• Tiyatroya adanmış bir ömür:  Yıldız Kenter

    Hayatı boyunca birçok film ve tiyatro oyununda rol alan, Devlet Sanatçısı unvanına layık görülen Yıldız Kenter, 91 yaşında yaşamı yitirdi. Sanat yaşamında çok ödül alan Kenter, geride silinmeyecek izler bıraktı.

    Usta tiyatrocu Yıldız Kenter, akciğer rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    91 yıllık ömrüne 100’den fazla oyun ve birçok ödül sığdıran Kenter’e, Devlet Sanatçısı ünvanı da verilmişti.

    Türkiye tiyatro ve sinema tarihine silinmeyecek izler bırakan Yıldız Kenter, 11 Ekim 1928’de İstanbul’da doğdu.

    Kamuya açık kaynaklardan ve kendisinin zaman diliminde değişik basın yayın kuruluşlarına verdiği demeçlerden alınan bilgilere göre, asıl adı Ayşe Yıldız olan Kenter, sanat dünyasında ikinci adını kullanmayı tercih etti. İngiliz kökenli annesi Olga Cynthia, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını aldıktan sonra adını Nadide Kenter olarak değiştirdi.

    Kenter, Olga Cynthia ile Ahmet Naci Beyin evliliğinden dünyaya geldi. Ablası Güner, abileri Nedim ve Mahmut ile küçük kardeş Müşfik’ten oluşan 7 kişilik bir ailede büyüdü.

    Babası Ahmet Naci Kenter, göreve Türk Dışişleri Bakanlığı’nda diplomat olarak görev başladı. Ancak, İngiliz bir kadınla evlendiği için Dışişleri Bakanlığı’ndan uzaklaşmak zorunda kaldı. 

    O dönemlerde çıkartılan bir kanunla yabancı evlilik yapan diplomatların hariciyede görev yapmalarına engel çıkartılmıştı.

    Babanın işsiz kalması ve kendini içkiye vurması, ailenin ekonomik krize girmesini beraberinde getirdi. 5 çocuklu aile uzun süre maddi sıkıntılar çekti. Ancak, Yıldız ve en küçük çocuk kardeşi 

    Müşfik Kenter, ilerleyen yıllarda bu durumu değiştirdi.

    Kenter, bir söyleşisinde, ailesinin maddi güçlükler içinde yaşamasına ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı: 

    “Babam, Lozan Konferansı’nda İsmet İnönü’nün özel kalem müdürlüğünü yapmış, iyi paralar kazanabilecek parlak bir diplomattı. Ancak bir İngiliz ile evlendiği için Dışişlerindeki görevinden ayrılmak zorunda kaldı. Doğduğum yıllar, yoksulluğumuzun dibe vurduğu yıllarmış. Annem, ‘seni saracak bez bulamazdım, çarşafları yırtıp onlara sarardım’ derdi.”

    Baba Naci Kenter, Bankası’nda iş bulunca, aile Ankara’ya taşındı. Bütün sorun ve sıkıntılara rağmen Yıldız Kenter’in çocukluk günleri mutluluk içinde geçti.

    İlkokula Ankara’da devam ederken, annesi, zengin çocuklarına İngilizce dersler vererek ailenin ekonomik sıkıntıdan kurtulmasına çalıştı. Evdeki yaşamında, insana ait komedi ve trajedileri öğrenen Kenter, Ankara çocuk kulübünde tiyatroya başladı.

    O dönem, konservatuvarla ilgili yapılan kötü söylencelere rağmen devlet konservatuvarına kaydını yaptırdı. Ankara Devlet Konservatuarı Yüksek Bölümü’nü sınıf atlayarak 1948 yılında bitirdi.

    Böylece profesyonel tiyatro yaşantısına, bu yılın sonunda Shakespeare’in “12 Gece” oyunuyla başlamış oldu.

    11 YIL DEVLET TİYATROLARINDA ÇALIŞTI

    11 yıl Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalıştı. “Rockefeller” bursu kazanarak, Amerika’da oyunculuk öğretiminde yeni teknikler üzerine çalışmalar yaptı.

    Devlet sanatçısı olan Kenter, bu çalışmaların ardından Ankara Devlet Konservatuvarı’na hoca olarak atandı.

    1959’da Devlet Tiyatrosu’ndan ayrıldı. Muhsin Ertuğrul ile bir yıl çalıştı. Kardeşi Müşfik Kenter ve eşi Şükran Güngör(ikinci kocası) ile Kent Oyuncuları Topluluğu’nu kurdu.

    Daha sonraki yıllarda sürekli olarak Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık’ta “Değişen Eğitim Metotları” ve “Oyunculuk Metotları” üzerine çalışmalar yaptı.

    YILIN KADINI SEÇİLDİ

    1962’de tiyatro hizmetlerinden ötürü “Yılın Kadını” seçildi. 1968’de İstanbul’da Kenter Tiyatrosu’nun binasının inşaatını tamamladı. Sinema oyuncusu olarak üç kez “Altın Portakal” ödülüne layık görüldü. Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Almanya, Hollanda, Danimarka, Kanada, Yugoslavya ve Kıbrıs’ta İngilizce ve Türkçe oyunlar sergiledi.

    100’ün üstünde oyun oynadı. 100’e yakın oyun sergiledi. Yabancı yazarların yanı sıra Melih Cevdet Anday, Necati Cumalı, Güner Sümer, Adalet Ağaoğlu, Zeki Özturanlı, Güngör Dilmen, Muzaffer İzgü gibi pek çok Türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.

    1984’te Roma’daki İtalyan Kültür Birliğince “Adalaide Ristori” ödülüne layık görüldü. Yıldız Kenter, yıllarca sahne hocalığı yaptı.

    1989 yılında, Korsika – Bastia Film Festivalinde “Hanım” filmindeki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü aldı. 

    İki kez Ulvi Uraz “En İyi Kadın Oyuncu”, üç kez de aynı dalda Avni Dilligil ödülüne laik görüldü.
    1994’de “Konken Partisi” oyunundaki Fonsla rolü ile “Olağanüstü Yorum” ödülüne layık görülürken, Finlandiya Dünya Kadın Kuruluşu tarafından yüz yılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırıldı.

    1995’de Kültür Bakanlığınca, tiyatro sanatına katkılarından ötürü “Onur” ödülüne layık gördü. Kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “Mevlana Kardeşlik ve Barış Ödülü” verildi.
    1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından Ramiz ile Jülide’deki Jülide rolü için “En İyi Kadın Oyuncu” ödülü verildi. 19 Mayıs 1997’de Uluslararası İstanbul Festivali tarafından ömür boyu Tiyatro Sanatına katkısından dolayı verilen onur ödülü Yıldız Kenter’e Dame Diana Rigg tarafından takdim edildi.

    1998’de Ankara Sanat Kurumu “Yılın Kadın Sanatçısı” ödülü, 1998 Muhsin Ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü, 1998 Cumhurbaşkanlığı Büyük Kültür ve Sanat Ödülü, “Martı” adlı oyunda Madam Arcadina rolüyle, 1999’da ise Afife Tiyatro Ödülleri ve En İyi Kadın Oyuncu ödülünü aldı.

    Başarılı bir sanat yaşamıyla adını “altın harflerle” yazdıran Kenter, iki evlilik yaptı. 1951 yılında Nihat Akçan’la evlendi. Bu evlilikte Leyla adında bir kızı olan Kenter, ikinci evliliğini ise 19 yılında Tiyatrocu Şükran Güngör ile gerçekleştirdi.

    Kızı Leyla Dışişleri Bakanlığı’nda diplomat olarak çalıştı ama dedesi gibi yabancı biriyle yaptığı evlilik nedeniyle hariciyeden istifa etmek zorunda kaldı.

    Leyla’nın kansere yakalanması ve kardeşi Müşfik’in vefatından sonra kendisi de rahatsız olan Yıldız Kenter uzun süre mücadele etti. 

    Geride 100 aşkın tiyatro oyunu, film ve bir o kadar da dizilerde aldığı rollerle hafızalara kazınan Kenter, akşam saatlerinde kaldırıldığı hastanede hayata gözlerini yumdu. 

    Sahnelerin “Yıldız’ı” Türk kültür ve sanatına yaptığı katkılardan dolayı unutulmayacak izler bırakarak aramızdan ayrıldı.