Akademisyen , ortak canlı yayına ilişkin yorumlarını paylaştığı bir dizi tweet’in sonunda “’nun diyaloğa açık tavrı ve “yeni” oluşu da onun avantajı. kendini merkezi siyasetle fazla özdeşleştirirse ’nun bu avantajı güçlenecektir. Son Söz: Her halükarda bu münazaranın örnek ve gelenek teşkil etmesini,toplum sözleşmemizi güçlendirmesini diliyorum” dedi.

Bu akşam Büyükşehir Belediye Başkan adayları Ekrem İmamoğlu (Eİ) ve Binali Yıldırım (BY) arasında gerçekleşecek münazaraya ilişkin bir kaç not;

1) Eİ bu fikrini ilk ortaya atan taraftı
2) Bunu yaptığında henüz geriden gelen, plase, adaydı

3) Bu tür münazaralar arkadan gelen adayın dengeyi bozması için fırsattır.
4) İlerideki aday açısından risk teşkil eder.
5) Bu nedenle önden giden, ya da daha güçlü görünen, aday, mecbur kalmadıkça,zaten lehine tesis olmuş dengeyi muhafaza etmek açısından bundan kaçınır.

6) Dünya tarihinde televizyondan yayınlanan adaylar arası ilk münazara 26/11/1960’da ABD Başkan Adayları J.F. Kennedy ve R. Nixon arasında yapılan ve WBBM/CBS tarafından yayınlanan münazaradır.
7) Bu tartışma izleyen 4 tartışmanın ilkiydi. Bu seçimde seçmenlerin % 6’sı oyunun tek başına bu münazara serisinin neticesinde etkilediği ifade etmiştir.
8) Bu tartışmada Kennedy’nin sağlıklı görünüşü ve Nixon’ın fiziki zayıflığı seçmen tercihlerinde özellikle etkili olmuştur.

9) Neticede Kennedy neredeyse imkansız görüneni başararak, az bir farkla (% 49.7 ye % 49.5) Başkanlığı kazandı.
10) Nixon aldığı dersle 1968 ve 1972’de rakipleriyle münazarayı reddetti. Çünkü öndeydi.

11) Kıssadan hisse Sayın Yıldırım’ın 31 Mart öncesi kabul etmediği münazara fikrini bugün kendisinin gündeme getirmesi sebepsiz değildir. 12) Münazarayı yönetmek üzere seçilen isimlerse Sayın Yıldırım adına deplasmanda oynuyor algısı oluşturacak isimlerdir.

13) Deplasmanda oynamak ilk bakışta dezavantaj gibi görünebilir. Ancak, eğer geriden geliyorsanız ve gol atabilirseniz, deplasmanda atılan bir gol iki sayar. Tur atlatır. Münazarada öndeki aday ya münazarayı istemez, ya da belâgat de defansif bir üslup benimser.
14) Öte yandan arkadan gelen aday daha ofansif bir üslup benimsemek durumunda kalacaktır.
15) Ancak ofansif bir üslup kibirli davranarak rakibini küçümsemekle, 16) Aynı suçlamayı üst üste dile getirerek “kavram yorgunluğu” yaratarak kendi ifadesini “etkisizleştirmekle”
16) Esprisizlikle, ciddiyeti asık suratlılıkla karıştırmakla,
17) Veriler dahil,söyleyeceklerini okuyarak söylemekle etki yaratmaz.
18) Görüntüde enerjik tavrı korumak,izleyiciyi de bu tavra ortak etmekle,
19) Hazırcevaplığı korumakla,
20) Dozunda ve kendinden emin güleryüzlülükle,
21) Verilere hakimiyetle,
22)Tartışmayı genel siyasetten yerel siyasete çeken taraf olmakla,
23)Kendisinden başkasına referans vermekten kaçınmakla etki yaratır. 24)Türkiye çapında siyasetin gidişatına takışmak BY’ye yaramaz
25)CHP köşesine sıkışmak Eİ’ye yaramaz.
26) Eİ’nin bir başka dezavantajı artık öndeki stres potasında onun bulunması.
27)Skoru korumak heyecanına girerse Sıkıntılı yaşayacaktır. Dolayısıyla, Eİ için, belâgatte defansif bir üslup konforlu gibi görünse de risklidir.
28) 31 Mart öncesinin kampanya formüllerini hatırlatacak söylemlere geri dönmekse BY için risklidir. 29)YSK sürecinin uzun konuşulması da BY için bir başka risktir. Bu nedenle işi hızla İstanbul projelerine getirmesi ve, söylemi mümkün olduğunca, orada tutması gerekir.
30) Şahsi fikrim BY’nin siyasi tecrübesinin daha fazla, üslubunun da daha hazırcevap olduğunu, bunun da avantajı olduğunu düşünüyorum.
31) Sayın İmamoğlu’nun ekibi eğer kendisini dinlendiremezse Sayın Yıldırım’ın bu avantajı artacaktır.