eylül hukuku da hukuk değildi, ama o zamanda dahi kanuni bir şey vardı. Doktorlar atanırdı, ataması yapılırdı. Şimdi burada güvenlik soruşturması adı altında bir sicil kaydı da değil, böyle bir şey yapıyorlar ve mağdur oluyor arkadaşlarımız…”

    HUKUK DANIŞMANI: MEMUR OLAMAZSINIZ DENİYOR AMA HİÇBİR BİLGİ VERİLMİYOR

    Süreci anlatan İstanbul Tabip Odası Hukuk Danışmanı Avukat Hazal Pekşen, “Eğer devlet memuru olacaksanız, güvenlik soruşturmasından geçeceksiniz. Güvenlik soruşturmasının içeriği de, nasıl yapıldığı, ne gibi bilgilere ulaşıldığı vs. bunların hiçbiri tebliğ edilmiyor. Sadece ve sadece hiçbir gerekçe yazmaksızın, ‘Güvenlik soruşturmanız olumsuz sonuçlandığı için atamanız yapılamamıştır’ diye tebligat geliyor” dedi.

    GEREKÇEYİ DAVA SONUÇLANDIKTAN SONRA ÖĞRENEBİLDİM

    Tıp fakültesinden mezun olan Tahsin Çınar yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

    “2017 yılında mezun oldum fakülteden yaklaşık 4-5 ay süren bir güvenlik soruşturmasından geçirildim. 2018 Şubat ayında benim uygun görülmediğim tebliğ edildi, güvenlik soruşturması sonucumun olumsuz olduğu belirtildi. Gerekçe belirtilmedi. Dava açtım, dava sürecinde de sebebini öğrenemedim, bugüne kadar. Dava sona erdi, sonuç bölümünde ancak görebildim. Gezi dönemi nedeniyle atamamamın yapılmadığını söylemişler. Gezi eylemlerinde benim bir günlük bir gözaltı sürecim olmuştu. Fakat sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, düşmüş bir davaydı, dava bile açılmadı daha doğrusu. Ama işte bu iş buraya kadar uzadı.”

    MAHKEME, “DEVLETİN BEKASININ SOMUT BİR DELİL OLMAYACAĞI” KARARINI VERDİ

    Çınar, 1.5 yıl sonra mahkemeden olumlu sonuç çıktığını anlatarak, “Dava süreci sonunda İdare Mahkemesi Başkanı, ortada somut bir delil olmadığını iddiaların soyut olduğunu, devletin bekasının somut bir delil olmayacağını, idari tasarrufta bulunan kurumun gerekçesini somut, net bir şekilde belirtmesi gerektiğini belirterek, hakkımda olumlu karar verdi” dedi.

    Doktorlar sık sık saldırılar, şiddet ve özlük hakları nedeniyle sokaklarda…

    DAVAYI KAZANDIM: UZMANLIK EĞİTİMİMİ Mİ BIRAKACAĞIM, BAKANLIĞA MI TABİ OLACAĞIM, YÖK’E Mİ TABİ OLACAĞIM?

    Sağlık Bakanlığı’nın ataması için güvenlik soruşturmasını geçemediğini ve Tıpta Uzmanlık Sınavı’na (TUS) girdiğini kaydeden Çınar, “TUS’ta bir YÖK’e bağlı bir üniversite hastanesi tercih ettim. YÖK’ün güvenlik soruşturmasından geçtim. Ben şu anda halihazırda bir asistanlık yapıyorum, uzmanlık eğitimi alıyorum. Bu süre zarfında bir yılım doldu neredeyse. Yani böyle bir tezatlık da var; devletin bir kurumun ‘sen devlet memuru olamazsın’ diyor, öbür kurumu beni devlet memuru yapıyor. Şimdi davayı kazandım, ben ne olacağım? Uzmanlık eğitimimi mi bırakacağım, bakanlığa mı tabi olacağım, YÖK’e mi tabi olacağım? Bu daha belirsiz” diye konuştu.

    yapamayan ancak başka alanlarda da iş bulamayacağını düşündüğü için ismini açıklamak istemeyen bir başka tıp fakültesi mezunu da yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

    “2018 yılında tıp fakültesinden mezun oldum. Sağlık Bakanlığı’nın zorunlu hizmet atamasına katıldım Ağustos 2018’de. Sağlık Bakanlığı’ndan 9 ay sonra güvenlik soruşturması nedeniyle atamamın yapılmadığı yanıtı geldi. Atanmama engel olan gerekçe ise, gizlilik nedeniyle açıklanmadı. Sonra dava açınca, dosyamda gerekçenin “Terör örgütüyle irtibatlı olabileceğim hakkında istihbari bilgi bulunmaktadır” gibi bir şey olduğunu gördüm. Somut herhangi bir şey yok. Babam KHK’lı, dosyamda onunla ilgili uzun yazı yazılmıştı. Babamla ilgili koca bir paragraf benimle ilgili bir cümle var sadece dosyada. Ama hakkımda ne bir soruşturma var, ne kovuşturma bugüne kadar.

    İŞ HEKİMLİĞİ SINAVINI 6’NCILIKLA GEÇTİM

    YÖK’e başvurdum üniversite hastaneleri için ancak onlar da Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan güvenlik soruşturmasını karşıma çıkardılar.

    Ayrıca bir de işyeri hekimliği sınavı var. Özel sektördeki firmalarda çalışabiliyorsunuz. Bunun sertifikası Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından veriliyor. Birçok aynı durumdaki arkadaşla girdik bu sınava ve ben 6’ncı oldum. Mayıs’ta bu sınava girmiştik, hala güvenlik soruşturması devam ediyor görünüyor. Bunu sorduğumda bana ‘Hakkınızda bir dava veya soruşturma varsa, bununla ilgili bize adli kontrolünüzün olmadığına dair bir belge yollamanız gerekiyor’ denildi. Savcılığa gittim ve benden istenen belgeyi söyledim. Bana savcılıkta, ‘Hakkında dava olmayan, dosya olmayan biri hakkında böyle bir yazı yazılmaz’ denildi.

    TARLADA, DÜRÜMCÜDE, KAFELERDE ÇALIŞIYORUZ

    Özel muayenehane de açamıyoruz çünkü, bizim 450 gün zorunlu hizmet var. Zorunlu hizmeti tamamlamadan özel sektörde çalışamıyorsunuz. Bize güvenlik soruşturmasını neden göstererek zorunlu hizmet yaptırmıyorlar.

    Bizler yapamıyoruz, kimimiz dürümcüde, kimimiz tarlada, kimimiz kafelerde çalışıyoruz.