Başkan adayı İmamoğlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. ’ın, Beylikdüzü’nde 11 vaadinden sadece birini gerçekleştirdiği yönündeki eleştiriler için İmamoğlu, “25 yıldır ’yi yöneten, 17 yıldır iktidardaki ’nin sıfır kreş açmasına siz ne diyorsunuz?” dedi. ’ın, “ sonuçlarına en çok sevindi” sözleri için de, “Siyaset ve ahlak. Bunlar değerli kavramlar keşke herkes buna uygun hareket edebilse. Galiba kaybetme psikolojisinin yarattığı bir travma. Tehditler zaten 23’üne kadar” karşılığını verdi.

Belediyesi tarafından yapılan Halkalı Gündüz Çocuk Bakım Evi’nin açılışını gerçekleştiren İBB Başkan adayı , “Bu kreş adımını ’un tamamına yayacağız. 17 yıldır İBB ile bu şehri yöneten akıl, bu işi düşünemedi, biz geldik, onlara ‘kreş’ demeyi bile öğrettik. En azından hatırlattık. Çocuklarımızı geleceğe iyi yetiştireceğiz. Hiçbir zaman çocuklarımızın akıldan ve bilimden ayrılmasını sağlamayacağız” dedi.

17 YILDIR İKTİDARDAKİ İBB’NİN SIFIR KREŞ AÇMASINA SİZ NE DİYORSUNUZ?

İmamoğlu, konuşmasının ardından basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. Bir basın mensubunun “Rakibiniz Binali Yıldırım, sizin Beylikdüzü’nde 11 kreş vadettiğinizi ama sadece bir kreş açabildiğinizi söyledi. Siz ne diyeceksiniz” sorusuna, İmamoğlu, “Olabilir, eksik kaldığımız şeyler var. Ben ona şöyle hatırlatayım. 25 yıldır İBB’yi yöneten, 17 yıldır iktidardaki İBB’nin sıfır kreş açmasına siz ne diyorsunuz? Koca İstanbul, yazık değil mi? Hepsini düzelteceğiz. Gördüğümüz eksiklerle 5+5 yılda inşallah her şeyi düzelteceğiz. Bir ülkenin başbakanı olarak Binali Bey’in de yapamadıklarını, İBB’yi onların adına yönetenlerin de yapamadıklarını hep beraber yapacağız. 10 yılda yapamadıklarını 5 yılda düzeltme şansımız olmadı. İBB’nin başına geçince daha hızlı çözeceğiz” diye cevap verdi.

ETİK Mİ, SORUSUNU MAHİR ÜNAL’A SORABİLİRSİNİ

“Küçükkaya ile birlikte görüşmeniz etik mi? Aynı durum Binali Yıldırım’la ilgili olsaydı buna tepkiniz nasıl olurdu?” şeklindeki bir soruya ise İmamoğlu, şöyle yanıt verdi: “Etik mi, sorusunu Mahir Ünal’a sorabilirsiniz. Çünkü bu konuda görüşme yapılacağı konusunda karar birliği yapılmıştı Sayın Mahir Ünal ile Engin Altay. Ondan sonrasını yönetecek olan moderatör. Zaten o da kendi açıklamalarını yapıyor. Bizi aradı, zaten bizimle görüşme yapacağı Mahir Ünal ile Engin Altay görüşmesinde ortaya çıkmıştı. Sayın Mahir Ünal böyle bir açıklama yaptı. Aradı, geldi. Bir talebimiz olup olmadığını sordu. Diğer açıklamaları zaten yaptım. Ben kendime düşen etik davranışı yerine getirdim. Diğer kısmında etik kim davranmadı? Sayın Yıldırım mı davranmadı veya davrandı mı onları bilemem. Onlar kamuoyunun takdirinde. Ben hiçbir şeye müdahale etmedim. Hiçbir zaman bu işi basite almadım. Altı aydır ısrar ediyorum bu işin olması için. Olması için en büyük çaba gösteren benim, bu işi teklif eden kişi de benim. Aynı zamanda bu işe ‘vız gelir tırıs gider, kim olursa olsun’ diyen de Sayın Yıldırım. Ben öyle bir şey de demedim. Onun ortaya koyduğu bütün önerileri de kabul ettim. Bu kadar basit. O dedi, evet dedik. Bu dedi, evet dedik. Kaldı ki ben bir kadın olması yönünde teklifimi yapmıştım, onu reddetti. Neden reddetti bilmiyorum. Böyle görüşmeler oldu. Bir çok şeyde ben çok şeffafım. Hiç şüpheniz olmanız. Etik davranış konusunda ahlaki prensipleri yukarıdan aşağıya yazın. Kimin buna aykırı davrandığı konusunda çok net görürsünüz”.

31 MART SONUCU DA İSTANBULLA İLGİLİ BİR KONUDUR

İmamoğlu, “İsmail Küçükkaya yaptığı açıklamada sizin bir isteğiniz olmadığını, 31 Mart’ı konuşmak istediğinizi söyledi. Bu istekten sonra mı 31 Mart gündeme geldi?” sorusuna da, “Hayır. Tabii ki, Sayın Küçükkaya’ya böyle bir talepte bulundum ama bu talebi ben ilk başta Mahir Ünal ve Engin Altay görüşmeye başladıklarında ben bu notu verdim. İstanbul konuşulacak diye hatırlarsanız Sayın Yıldırım bir sınır çizmişti, İstanbul konuşulursa diye. İstanbul tabi ki konuşulacak ama 31 Mart sonucu da İstanbulla ilgili bir konudur. Bu da konuşulacak. Ben bu talebimi ilk görüşme başladığında ilettim. O gün geldiğinde Sayın Küçükkaya’ya yine ilettim” dedi.

KAYBETME PSİKOLOJİSİNİN YARATTIĞI BİR TRAVMA

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Sancaktepe mitinginde “31 Mart seçim sonuçlarına en çok Yunan medyası sevindi” sözleri hatırlatılınca, İmamoğlu, “Siyaset ve ahlak. Bunlar değerli kavramlar keşke herkes buna uygun hareket edebilse. Ben uygun hareket etmeye özen gösteriyorum. Keşke Cumhurbaşkanı karar verdiği üzere bu sürece dahil olmasaydı. Devlet omurgası vardır bu ülkenin. Bu değişmemeli. Taraf olunmamalı. İnsanların sığınacağı ve ortak akıl olarak göreceği makamlar olmalı. Bu kadar siyasallaşmamalı. Aşırı siyasallaşmanın bir sonucu. Belli ki yoğun bir kaybetme endişesi oluşmuş. Akıllarına ne geliyorsa konuşuyor herkes. Farklı farklı konuşuyor herkes. Sayın Cumhurbaşkanı, rakibimiz, Ekrem İmamoğlu’ndan sorumlu bakanların hepsinin konuşmalarına bakıyorum. Daha bilmediğiniz, bana ulaşan kamu kurumları üzerinden baskılar vs. Galiba kaybetme psikolojisinin yarattığı bir travma. Tehditler zaten 23’üne kadar. Milletin iradesi ortaya çıktı mı herkes normale döner” diye konuştu.

BUNU EN İYİ CUMHURBAŞKANI BİLİR

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Ordu Valisi’ne hakaret edildiği ve İBB başkanlığı önünde engel oluşturacağı yönündeki sözleri için de, “Dava açılabilir, her şey olur. Biz de savunmamızı veririz. Bunu en iyi Cumhurbaşkanı bilir. Milletin iradesinin önünde hiçbir güç duramaz ve bizim her hareketimiz hukuk çerçevesindedir. Şu anda milletin iradesine saygı duyulması gerektiğini en iyi Cumhurbaşkanı bilir” dedi.

SAYIN YILDIRIM SAYESİNDE İBB’NİN ÇALIŞANLARI BİR BAŞKAN OLDUĞUMU GÖRECEKLER

Binali Yıldırım’ın, katıldığı bir programda, kendisi hakkında Beylikdüzü Belediyesi’nde kamu zararına ilişkin davası olduğu iddiası için de İmamoğlu, “Doğru. Benimle ilgili Sayıştay raporunda, bir zarar raporu var. Belgesini de hazırladım. Yalnız şöyle bir fark var; bu konuda ifadelerimiz de alındı. Bir davaya dönüşmedi bildiğim kadarıyla. Burada 6,5 milyon TL’lik zarar denilen şey, çalışanlarıma vermiş olduğum tavan ücretin üstündeki rakamlardan dolayı. Beylikdüzü’ndeki çalışanları düşündüğüm için Sayıştay’da sorgulanıyorum. Lüks araçlar veya usulsüz tahsisler vesaire değil. Ben unutmuştum. Binali Yıldırım hatırlattığı için teşekkür ederim. İBB’nin çalışanları nasıl bir belediye başkanı olduğunu görecekler Sayın Yıldırım sayesinde” diye konuştu.

TARAFSIZ HABER AJANSI