• CHP’den Libya ile askeri anlaşmaya muhalefet şerhi: Türkiye’yi Libya’daki savaşın doğrudan tarafı kılacak ifadelerle donanmıştır

    CHP, Libya ile askeri anlaşmaya muhalefet şehri yazdı. CHP, “Söz konusu mutabakat, birçok muğlak, ucu açık ve Türkiye’yi Libya’daki savaşın doğrudan tarafı kılacak ifadelerle donanmıştır” uyarısını yaptı.

    MEHTAP GÖKDEMİR/TARAFSIZ HABER AJANSI/ANKARA

    TBMM Dışişleri Komisyonu’nun CHP’li üyeleri Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Güvenlik ve Askeri İş Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifine karşı muhalefet şerhi yazdı.

    CHP’nin muhalefet şerhinde şu ifadeler yer aldı:

    “Bu mutabakat muhtırasının TBMM gündemine aceleyle gelmesinin esas sebebi AKP iktidarının UMH’yi devrilmekten kurtarma çabasıdır. Başka bir ifadeyle, söz konusu teklif, Türkiye’nin ulusal güvenliği veya savaşa mecbur kalması gibi hayati bir gerekçeye dayanarak değil, Libya’da çatışan taraflardan birisi olan UMH’nin talebi üzerine gündeme getirilmiştir.

    “TÜRKİYE’Yİ LİBYA’DAKİ SAVAŞIN DOĞRUDAN TARAFI KILACAK İFADELERLE DONANMIŞTIR”

    Söz konusu mutabakat, birçok muğlak, ucu açık ve Türkiye’yi Libya’daki savaşın doğrudan tarafı kılacak ifadelerle donanmıştır. Anlaşmanın ‘Tanımlar’ başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında ‘Gönderen Taraf’, ‘Kabul Eden Tarafa’ personel, malzeme ve teçhizat gönderecek taraf olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin UMH’ye askeri yardım göndermesinin önünü açan bu tanım Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2011 yılında aldığı 1970 sayılı kararın (BMGK 1970) Libya’ya yönelik silah ambargosunu düzenleyen 9. paragrafına aykırıdır.

    İmzalanan metin askerî nitelikli bir mutabakat muhtırası olmasına ve iş alanlarının büyük kısmının da güvenlikle yakından ilişkili olmasına rağmen, sanki Libya’ya muharip güç gönderilmeyecekmiş görüntüsü verilmektedir.

    “ÜLKEDEKİ YANGINA BENZİN DÖKECEK VE BÖLGESEL GERİLİMİ DAHA DA TIRMANDIRABİLECEKTİR”

    Türkiye’nin Libya’daki çatışmanın bir tarafı olan UMH’ye askerî nitelikte bir malzeme veya hizmet bağışlaması veya bedelsiz devri BMGK 1970’e aykırı olacağı gibi ülkedeki yangına benzin dökecek ve bölgesel gerilimi daha da tırmandırabilecektir.

    “BİRÇOK ASKERİ ARACI TAHSİS ETMESİNE OLANAK TANIMAKTADIR”

    ‘Hizmet’, ‘Taraflar arasındaki bu MM’ye göre bir işin yapılması için verilecek eğitim, teknik bilgi, destek, geliştirme, bakım, onarım, kurtarma, imha, ve müşavirlik desteği ile mülkiyeti elde olmak kaydıyla tahsis edilebilecek kara, deniz, hava araç, gereç, silahları, bina ve araziyi (eğitim üsleri) eder’ şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanım, Türkiye’nin UMH’ye savaş uçağı ve savaş gemisi başta olmak üzere birçok askeri aracı tahsis etmesine olanak tanımaktadır.

    “BİR TAKIM CİHATÇI ÖRGÜTLERE SAĞLAMASINA İMKÂN TANIYACAKTIR”

    Madde 3’ün 9. fıkrası, ‘Lojistik ’i, ‘İkmal maddeleri ve hizmetlerine ilişkin satış, hibe, mübadele, tahsis, kiralama, teknoloji transferi ve lisans verilmesini kapsar’ ifadesiyle tanımlamaktadır. Bu tanım da iktidarın UMH ve sahada onunla birlikte savaşan bir takım cihatçı örgütlere destek sağlamasına imkân tanıyacaktır.

    “LİBYA’DAKİ SAVAŞIN UZAMASINA KAPI ARALAMAKTADIR”

    Türkiye’nin Libya’daki UMH’ye askerî personel, malzeme ve teçhizat göndererek aktif vermesine ve Libya’daki savaşın uzamasına kapı aralamaktadır. Aynı zamanda, söz konusu fıkralarda yer alan açık uçlu ifadeler Türkiye’nin Libya’ya yönelik müdahalesine zemin hazırlayabilir.

    Savaş halindeki bir siyasi aktörle çeşitli gizlilik derecelerine sahip bilgi ve malzemeyi paylaşmak ülkemizin güvenliği için tehlikeli bir adım olacaktır. Zira, Türkiye’nin desteklemekte olduğu UMH, Libya’nın çok küçük bir bölümünü kontrol edebilmekte ve her an Hafter komutasındaki LMO tarafından devrilmesi söz konusudur. Bu durum, Türkiye’nin UMH’ye sağlayacağı gizlilik dereceli bilgilerin güvenliğinin UMH tarafından sağlanamayabileceğini göstermektedir.

    Libya’daki savaşa Türkiye’nin doğudan müdahil olmasına yol açabilecek ve Doğu Akdeniz’de bir çatışmanın kapısını aralayabilecek unsurlara yeni bir boyut eklemektedir.

    “BÖLGENİN GÜVENLİĞİ İÇİN BÜYÜK BİR TEHDİT ARZ ETMEKTEDİR”

    ‘Danışmanlık hizmeti’ ve ‘istihbari ve operasyonel faaliyetlerin koordinesi’ kisvesi altında Türkiye’den Libya’ya bir takım paramiliter güçlerin, hatta Suriye’nin İdlib vilayetindeki yabancı savaşçıların sevk edilmesine neden olabilecek bu düzenleme bölgenin güvenliği için büyük bir tehdit arz etmektedir.

    “EĞİTİM VE ÖĞRETİM GİDERLERİNİ ABD DOLARI CİNSİNDEN ÖDEYECEK”

    Libya’daki iç savaşın tarafı haline gelmek için iştahlı bir şekilde hamle üstüne hamle yapan AKP iktidarı, bu yetmiyormuş gibi, MM sayesinde Libya’dan Türkiye’ye gelecek kişilerin masraflarını da üstlenecektir. Ayrıca, sözde, vatandaşlarımızı Türk Lirası kullanmaya teşvik eden ve dövizden kaçınmalarını salık veren iktidarın, MM kapsamındaki eğitim ve öğretim giderlerini ABD doları cinsinden ödeyecek ve kabul edecek olması kamuoyunun bilmesi gereken bir diğer husustur.

    “LİBYA’YA ASKERİ KUVVET SEVK ETMENİN ÖNÜ AÇILMAKTADIR”

    Sonuç olarak, ‘Türkiye Cumhuriyeti ile Libya Devleti Ulusal Mutabakat Hükümeti Arasında Güvenlik ve Askerî İş Mutabakat Muhtırası’ Libya’nın egemenliğine ve BMGK’nın Libya’daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan, 1970 sayılı karar başta olmak üzere, aldığı bütün kararlara aykırıdır. Dahası, ‘misafir personel’, ‘misafir öğrenci’, ‘savunma ve güvenlik kuruluşları mensubu sivil şahıslar’ örtüleri altında Libya’ya askeri kuvvet sevk etmenin önü açılmaktadır. Türkiye’den Libya’ya uçak ve gemilerle zaten gönderilmekte olan silah, cephane, İHA, SİHA ve BMC üretimi zırhlı araçların sevkiyatının hız kazanacağı anlaşılmakta; UMH’ye şimdiye kadar gönderilen teçhizattan daha fazlasının sağlanacağı anlaşılmaktadır.

    “MUTABAKAT MUHTIRASINA VE BU TEKLİFE KARŞIYIZ”

    Türkiye Libya’daki savaşta taraf tuttukça, ülkedeki çatışmalara vekil güçler aracılığıyla ve doğrudan müdahil oldukça Libya’ya istikrar gelmeyeceğine inanarak; AKP iktidarının müttefiklerini kollama stratejisinin bir uzantısı olarak gördüğümüz söz konusu mutabakat muhtırasına ve bu teklife karşıyız.”