Cumhurbaşkanı Recep Tayyip , Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde Arşivlerimizin Gelişimi, Vizyonu ve Tarih Araştırmalarına Katkısı Sempozyumu’nda konuştu.

Arşiv milletin ve devletin hafızasıdır. Hafızası olmayan milletler nereden geldiklerini, nereye gideceklerini bilemezler.

Hep yanarım Süleymaniye’deki kütüphanelerimizin haline. Bizi Kağıthane’deki yeni yerin yapımına o itmiştir.

Yeni yönetim sisteminde devlet arşivini Cumhurbaşkanlığı’na bağladık.

Dijitalleşme projeleri ile devlet belgelerinin önemli bir bölümünü güvence altına aldık.

Rami Kışlası

Rami kışlasını da hem kütüphane hem de bu tür restorasyon çalışmalarının yapılacağı yeri ayrıca kuracağız.

Arşivcilikte yeni bir dönem açtık. Meclis ve istihbarat dışındaki tüm kurumların arşivi merkezi olarak kontrol edilecek.

Evlatlarımız okul kitaplarında anlatılan ile çevrelerinden duydukları arasında kalmışlardır. Milletimiz bu dayatmayı reddetmiş ve tarihine sahip çıkmıştır.

binası İstanbul Kâğıthane’de.

OSMANLI ARŞİVİ 40 ÜLKENİN
GEÇMİŞİNİ BARINDIRIYOR

Arşivcilik açısından baktığımızda Osmanlı arşivi öyle bir hazine ki 40 devletin geçmişini içinde barındırıyor. Bölgemizdeki pek çok uluslararası sorunun çözümünde Osmanlı arşivine ihtiyaç vardır.

Bizim arşivlerimizdeki kayıtlar bu bölgelerin gerçek sahibini açıklığı ile ortaya koyuyor. İnşallah hak yerini bulacaktır. Bunun için arşiv araştırmacılığına özel önem vermek lazım.

ORTAÖĞRETİMDE OSMANLI TÜRKÇESİNİ
YAYGINLAŞTIRMAMIZ BU YÜZDEN

Ortaöğretimden başlayarak Osmanlı Türkçesini yaygınlaştırmamız işte bundandır. Osmanlı Türkçesine savaş açanların amacı alfabemizi savunmak değildir. Milletimizin mazisi ile olan bağlarını kesmektir. Osmanlı Türkçesini bilmek önemlidir. Çünkü Gazi Mustafa Kemal’den İsmet İnönü’ye, Celal Bayar’dan Kenan Evren’e kadar Cumhuriyet dönemi devlet adamlarının önemli bir bölümü de notlarını Osmanlı Türkçesi ile tutmuştur.

Bir insanın şah damarı kesildiğinde durumu neyse arşivi olmayan bir devlette aynı durumdadır.

Elimizdeki arşiv hazinesine bir başka ülke sahip olsaydı, tüm dünya bizim arşivlerimizi konuşuyor olurdu.

TÜRKİYE’YE DEMOKRASİ DERSİ
VERENLERİN KANLI GEÇMİŞİ VAR

meselesi ve terörle mücadele üzerinden Türkiye’ye demokrasi dersi verenlerin kanlı bir geçmişi var. Buna karşılık her fırsatta iftira attıkları bizim ecdadımız ise kalpleri, gönülleri fethederek, hakimiyet alanını genişletmiştir.

Bu hakimiyetin gerisinde Batı’nın çıkarını üstün tutması, insana karşı savaşı vardır.

Vahşetlerin, işkencelerin hiç birinde suçumuz olmadığı halde mağduru olduk.

Haçlı seferlerinde 4 milyon insanın ölmesinin sebebi ne Türkler ne de Müslümanlardır.

Amerika kıtasındaki kadim medeniyetlerin ve halkların yok edilmesinde bizim imzamız yoktur.

Birinci ve İkinci Dünya savaşını kimlerin çıkarttığı bellidir.

Kırım Tatarını, Ahıska Türklerini trene doldurup ölüme gönderenleri biz unutmadık, unutmayacağız. Libya ve Cezayir çöllerindeki feryatlarını unutmadık.

25 sene önce soykırımda kimlerin öldürdüğü aşikârdır. Failleri Fransızlardır. bize ne dersi veriyor. Cezayir’de yapanlar yine Fransızlardır. Bunların bilgileri arşivimizde mevcuttur.

En önemli belgeler arşivlerimiz. Önce milletimizden gençlerimizden başlayacağız ve onları tüm dünyaya anlatacağız.

Karabağ’da, Arakan’da katledilenlere kimlerin sessiz kaldığını, destek verdiğini de biliyoruz.

DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK DİYE
YAYGARA KOPARANLAR

Bugün Irak’ta, Suriye’de, Afrika’da ölen milyonlarca sivilin gerçek katilinin kim olduğunu söylemeye gerek yok.

Katliamların, işkencelerin, soykırımların altını kazıdığımızda bugün demokrasi, özgürlük diye yaygara koparanları göreceksiniz.

Nerede bir mazlumun ahı duyulursa akan gözyaşlarını silmek geleneğimizdir.

TEHCİR BAŞKA, KATLİAM
BAŞKA BİR ŞEYDİR

Doğu Anadolu bölgesindeki Müslüman ahaliyi katleden Ermeni çetelerini ve destekçilerinin tehciri en makul davranıştır. Tehcir başka katliam başka bir şeydir. Dünya şunu bilmeli, amacı gerçeği bilmek olan herkese arşivimiz açıktır.