• Özel’den gece yarısı MİT düzenlemesine tepki

    TARAFSIZ HABER AJANSI/ANKARA

    Özgür Özel, gece yarısı önergesiyle TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen infaz düzenlemesinden yararlanamayacak suçlar arasına Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanların eklenmesine ilişkin olarak, “Hepimiz biliyoruz ki, Oda TV’cileri, Yeni Yaşamcıları, onların şahsında bundan sonrası için, ibretiâlem için cezalandırıyorlar” dedi.

    ARINÇ’IN SÖZLERİNİ HATIRLATTI

    Özel dün gece saatlerinde TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, dönemin Fazilet Partisi Milletvekili Bülent ’ın kamuoyunda Rahşan Affı olarak bilinen kanun teklifine ilişkin açıklamalarının bir bölümünü anımsattı.

    Özel, ’ın “Eğer af çıkacaksa adil olmalıdır, eşit olmalıdır, objektif olmalıdır. Af, toplumsal barışa katkı sağlamalıdır; halk kesimlerini, kamu vicdanını tatmin etmelidir; mağdurları, haksızlığa ve zulme uğrayanları, kişilik haklarına, mallarına, canlarına zarar verilenleri üzmemelidir. Düşünce ve fikir suçluları mutlaka affedilmelidir. Demokrasinin standardı yükseltilmelidir ve böylesi bir af, Parlamentoda bulunan siyasi partilerin uzlaşmasıyla çıkarılmalı, sorumluluk paylaşılmalıdır” sözlerini anımsatarak şunları kaydetti:

     “Bu konuşmayı 8 Aralık 2000 günü Bülent yapmış sizler adına yapmış ve siyasi suçlulara af talebinde bulunmuş ve özellikle de tüm partilerin uzlaşması demiş durmuş. Şimdi, siz, bugün, bu sözlere, bu yaklaşıma, bu tekrara, buna tahammül etmiyorsunuz ama ben Adalet ve Kalkınma Partisine kendi muhalefet dönemini hatırlatmak isterim ki, o gün neden şikâyet ediyorsanız bugün onun mislinde, fevkinde işleri muhalefet partilerine yaşatıyorsunuz. Siz hep diyorsunuz ya ‘Biz yola şöyle çıktık, böyle çıktık’ tahmin ediyorum buraya varmak için çıkmamış olmanız gerekiyor. Bunu bir değerlendirmenizi bekleriz sizden.”

    BARIŞLARI AF KAPSAMI DIŞINA ÇIKARDINIZ

    Özel,  MİT Kanunu’na kapsamına giren suçların infaz düzenlemesi kapsamından çıkarılmasına ilişkin olarak, şöyle dedi:

    “Biraz önce bir şey yaptınız, Ali Özkaya güzel şeyler anlatır gibi bir şey anlattı. Gazeteciler yani Oda TV’den ve Yeni Yaşam’dan içeri alınan arkadaşlar, ‘Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar’ diye yazılmazsa hani ola ki Barış Pehlivanlar, Terkoğlular, Hülya Kılıçlar, Yeni Yaşamcılar onları teröre sokmazsa sayın savcı, kuvvetli ihtimal sokar yani boş bırakmıyor böyle şeyleri ama ‘Tutup da MİT Kanunu’ndan verirse bunlar infaz indiriminden yararlanmasın’ diye biraz önce Ali Özkaya ve arkadaşları o gazetecilerin af kapsamı dışına çıkmasını da sağladılar.

     Şöyle bir durumla karşı karşıyayız: O kadar, günlerdir söylendiği hâlde gazeteciler öyle değil, onlar terör suçlusu, ola ki gazetecilik yaptıkları için MİT Kanunu’na muhalefetten, MİT bilgisini, onu kapsama aldılar. Çok fenaydı yaptığı. Ben size yeminle, samimiyetle, bütün kutsallarım adına yemin ederek şunu söyleyeyim: O haber yayınlandığında baktım Oda TV’de, dedim: ‘Bu bayat haber ya’. On beş gündür bütün Akhisar’ın, bütün Manisa’nın bildiği bir cenaze. Sosyal medyada o fotoğrafların her biri fıldır fıldır dönüyor. Bir de özellikle ‘Teşkilat Başkanı’ yazmış. Mesela, eskiden ‘Kızılay mensubu’ diye defnedilirdi, ‘Kızılay Başkanı’ gibi de çelenk yollanırdı. ‘Teşkilat Başkanı’ diye çelenk yollamış adam. Fotoğraflar, yerel basında haberler, öncesinde başka yerlerde, her yerde haberler ama sonra bu gazetecileri içeri atıyorlar. Mesele şu: Hepimiz biliyoruz ki, Oda TV’cileri, Yeni Yaşamcıları, onların şahsında bundan sonrası için, ibretiâlem için cezalandırıyorlar. Diyorsun ki: ‘Muhalif gazeteciler, öbür gün Libya’dan bir sürü gelir, biz onları kendi usulümüzce defnederiz. Bundan sonra kimse ama kimse bunları haberleştirmeye cesaret etmesin.’ Hele hele öyle bir şey ki Yeniçağ ve Yeni Yaşam’ın durumu nasıl? OdaTV’nin yaptığı haberi alıp sitesine koymuş, ifşanın ifşası olmayacağını bilmeyen hukukçu var mı aramızda? Ama, gerçekten bunları anlamakta güçlük çekiyoruz ve şu 48 ile 53’üncü maddeleri bir genel olarak değerlendirdiğimizde meselenin kendisi şu: Meclis, eğer böyle giderse, ortaklaşmadan giderse şöyle bir yanlış yapacak: Gücü eline geçirenin, salt çoğunluğu yakalayanın, yani kendi grup önerisini geçirip de gündeme alabilenin salt çoğunlukla anayasal yetki aşımı yapabileceği bir durumla karşı karşıyayız.”