• “Ben neden tecavüze uğramıyorum da, sen uğruyorsun?” diyen savcı hakkında suç duyurusu

    Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İzmir Şubesi Kadın Komisyonu üyeleri, Cinsel saldırıya uğrayan Ç.B.’ye R0;Ben de kadınım, sen de kadınsın. Ben neden tecavüze uğramıyorum da, sen uğruyorsun?” diyen savcı hakkında HSK’ya  suç duyurusunda bulundu. 

    Ç.B., Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Bilgili hakkında ‘nitelikli cinsel saldırı’, ‘cebir ve tehdit ile hürriyeti yoksun kılma’, ‘tehdit’ ve ‘hakaret’ suçlarından 5 yıldan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın ilk duruşmasında verdiği ifadesinde, “İfade verirken o kadar zorlandım ki. Polis memurları bana psikolojik şiddet uyguladı. Hasan Bilgili’yi savundular, beni doğru düzgün dinlemediler bile. Eksiklikleri hatırladıkça savcılığa başvurdum. Savcı hanım da kendinden örnek vererek ‘Ben burada oturuyorum. Ben de kadınım sen de kadınsın. Ben neden tecavüze uğramıyorum da sen uğruyorsun?’ Görüntülerde de sen Hasan Bilgili’nin koluna girmiş gibisin’ dedi” diye konuşmuştu.

    ÖHD İzmir Şubesi Kadın Komisyonu üyesi avukat Leyla Çelik, Cumhuriyet Savcısı Gümüş’ün mağdur Ç.B.’ye, soruşturma sırasında sorduğu soruları hatırlatarak, sorularla mağdurun aşağılandığını ve kişilik haklarını zedelediğini söyledi. Gümüş’n soruşturma sonrasında 2 Mayıs’ta tutuklu yargılanan şüpheli Hasan Bilgili hakkında tahliye kararı verdiğini de anımsattı.  Çelik, son yıllarda artan kadına yönelik şiddet olaylarına dikkati çekerek, “Biz kadın hukukçular için, bir Cumhuriyet Savcısının, yasadan kaynaklanan görevlerini hiçe sayarak mağduru bu denli aşağılayan bir tutum içerisine girmiş olması kabul edilebilir değildir” dedi. Şiddetin önlenmesi için tüm devlet kurumlarının ve yargının, konuya ilişkin tavizsiz biçimde kadınların yaşam hakkından yana tutum alması gerektiğinin altını çizen Çelik, “Kadın katillerini, tacizcileri ve tecavüzcüleri meşrulaştıran eylem ve söylemler, bu suçları işleyenleri cesaretlendirmekte ve daha fazla kadının zarar görmesine sebep olmaktadır” diye konuştu. 

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) yayınladığı verilere göre, Türkiye’de 2019 yılının ilk 11 ayında en az 5 kadın erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdiğini belirten Çelik, “En az 46 kadın tecavüze, 204 kadın tacize, on binlerce kadın fiziksel şiddete maruz kaldı. Bu suçların mağduru olan kadınların mahkemelerde adaletsiz kararlar verilmesinden dolayı yargı sürecinin kendileri için ikinci kez travmatize edici oluyor. Yapılan şikayetler genellikle cezasızlıkla sonuçlanıyor” diye belirtti.  İstanbul Sözleşmesi ve uluslararası sözleşmenin uygulanmasının devletin asli görevi olduğuna belirten Çelik, “Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla kuruluşların, yargının ve kolluk kuvvetleri birimlerinin birbiriyle etkili bir biçimde işbirliği yapmalarına destek ve yardım sağlamak, devletin asli görevidir” diye konuştu. 

    Çelik, savcı Yeter Gümüş hakkında,  “Suçun soruşturulmasına ve delillerin karartılmaması için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin yasadan kaynaklanan görevlerini yerine getirmeyen ve bir tecavüz mağdurunu aşağılayarak görevini açıkça kötüye kullanmak” nedeniyle HSK’ya suç duyurunda bulunacaklarını açıkladı. (MA)