• Karamollaoğlu ABD’yi işaret etti: Türkiye’yi gaza getirenlere güven olamaz

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gerginleşen Türkiye-Suriye ilişkilerine ve ABD’nin bölgedeki rolüne dikkat çekerek, “Oturdukları yerden Türkiye’yi gaza getirenlere güven olamaz. Şu an akl-ı selime ihtiyacımız var, hiddete değil, şiddete değil” dedi.

    Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, gündeme ilişkin olarak haftalık basın toplantısı düzenledi. Karamollaoğlu’nun gündeminde gerginleşen Türkiye-Suriye ilişkileri, geçen hafta sonu partisinin düzenlediği ‘Büyük Mitingi’, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın açıklamaları ve ekonomik gidişat vardı.

    ASTANA VE SOÇİ SÜRECİ KORUNMALI

    Karamollaoğlu konuşmasına İdlib’te Suriye ordusunun saldırısı sonucu hayatını kaybeden 11 asker için taziye dileklerini ileterek başladı. İdlib’de yaşanan gerginliğin barış yoluyla çözüme kavuşması gerektiğini söyleyen Saadet lideri “Bu çerçevede Soçi ve Astana sürecine sadık kalınmalı, Soçi ve Astana’dan bahsetmek mümkün değildir gibi ifadelerden muhakkak kaçınılmalıdır” diye konuştu.

    Karamolloğlu konuşmasında ABD’nin bölgedeki rolüne dair AK Parti’ye de uyarıda bulundu. “Suriye’de kaos ve çatışmanın değil, istikrar ve güvenin tesis edilmesi için çaba sarf edilmelidir” diyen Saadet Genel Başkanı şöyle konuştu:

    “Bölgede kalıcı bir barış küresel hesapların gölgesinde değil, bölgenin asli unsurlarının samimi diyalogu ile sağlanmalıdır. Bölgemizde yaşanan her çatışma unutulmamalı ki bölgemize zarar verir. Şimdi ABD Suriye Temsilcisi Jeffrey Türkiye’ye geldi. Gelir gelmez de ABD’nin Türkiye’nin arkasında olacağını ifade etti.

    COĞRAFYAMIZ BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN HEDEFİDİR

    Tabi bu ifadeler güzel ifadeler fakat biz ABD’nin bu bölgede oynadığı oyuna tam olarak dikkat etmezsek bizi yanlış politikaları benimsemeye iter. ABD’nin bu bölgede oynadığı oyunun adı BOP’un gerçekleşmesidir.

    BOP 1994 yılında Pentagon Dergisi’nde yayınlandıktan sonra ABD’nin vazgeçilmez bir politikası olduğu ortaya net olarak konuldu. Şunu unutmayalım ABD’ye hiçbir zaman güven olmaz. Bakınız tarihe; Saddam’ı teşvik ettiler İran’la 8 yıl süren bir savaş çıkardılar.

    Sonunda bu savaşın kimseye fayda sağlamayacağı anlaşılınca savaş durdu. Akabinde Saddam’a Kuveyt’i işgal ettirdiler. Bu işgal Saddam’ın sonunu getirdi. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum; lütfen bu oynanan oyunları bir daha gözden geçirin! ABD iki yüzlüdür, ABD’nin sözlerine kanmamak lazım. Merhum Hocamız Saddam’ı bu kararından döndürmek için bütün dünyayı dolaştı ama başaramadı.

    Oturdukları yerden Türkiye’yi gaza getirenlere güven olamaz. Şu an akl-ı selime ihtiyacımız var, hiddete değil, şiddete değil.”

    MİTİNGİ

    Karamollaoğlu, konuşmasında Saadet Partisi’nin geçen hafta sonu ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu planına karşı düzenlediği ‘Büyük Mitingi’ne de değindi. Karamollaoğlu mitinge katılan siyasi parti temsilcilerine teşekkür ederek, kutuplaşmış Türkiye’nin Kudüs meselesi etrafında bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti. Saadet Partisi Genel Başkanı, “Biz isterdik ki davet ettiğimiz bütün siyasi partiler alanda olsaydı ve bu birliktelik daha da güçlenseydi” diyerek mitinge katılmayan AK Parti ve MHP’yi eleştirdi.

    MUSTAFA AKINCI’NIN AÇIKLAMALARI

    Karamollaoğlu’nun gündeminde İngiliz The Guardian gazetesine konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın açıklamaları da vardı. Akıncı söz konusu İngiliz gazetesine verdiği söyleşide federal çözüme kısa zamanda varılmazsa bölünmüşlüğün kalıcı hale geleceğini belirterek Türkiye’ye bağlanma ihtimalini ‘korkunç’ diye nitelemişti.

    Karamollaoğlu şöyle konuştu:

    “Akıncı başta olmak üzere herkes şu hususu tam manasıyla kavramak zorundadır. Kıbrıs Türkiye’nin vazgeçmeyeceği bir davasıdır. Kuzey Kıbrıs’ın bağları kadim bağlardır.

    Şimdi çıkıp mangalda kül bırakmadan Türkiye’nin aleyhinde bir takım ifadelerde bulunulması sadece gafletin değil, ihanetin bile işaretidir. Kıbrıs’ın tarihini bilmeden Kıbrıs hakkında ileri geri konuşmak kendisine zarar verir.

    Kıbrıs bizim için vazgeçilmez bir davadır ve öyle kalmaya da devam edecektir. Akıncı’nın en kısa zamanda bu yaklaşımlarını bir kenara koymasını temenni ediyor, adada Kıbrıs Türkleri’nin ve Türkiye’nin çıkarına olacak adımlar atılmasını umuyorum.

    İKTİDAR İNTİHARLARI KOMPLO OLARAK GÖRMEKTEN VAZGEÇSİN”

    Karamollaoğlu konuşmasında olumsuz ekonomik gidişata da değindi. Ekonominin can yakan bir seviyeye geldiğini belirten Karamollaoğlu, emeğiyle geçinenlerin dar boğazla karşı karşıya olduğunu söyledi. Hatay’da kendini yakarak intihar eden Adem Yarıcı’yı hatırlatan Karamollaoğlu şöyle konuştu:

    “İşte Hatay’da Adem Yarıcı isimli vatandaşımızın akıbeti ortada. Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz? Diyerek valilik önünde kendini yaktı.

    Yanan sadece Adem Yarıcı olmadı hepimizin yüreği oldu. Bu acı üzerinden şu noktaya dikkat çekmek istiyorum. İktidar bu intihar vakıalarını kendisine düzenlenen “hain bir komplo” gibi görmekten bir an önce vazgeçmelidir.

    İktidar medyasının kullandığı dil en az bu intiharlar kadar acıdır. Bugün ülkemiz ciddi bir krizin içinden geçmektedir. Hep beraber oturup bu buhranın ve bunalımın sebebini tartışmak çözüm yolu bulmak gerekir.

    Algı yönetiminden bir an önce vazgeçilmeli, insanımızın içinde bulunduğu bu acı tablonun düzelmesi için ortaya bir çaba konulmalıdır. Ekonominin hali ortada artık zam haberi gelmeyen bir gün geçmiyor.

    TÜİK’in bu hafta açıkladığı işsizlik oranlarında işsizlik yine artış bulunmakta. Ülkemizde işsizlik bir önceki yılın Kasım ayına göre 327 bin kişi artarak 4 milyon 308 bin kişi oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,9 artışla, yüzde 24,5 oranına gelmiş bulunmakta. Tarım sektöründe istihdam 147 bin, inşaat sektöründe istihdam 253 bin kişi azalmış durumda.

    Şimdi biz sussak hiçbir şey söylemesek vermiş olduğum bu rakamlar tek başına ahvalimizi açıklamaktadır.

    Karamollaoğlu konuşmasının sonunda toplumun ekonomide, siyasette, dış politikada ve de eğitimde bir çıkmazın içinde bulunduğunu belirterek bunların kaynağı olarak ‘tek adam rejimi’ni gösterdi. Krizin daha da derinleştiğini belirten Karamollaoğlu, çözüm olarak ‘ortak aklın’ kullanılmasını savundu.

    Temel Karamollaoğlu şöyle dedi:

    “Gelinen noktada tek adam idaresi Türkiye’yi içinde bulunduğu kriz ortamından çıkaramadığı gibi krizi daha da derinleştirmektedir. Çözüm belli tek akıl yerine ortak akıl, tek adam idaresi yerine millet idaresi.”