• CHP’li Çakırözer’den basın özgürlüğü raporu: 108 gazeteci tutuklu, 178 gazeteci yargılandı

    CHP’nin gazeteci kökenli milletvekili Utku Çakırözer, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü için hazırladığı 2019 yılı Basın Özgürlüğü Raporu’nda; 10 gazetecinin tutuklu ve hükümlü olduğu Türkiye’nin dünyada en çok gazeteciyi hapseden ikinci ülke olduğunu söyledi.

    Gazetecilere yarım milyona yakın tazminat cezası kesildiğini söyleyen Çakırözer’in raporundan satır başları şu şekilde:

    “2019 yılında mahkemeler; hem haber ve eleştirinin suçlanamayacağı yönündeki yargı reformuna hem de yüksek yargının adil ve özgürlükçü kararlarına karşı direncin merkezi oldu. Wikipedia yasağı AYM kararına rağmen iki haftadır kaldırılmadı. Cumhuriyet Gazetesi davasında mahkemeler, Yargıtay’ın “yapılanlar gazeteciliktir” kararına rağmen “terör” suçlamasında ısrar ediyor. Sözcü Gazetesi davasında mahkeme, yargı reformuna rağmen haberi, eleştiriyi cezalandırmakta inat ediyor. Yargıtay’ın hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını bozması üzerine 10 yıl 6 ay hapis kararı ile tahliye edilen Ahmet Altan, bir haftalık özgürlüğünden sonra yeniden tutuklanıyor, 113 günlük hapisliği yetmemiş gibi ikinci tutukluluğu iki aya yaklaştı. Türkiye’deki mahkemeler uluslararası hukuk kararlarına karşı da adaletsizlikte direniyor.

    2019 yılında Türkiye’de en az 172 gazeteci mahkemelerde haberlerini, yazılarını, yorumlarını çok çeşitli suçlamalar karşısında savunmak zorunda kaldı. En az 60 gazeteci haberleri, yazıları, eleştirileri gerekçe gösterilerek sokak ortasında ya da gece yarısı ev baskınları ile gözaltına alındı.

    “GAZETECİLER FİŞLENDİ”

    Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına statüsüne kavuştuğu için vergi yükümlülüğünden muaf tutulan SETA Vakfı’nın Türkiye’de yayın yapan yabancı basın kuruluşlarının 150 Türkiye muhabirini fişlediği rapor, 2019 yılı basın özgürlüğü tartışmalarına damga vurdu. Ankara’da üniversite öğrencisi Şule Çetin cinsel saldırıya uğradıktan sonra öldürülmesine ilişkin davada sanıkların 13 gazeteciyi hedef gösterdiği raporu gazetecilerin ne kadar kolay hedef gösterilebildiğini ortaya koydu. 2019 yılı Akit TV’de Cumhuriyet Gazetesi için “Hep birlikte gidelim Cumhuriyet Gazetesi önüne bir el bombası atalım” denilmesi ile son buldu.

    “SARI BASIN KARTINA RENK HAKİM OLDU”

    Basın kartı önce gazetecilerin mesleklerini yapabilmeleri için mecburiyet haline getirildi, 2019 yılında da basın özgürlüğüne yönelik baskının aracı haline geldi. Onlarca yılın “sarı basın kartına” 2019 yılında renk hakim oldu. Turkuvaz Medya Grubu ile Anadolu Ajansı ile TRT’nin temsilcilerinden oluşturuldu. Ve sonuçta 65 basın kartı iptal edildi. Yeni basın kartı için başvuran onlarca gazeteci bekletilerek kartsız bırakıldı. Başvuruları bekletilen yabancı gazeteciler ise ülkeyi terk etmek riski ile karşı karşıya bırakıldı.

    2019 yılında 36 bin 216 internet sitesine erişim engellendi. Türkiye, Twitter’a gönderdiği resmi hesap ya da içerik kaldırma taleplerinde dünya birincisi oldu.

    2019 yılında RTÜK, 12 televizyon kanalına ve 1 radyo istasyonuna toplamda 3 milyon 854 bin 476 TL idari para cezası kesti. Bu cezanın 1.3 milyon TL’den fazlasının Fox TV’ye kesildi. Netflix, Blu TV gibi dijital yayın platformlarının yanı sıra internet üzerinden yapılan görüntülü ve sesli haber yayınlarının da RTÜK denetimine tabi olması sağlandı.

    “2019’DA 250 GAZETECİ İŞTEN ÇIKARILDI”

    2019 yılında en az 250 gazeteci işten çıkarıldı veya istifaya zorlandı. Bu gazetecilerin pek çoğu Doğan Medya Grubu’nu satın alan Demirören Medya Grubu’ndandı. Günlük yayın yapan gazeteler haftalık yayın yapmaya veya haftanın bir günü yayınlanmamaya karar verdi. 1 ulusal gazete sadece İstanbul’da dağıtılmaya başlandı. 25 yıllık yerel özel televizyon Olay TV yayın hayatına son verdi. 2019 yılı, basının ne kadar büyük bir ekonomik ve siyasi boyunduruk altında bırakıldığının göstergesi oldu. Star Gazetesi kapanmak zorunda kaldı, Güneş Gazetesi ise Akşam Gazetesi’nin eki haline geldi.

    “GAZETELERİN İLAN YAYIMLAMA HAKLARI KESİNTİYE UĞRATILDI”

    Gazetelerin ayakta kalabilmesi için muhtaç oldukları resmi ilanlar, iktidarın yeni baskı ve cezalandırma aracı haline geldi. Birgün, Evrensel, Cumhuriyet ve Yeni Asya gazetelerinin resmi ilan yayınlama hakları Basın İlan Kurumu’nun kararı ile kesintiye uğratıldı. Bunun için “Bazı haberlerde yayın kaynağının kullanılmaması”, “atılan başlıkların basın ahlak ilkelerine aykırı olması” gibi gerekçeler öne sürüldü. Resmi ilan yayınlama hakkını kullanmak için koşulan “vergi borcunun olmaması şartının” sağlanması için verilen süre daha önce olduğu gibi uzatılmadı.

    “KAMU YAYINCILIĞINDA TARAFSIZLIK AŞINDI”

    2019 kamu yayıncılığının en önemli etik ilkesi olan tarafsızlığın aşındığı yıl oldu. Anadolu Ajansı ve TRT’nin 31 Mart yerel seçimleri ve 23 Haziran yenilenen İstanbul seçimlerindeki yayın politikası tarafsızlık tartışmasını gündemden düşürmedi. Sözcü Gazetesi’ni yönelik yargılamaya ilişkin İngilizce haberinde olmayan tanıklar ve ifadelerine yer verilmesi gazete ile ajans yönetimi arasında polemiğe neden olurken; ajans önce kesinleşmemiş mahkeme kararın üzerinden gazeteyi “FETÖ ile irtibatlı…” ilan etti. Ardından da Sözcü Gazetesi ile olan abonelik sözleşmesini tek taraflı olarak feshetti. TRT ise ülkenin ikinci büyük partisi Cumhuriyet Halk Partisi üzerinde “CHP neden Türkiye’nin başarılı olmasını istemiyor” tek taraflı yorumu algı operasyonu yürüttü. Kamu yayıncılarının taraflı yayın politikalarına yönelik suç duyuruları ise karşılık bulmadı.”