• Kuytul: ‘Konuşursak biteriz’ diyenler, aslında sustukça biteceklerini görecekler

    Adana’da Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfına yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan, 22 ay tutuklu kaldıktan sonra geçen hafta tahliye edilen Alparslan Kuytul, TV5’te Yıldıray Oğur’un sorularını yanıtladı.

    15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili konuşan Kuytul, “Darbe, bir yetki gaspıdır. Bu bakımdan darbeye karşı olduğumuz gibi, aynı şekilde Allah’ın hakkının gasp edilmesine de karşı olmamız lâzım. İnsanlar, Allah’ın kulları olmalı, insanların değil” diye konuştu.

    “Fethullah Gülen’in faaliyetlerini” sürekli eleştirdiğini ifade eden Kuytul, şu ifadeleri kullandı:

    Fethullah Gülen’in faaliyetlerini sürekli eleştiriyordum. 17-25 operasyonunu ‘darbe’ olarak nitelendiren belki ilk kişiyim. Rus uçağının düşürülmesini de eleştirmiştim. Haklı çıkmadım mı?

    “ERDOĞAN DA MI DARBECİYDİ?”

    Kuytul, darbe girişiminin gerçekleştiği gece yaptığı bir konuşma ile ilgili de şunları söyledi:

    Darbe gecesi sohbetimizde, ‘Biz, her ne kadar baştan beri bu hükümeti tenkit ettiysek de, darbeyle devrilmiş olmalarından memnun olmayız’ demiştik ama konuşmamın video kaydının bazı kısımları kesilerek kamuoyuna yansıtıldı.

    Darbe gecesi, ‘Allah, İslâmî faaliyetlerin bundan olumlu etkilenmesini, Müslümanların hayrına olmasını vesile kılsın’ sözünü, ‘Allah, şerden de hayır yaratır’ düşüncesiyle söylemiştim. Sayın Erdoğan da ‘Bu darbe Allah’ın lütfu’ demişti. O da mı darbeciydi?

    6 konuşmamdan dolayı açılan davaların hepsinden beraat ettim; sonra diğer 4 dava, hemen bitecek davalardı; bir el, müdahale etti. Bu mahkemeler, hâlâ bitmiş değil. Asıl davaları olumlu etkiler diye bitirmiyorlar.

    “CHP VE HDP’ DE YAPILSA HAKSIZLIĞA KARŞI ÇIKARIM”

    FETÖ’yü çok uzun zamandır eleştirdiğini dile getiren Kuytul, masum diye nitelediği insanların hapse atılmasına karşı çıkmasının normal olduğunu ifade etti. Kuytul, şöyle devam etti:

    Hiçbir terör eylemini meşru görmüyorum. Ben, bir Müslümanım, bir hocayım. Ben, bunu meşru göremem. Ülkemin bölünmesine de sonuna kadar karşıyım. Eski konuşmalarımda da var; zaten Müslümanlar 70 parçaya bölünmüş, 71’inci parçayı istemem.

    Dünya’nın neresinde kime zulmedildiyse biz hepsinin hakkını savunduk. Hükümete yakın Ensar Vakfı’nda bir kişinin yaptığı kötülük yüzünden bütün camianın suçlanmasına da itiraz ettim. CHP’ yapılsa, HDP’ye de yapılsa, haksızlığa karşı çıkarım.

    “BİZE BUNU YAPTIKLARINA PİŞMAN OLACAKLAR”

    Furkan Vakfı’nın bütün şubelerinin ile kapatıldığını anımsatan Kuytul, şöyle devam etti:

    Furkan Vakfı ise mahkemede… Furkan Vakfı’na atandı, biz giremiyoruz. Bizim öğrenci yurdumuz yoktu. Bizi seven öğrencilerin evlerini yurt kapsamına aldılar ve hepsini mühürlediler. asadan çıkan 314 bin lirayı bize sormadılar. O gün, bizim yılda bir kez yaptığımız infak / bağış günümüzdü. Yani kasten o günü beklemişler. O toplantı geceydi; vakıf, sabah namazı vakti karanlıkta basıldı. Makbuzları vakıfta bırakmışlar.

    Vakfımızı açarlarsa, orada sohbetlerimize devam ederiz. Açmazlarsa, bütün memleket bizim. Bütün sokaklar, bütün parklar, bahçeler, bütün kıraathaneler bizim. Her tarafta konuşacağız, İslâm’ı anlatacağız. Bize bunu yaptıklarına pişman olacaklar.

    Kuytul ayrıca şu ifadeleri kullandı:

    ‘Konuşursak biteriz’ diyenler, aslında sustukça biteceklerini görecekler. Müslümanlar hakikatleri haykırdıkları müddetçe, Allah onların yardımcısıdır. Hz. Ali (radıyallahu anh) diyor ki, ‘Zulme engel olamıyorsanız, bari duyurun.’ Bu da bir engel olmadır.