Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına ve anayasal düzene karşı suç işlemek iddiasıyla yargılanan Cumhuriyet Gazetesinin eski yönetici ve yazarları hakkındaki istinaf mahkemesinde kesinleşen mahkûmiyet kararları, UYAP sistemine yüklendi.

İstinaf mahkemesinin dosyası, kararı veren yerel mahkemeye ulaştığında infaz savcılığına yazı yazılacak ve gazetenin eski çalışanlarından Musa Kart, , Güray Öz, , Önder Çelik, Emre İper, Bülent Utku ve Mustafa Kemal Güngör cezaevine girecek.

Cumhuriyet Gazetesi’nin eski Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun da aralarında olduğu 6 kişinin temyiz başvuruları ise aldıkları cezalar beş yıldan fazla olduğu için Yargıtay’da görüşülmeyi bekliyor.

5 YIL SINIRI NEDEN ?

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, 19 Şubat’ta Cumhuriyet Gazetesi davasında verilen cezaları onadı. Onama kararıyla beş yılın altında ceza alanların mahkumiyet kararları kesinleşirken, cezası beş yılı aşanlar ise temyiz için Yargıtay’a başvurdu.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286’ncı maddesinde cezaların Yargıtay’da temyizine ilişkin beş yıl sınırı var. Bu maddenin 2’nci fıkrasına göre, birinci derece mahkemesinin verdiği beş yıl ve altındaki hapis cezalarının istinaf mahkemesinde onaylanması halinde hüküm kesinleşmiş oluyor. Böylece kararın Yargıtay’da temyiz edebilmesi yolu kapanıyor. Aynı maddeye göre, istinafta onaylanan mahkumiyetlerin beş yılın üstünde olması halinde ceza kesinleşmemiş kabul ediliyor ve Yargıtay’da temyize gidilebiliyor.

“İNFAZIN DURDURULMASINI TALEP EDECEĞİZ”

Avukat Tora Pekin, “19 Şubat’ta karar verilmişti. İki aydır kararı UYAP’a yüklemiyorlardı. İnfazın durdurulması talebinde bulanacağız. Yargıtay, bozma kararı verirse 5 yılın altında ceza alan müvekkiller de bu durumdan etkilenir” dedi.

“BİZE İÇERİDE SİZE DIŞARIDA KOLAY GELSİN”

Avukat Mustafa Kemal Güngör de karara tepki gösterdi.

“Zavallı ve güzel ülkem için üzülüyorum. Bize içeride size dışarıda kolay gelsin. Hoşça kalın!”

“BU KARAR ÜLKEDE KORKU İKLİMİ YARATMAK İÇİN”

Karikatürist Musa Kart, kararı UYAP’a düşmesiyle ilgili şu yorumu yaptı:

“Her şeye rağmen tercihimin doğruluğundan kuşku duymadım. Ben bir özür bekliyorum. Ülkede korku iklimi yaratmak için bizleri cezaevine attıklarını artık herkes biliyor. Arkadaşlarımın yerel mahkemede yaptıkları tarihi savunmalarla hakkımızdaki suçlamaları çürüttü. Evet ne yazık ki bu dönem duruşmasız, savunmasız olarak anılacak. Haksızlık yapmayalım duruşmasız, savunmasız yargılamak mizah değilse nedir? Meslek haysiyetlerini her şeyin üstünde tutan arkadaşlarımızla birlikte başımız dik tekrar cezaevine gireceğiz. En başından beri yanımızda duran herkesi kucaklıyorum.”

Gazetenin eski avukatı Mustafa Kemal Güngör ise hukuku katleden bir dava süreci yaşandığını belirtti. Sözlerine şu ifadelerle devam etti.

“verilen cezalarla basın özgürlüğünün yok edildi. İnanın hukuku katleden bu karar karşısında ne söyleyeceğimi bilmiyorum. Zavallı ve güzel ülkem için üzülüyorum. Bu davada baştan sona kadar basın ve ifade özgürlüğü yok edildi. Ceza sorumlululuğun şahsi ilkesi yok edildi. Sadece hukuka değil Anayasa, yasaya aykırı olarak cezaevine gireceğiz. Yerel mahkeme Cumhuriyet gazetesi çalışanlarını suçlu buldu. Bölge Adliye Mahkemesi mahkumiyet kararımızı onadı. İki satırlık kararla istinaf talebimiz reddedildi. Devlet bize yıllar sonra ‘pardon’ diyecek. Böyle adalet olur mu? Hızlı yargılama esasmış, Yargıtay’ın iş yükü çokmuş. Bizlerin yükü, hayatı çalınanların yükü ne olacak? Bütün bunları İstinaf dilekçesinde de belirtmiştik. Ama hukuk sistemi bizi dinlemedi. Bize içeride size dışarıda kolay gelsin. Hoşça kalın!”

DAVA SÜRECİNE NASIL GELİNDİ?

  • Cumhuriyet gazetesine 31 Ekim 2016’da operasyon düzenlendi.
  • 5 günlük gözaltının ardından 9 Cumhuriyet çalışanı ‘kaçma şüphesi olduğu gerekçesiyle’ tutuklandı.
  • İddianame, Cumhuriyet operasyonundan 156 gün sonra açıklandı.
  • Cumhuriyet çalışanlarına ‘silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’, ‘hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlamaları yöneltildi.
  • İddianamede, Cumhuriyet çalışanları için 7,5 yıldan 43 yıla kadar hapis istendi.
  • Davanın ilk duruşması 24 Temmuz 2017 tarihinde görüldü.