• Akif Beki: Adalete güven dibe vurmuş, haberiniz var mı

    Gezi davasında beraat kararı veren mahkeme üyelerine HSK soruşturma açmıştı. Karar gazetesi yazarı Akif Beki konuyu gündemine taşıdı.

    Beki yazısında, “Hakim bile kararlarını beğendiremediği takdirde hakim teminatının kendisini korumayacağını görüyorsa, vatandaş nasıl hukuk güvencesi ve koruması altında hissedecek? Sonuç, kendini devlet görevlilerinden gelecek haksızlıklar karşısında güvende ve hukuk korumasında hissetmeyen bir ‘bozuk düzen’ toplumu… Gurur duyulacak bir eser mi?” sorularını sordu.

    Beki, ” İtiraza gelemeyen ‘dediği dedik’ kamu görevlileri, hikmetinden hesap sorulmasını vatana ihanetle bir tutan  burnundan kıl aldırmaz yetkililer, kanun gücünü kötüye kullananların yanına kalması, kanun önünde sağlanamayan eşitlikler filan derken geldiğimiz nokta bu” açıklamasında da bulundu.

    Beki’nin yazısının ilgili bölümü şöyle:

    Adalete güven dibe vurmuş, haberiniz var mı!

    Bekir Ağırdır, KONDA anketini anlatıyor:

    “Hayal ettiğiniz Türkiye’yi tanımlayın’ diye sormuşuz, yüzde 70’ten fazla insan adalet demiş…

    ‘Hukuk konusunda, hata yapan resmi kurum veya devlet olsa bile yargı bizi korur mu?’ diye sormuşuz. ‘Korur’ diyenler yalnızca yüzde 36 oranında. Yani yüzde 65 insan ‘yargı beni korumaz’ diyor…

    ‘Devletin hiçbir kurumu veya memuru hukuk kuralları dışına çıkmıyor’ kanaatine sahip olanlar sadece yüzde 22. Yani bu ülkenin yüzde 78’ devletin kurum veya memurlarının hukuk dışında davranış sergilediğini düşünüyor…

    ‘Suç işlemedikçe kanunların ve mahkemelerin beni koruyacağına inanırım’ diyenler yalnızca yüzde 50. Öteki yüzde ellisi de suç işlemesem de beni mahkum edebilirler diyor…”

    Vatandaş, devlet ve görevlilerinin keyfi, haksız ve hukuksuz uygulamaları karşısında kendini sebepsiz mi güvende hissetmiyor?

    Hakim bile kararlarını beğendiremediği takdirde hakim teminatının kendisini korumayacağını görüyorsa, vatandaş nasıl hukuk güvencesi ve koruması altında hissedecek?

    KHK mağdurlarına açılmayan hak arama yolları…

    FETÖ’yle acımasız mücadele adına kurunun yanında yaşın da yanmasına yumulan gözler…

    Mahkemenin 4 yıl önce Gezi’de yok dediği darbeyi tertip suçlamasının, bir buçuk yılda o da utanma belasına zar zor yazılan iddianamesinden beraat ve tahliye aldığı gün Kavala’nın, iki buçuk yıldır bir türlü yazacak cebir ve şiddet bağlantısı bulunamadığı için iddianamesizlikten evvelce tahliye de edildiği  15 Temmuz darbesine katılmaktan tekrar tutuklanması…

    Gezi eylemlerinde, darbe ve kalkışma suçundan tüm sanıkları beraat ettirip şiddete karışanların ancak bu fiilden yargılanmasına hükmeden ana dava kararının 4 yıldır Yargıtay’da ne onanması ne de bozulabilmesi…

    İki buçuk yıldır mahkum edecek delil sunulamadığı için, beraat kararına bağlanamayan Büyükada gibi gürültülü davalar…

    Takılan kişilerin, yargı kararı olmaksızın kesin suçlu ilan edilip hapiste çürütüldüğü izlenimi…

    Yılan hikayesi gibi sarpa sarıp yapboza dönen çarpık yargı tatbikatlarının etkisi…

    İtiraza gelemeyen ‘dediği dedik’ kamu görevlileri, hikmetinden hesap sorulmasını vatana ihanetle bir tutan  burnundan kıl aldırmaz yetkililer, kanun gücünü kötüye kullananların yanına kalması, kanun önünde sağlanamayan eşitlikler filan derken geldiğimiz nokta bu.

    Sonuç, kendini devlet görevlilerinden gelecek haksızlıklar karşısında güvende ve hukuk korumasında hissetmeyen bir ‘bozuk düzen’ toplumu…

    Gurur duyulacak bir eser mi?

    Yazının devamı için tıklayın…