Toplumsal Etki Araştırmaları Merkezi (TEAM) ve Araştırma 22 Haziran tarihli “ Araştırması” başlıklı anket çalışmasını açıkladı. Seçime iki gün kala açıklanan Öcalan’ın “Tarafsız kalın” çağrısı olan mektubun Kürt seçmenin algısını etkilemediği görülüyor… Buna göre Kürt seçmenin yüzde 66’sı ’na, yüzde 25’i ’a oy verecek.

31 Mart seçimlerine oranla AK Parti seçmenlerinde seçimin AK Parti tarafından kazanılacağı inancı daha zayıf görünüyor.

31 Mart seçimlerinde CHP’ye oy verme motivasyonu yeterince pekişmediği için sandığa gitmeyen ya da daha ideolojik ve esnekliği az olan HDP’li Kürt seçmende bu seçimlerde İmamoğlu’nun kazanma ihtimalinin güçlenmesiyle beraber sandığa gitme eğiliminde bir artış gözleniyor.

İstanbul’da Kürt seçmenlerin ne kadarı kime oy veriyordu, 31 Mart’ta ne yaptı, 23 Haziran’da ne yapacak, sandığa gitmemişler nasıl dağılıyor gibi sorulara saha verilerine göre verdiğimiz yanıtlar aşağıdaki tablolarda. İstanbul’da yaklaşık 1,5 milyon Kürt seçmen olduğu varsayımı ile oranları sayılara da dağıttık.

31 Mart’ta İstanbul’daki Kürt seçmenlerin % 56’sı Ekrem İmamoğlu, % 26’sı Binali Yıldırım’a oy vermişti.

23 Haziran’da ise % 66’sı Ekrem İmamoğlu’na, % 25’i Binali Yıldırım’a vereceğini ifade ediyor. 31 Mart’ta sandığa gitmemiş Kürt seçmenlerin ise 23 Haziran’da sandığa gidecek olan kesimi arasında ise İmamoğlu’nu destekleyenler % 73. Son olarak HDP seçmeni olan
Kürtlerin sandığa gitmeme oranı % 8.7’ye gerilemişken, AK Partili Kürt seçmende sandığa gitmeyecek olanlar %12.3’de kalıyor.

Bu durumun başlıca etkenlerini İmamoğlu’nun daha tanınan bir figür haline gelmeye başlaması ve Kürt seçmenlerin beklentilerine dönük sıcak söylemlerine devam etmiş olması oluşturuyor. Bununla beraber AK Parti’ye 24 Haziran genel seçimlerinde oy vermiş ve son seçimde sandığa gitmemiş muhafazakâr Kürt seçmende de AKP’ye az da olsa bir yöneliş fark ediliyor.

KÜRT SEÇMENİN SANDIĞA GİTME ORANI ARTACAK

Bu seçmen kitlesinin daha çok ekonomi ve Suriyeliler gibi meseleler sebebiyle Mart seçimlerinde sandığa gitmediği ancak kantarın topuzunun fazla kaçırıldığını düşünerek bu gündemi ötelediği ve Yıldırım’a yakınlaştığı görülüyor. Son seçimde % 18 olan sandığa gitmeyen Kürt seçmen oranının bu seçimlerde % 8’e düşeceği görülüyor.

İMAMOĞLU’NA YÖNELİŞ VEYA BOYKOT YÖNÜNDE

Esenyurt, Bağcılar, Küçükçekmece gibi seçime katılım oranının az olduğu yerlerde boykotçu seçmenlerin çoğunluğunu 40 yaş üstü HDP seçmeni ev hanımı eğitimsiz kadınların oluşturduğu, bu seçimlerde sandığa gitmelerinin teşvik edildiği ve bunun etki edeceği görülüyor. Seçim iptalinin AK Partili Kürtlere izah edilememesinin özellikle 31 Mart’ta AKP’ye oy veren kadınlarda ve gençlerde İmamoğlu’na yöneliş veya boykot yönünde şekillendiği görülüyor.

KÜRT SEÇMEN DÜZELME UMUDUNU KESTİ

AK Partiye daha önce oy vermiş seçmenlerin AK Partinin son beş yıllık Kürt politikasının düzeleceğinden umutlarını büyük oranda kestikleri, Erdoğan ve Soylu’nun sert Kürt söylemlerinden çok rahatsız oldukları, Binali Yıldırım’ın son Kürdistan çıkışının ikna edici bulunmadığı ve yer yer ters bile teptiği gözlemleniyor. İstanbul’da hala büyük oranda kendilerini “gurbette” hissetmekte olan ve siyasal tercihleri bu motivasyonla da şekillenen Kürt seçmenlerin AKP-MHP ittifakının başlamasıyla beraber kentteki ekonomiden ve istihdamdan pay alamadığından yakındığı ve kendi tarifleriyle “Karadeniz lobisinden’’ şikayetçi oldukları duyuluyor.

MADEM ÖYLE 25 YILDA NİYE YAPILMADI?

Özelikle yoksul semtlerde yer alan ideolojik kimliği daha zayıf Kürt seçmenler diğer seçmen grupları gibi, özellikle su indirimi gibi evin içine
doğrudan etki eden politikalardan memnun ve bunu tamamen İmamoğlu lehine kaydediyor. AK Parti önerisi ve kararıyla yapıldığı hatırlatması karşısında “madem öyle neden 17 (ya da 25) yıldır yapılmadı?” tepkisi verdikleri görülüyor.

HÜDAPAR SEÇMENİ DE İKNA EDİLEMİYOR

Son seçimde HÜDAPAR’a oy vermiş seçmenlerin, HÜDAPAR’ın sahada aktif olarak AK Parti lehine çalışmasına rağmen ikna edilemediği
görülüyor. Özellikle genç erkeklerde boykot ve İmamoğlu seçeneklerinin güçlü olduğu gözlemleniyor. Yine Saadet partili Kürt seçmenlerin de oy verdikleri partinin kazanma umudunun zayıflığı sebebiyle CHP adayı İmamoğlu’na oy vereceği anlaşılıyor.

Öcalan’ın mektubu sonrası daha önce İmamoğlu’na oy vereceğini söyleyen HDP seçmenleriyle yapılan çatı görüşmelerde seçmenin kararında kayda değer bir değişiklik olmadığı, Öcalan’ın ‘’tarafsız kalın’’ çağrısının HDP seçmeninin de bir seçim çağrısı olarak algılanmadığı görülüyor.

Partilerinin tutum değişikliğine dönük spekülasyonlara karşın HDP’li seçmenlerin mektup öncesindeki tutumlarını korudukları söylenebilir.