Başkent Üniversitesi’yle Konrad Adenauer Vakfı’nın ortaklığıyla gerçekleşen İstanbul Güvenlik Konferansı’nın iki katılımcısı ve , ’nin alımıyla ilgili konuştu.

Türkiye’nin ’dan satın aldığı ve bu yaz teslim edilmesi beklenen S-400 füze savunma sistemiyle ilgili tartışmalar sürüyor. ülkelerinden yükselen itirazların iki temel dayanağı S-400’lerin müşterek savunma sistemine entegre edilemeyecek olması ve Rusya’nın S-400’lerin kurulumuyla Türk Ordusu’nun ve dolayısıyla ’nun savunma sistemine sızma ihtimali.

İstanbul Güvenlik Zirvesi’ne katılan Büyükelçisi Martin Erdmann ve T.C Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın konuşmaları polemiğe dönüştü.

BÜYÜKELÇİ ERDMANN: TÜRKİYE
SONUÇLARINI HESABA KATSIN

Alman Büyükelçi Erdmann: “Türkiye, NATO ile uyumlu olmayan sistemde karar kılarsa sonuçlarını hesaba katmalıdır. Türkiye’nin Batı İttifakına sıkı bir şekilde kenetlenmiş kalmaya devam etmesini istiyoruz. Bu nedenle S-400’lerin satın alınmasını -Almanya olarak- büyük endişeyle karşılıyoruz. Her devlet silah sistemleri satın almakta özgürdür ancak NATO ile uyumlu olmayan bir sistemde karar kılması durumunda Türkiye’nin bunun sonuçlarını hesaba katması gerekir” dedi.

Konferansa katılan bazı emekli Alman Ordusu mensupları da Türkiye’nin S-400’leri NATO sistemine entegre etmesi durumunda sistemin sızıntıya açık hale gelebileceğini etmemesi durumundaysa ortak hava savunma kalkanının tehlikeye gireceğini ayrıca S-400’lerdeki teknolojiyle NATO savaş jetleriyle ilgili hassas bilgilerin açığa çıkma riski olduğunu belirttiler.

KALIN: KARAR BİR GECEDE ALINMADI

Türkiye’nin 11 yıl boyunca Amerikan Patriot füze savunma sistemlerini almak için çaba harcadığını hatırlatarak S-400 kararının bir gecede gerçekleşmediğini söyledi.

İbrahim Kalın’ın konuşmasının ilgili kısmı şöyle:”S-400’ler ile ilgili ’nin kaygısı şu yönde: F-35 savaş uçaklarının taktik bilgilerinin açılacağı kaygısı var. Bizim uzmanlarımıza göre bu kaygılar tamamen temellendirilmiş kaygılar değil. Çünkü eğer S-400’ün hassas veriye erişim kabiliyeti olsaydı Ruslar bunu çoktan elde etmiş olurdu. Türkiye’nin bunu satın alıp, konuşlandırmasının gereği yoktu. Rusya, Suriye’de S-400 var. İsrail de F-35 uçuruyor etrafta. S-400’lerin bu hassas veriye erişim kabiliyeti olsaydı, zaten bunu şu ana kadar çoktan elde etmiş olurlardı. Bunun NATO’nun hava savunma sistemine bir tehdit oluşturacağını düşünmüyoruz.”