• Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde 1 yıl doldu… Muhalefet tepkili, iktidar ise temkinli…

    Bir yılı geride bırakan , siyaset arenasında da günlerdir konuşulan sıcak konular arasında… Neredeyse her konuşmalarında sistemin yanlışlarını sıralayan muhalefet liderleri, parlamenter sisteme dönülmesi gerektiğini vurguluyor. İktidar tarafı ise temkinli yaklaşıyor ve “revizyon”un altını çiziyor.

    TARAFSIZ HABER AJANSI

    Cumhurbaşkanı , 23 Haziran İstanbul seçiminin ardından yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ilişkin değerlendirmede bulunmuştu. Erdoğan, “Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yeni yönetim sisteminin bir yıllık uygulama sonuçları, eksikleri, aksaklıkları ve geliştirilmesi gereken yönleriyle ilgili bir kapsamlı çalışma başlattık. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey’in koordinasyonunda ilgili tüm kesimlerin katılımıyla bu değerlendirme çalışmasını gerçekleştireceğiz” demişti.

    TEK KİŞİNİN TÜRKİYE’NİN BÜTÜN SORUNLARINI ÇÖZMESİ MÜMKÜN DEĞİL

    Lideri Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Eski sisteme girilmesiyle ilgili bizim bir talebimiz olmadı. Eski sistemden zaten biz de şikayetçiydik. Darbe hukukundan arınmamış bir Anayasa ve yasalar varsa, eski sisteme dönmek doğru değildir. Örneğin yüzde 10 seçim barajını kim getirdi? Darbeciler getirdi. Hala savunuluyor. Eğer demokrasi ve milletin iradesine saygı duyulmasını istiyorsak yüzde 10 seçim barajının kalkması lazım. Anayasa’da köklü değişiklikler gerekiyor. Mutlaka Cumhurbaşkanı’nın tarafsız olması gerekiyor. Namusu ve şerefi üzerine yemin etti. Biz, demokratik bir yönetim istiyoruz. Eski sistem demokratik değildi ki. Biz, hiçbir zaman eski sisteme övgüler dizmedik. Tek adam rejiminin nelere mal olduğunu görüyoruz ve tanığıyız. Bütün her şey bir kişiye bağlanmış. Tek kişinin Türkiye’nin bütün sorunlarını çözmesi mümkün değil. Dünya kadar sorunu olan bir Türkiye’nin güçlü bir devlet yapısıyla, liyakatli bir devlet yapısıyla, demokratik bir parlamenter sistem içerisinde, denge ve fren sistemlerinin olduğu ve herkesin de mutlu olabileceği, gidip oyunu kullandığı zaman da gidip mutlu oy kullanabildiği bir sistem tabii. Adı rejim olur sistem olur, nasıl tanımlarsanız tanımlayın. Demokrasi, hak, hukuk ve adalet. Bunlar olduğu sürece bir sorunumuz yok. Ama bugün bu alanda sorun var.

    TÜRKİYE CUMHURİYETİ DE 3. EVRESİNE EKLEMLENMİŞTİR

    Lideri : Türk milletinin birinci hedefi bekasını korumak olmalıdır. 15 Temmuz’da yaşananlar tarihimizin çağrısını tekrar hatırlatmıştır. Demek ki Türk vatanını işgal emelleri hala bitmemiştir. Demek ki küresel odakların mütecaviz akımları hala kesilmemiş, daha doğru bir ifadeyle kesilmeyecektir. Bu nedenle hükümet sisteminin değişmesi gerekiyordu. Siyasetteki itiş-kakış son bulmalıydı. Kutuplaşma en aza çekilmeliydi. Cephe siyaseti değil, kaynaştırıcı bir anlayışın kök salması temin edilmeliydi. Parlamenter sistemden kaynaklanıp, siyaset hayatımızı doğrudan kuşatan krizlerin milli mutabakatla bitirilmesi, değilse bile azaltılması en acil gündemdi. Tarihimize ve kültürümüze en uygun modele intikal sağlanmış, Türkiye Cumhuriyeti de 3. evresine eklemlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milli misyon ve vizyonumuzla 2053 ve 2071 hedeflerimizi zemin hazırlayacaktır. Biz karanlığı gördük, bunu dert ettik sonra da bir mum yakıp etrafı aydınlattık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin teminatıdır. Yeni sistemi alışma evresi de son derece uyumlu geçmiştir. Hükümet krizleri yoktur, koalisyon çatlakları yoktur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye’nin önünü açmıştır. Kararların alınmasını kolaylaştırmış, devlette çift başlılığı neşter vurmuştur. Yeni sistemle birlikte kalıcı siyasi istikrarın kilidi açılmıştır.

    SİZ BU SİSTEMİN KISA FİLMİNİ ÇEKİN

    Eş Genel Başkanı : Bu sistem Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Bu hükümet özgürlükleri yok sayma tasfiye etme eşiğinde. Bir rehabilite yapacaklardı herhalde olmadı şimdi de sistemin MR’ını çekeceklermiş. Siz bu sistemin kısa filmini çekin. Çekin ki bu hukuksuzluklar adaletsizlikler tarihe not düşsün. Bu parlamento çatısı altında olanlar; gelin bu vesayetçi, tekçi yapıdan kurtulalım. Bu sisteme karşı demokratik bir cumhuriyet için, çoğulcu laik bir cumhuriyet için ilk adımı biz atalım.

    BU MODELDEN ÜLKEYE HAYIR GELİR Mİ?

    İYİ Parti Lideri : Bir ucube sistem getirdiler, bir yıl içinde ülkeyi uçuruma sürüklediler. İki ortağın kafa kafaya verip getirdikleri yönetim modeline bakın: Başkan var, sistem yok. Cumhur var, cumhuriyet yok. Mahkeme var, adalet yok. Okul var, eğitim yok. Üniversite var, bilim yok. Damat var, ekonomi yok. Bahçeli var, huzur yok. Erdoğan var, istikrar yok. Bu modelden ülkeye hayır gelir mi? Ekonomiyi şimdi zam yağmuruyla düzeltebileceklerini sanıyorlar. Tek yaptıkları ekonomiyi küçültmek, milleti fakirleştirmek. Size 10 yılı özetleyen bir örnek vereyim. Hani o 200 liralık banknotlar var ya, basıldığı gün onunla 133 dolar alınabiliyordu. Bugün aynı banknotla 33 dolar alınabiliyor. Türkiye 200 lirasında 100 dolar kaybetmiş. Bunun adı da ekonomik başarı öyle mi? Hadi ordan! Sayın Erdoğan ve damadı, son dönemde, “Yapısal reform” lafını dillerinden düşürmüyorlar. Ama dediklerinin tam tersini yapıp, kendilerinden önce başlayan kazanımları yıkmakta, sınır tanımıyorlar. Yerde “grafit” var Sayın Erdoğan. Görmediğiniz sürece; her yere kukla bürokratları getirip, bu Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nde, inat ettiğiniz sürece, bu iş daha iyiye gitmeyecek.

    CUMHURBAŞKANI TARAFSIZ OLMALI, BİR PARTİ GENEL BAŞKANI OLMAMALI

    Lideri Temel Karamollaoğlu: Bizim kanaatimiz şu ki, süratle bütün partileri Cumhurbaşkanı toplamalı, herkesi tatmin edecek, Türkiye’ye huzur getirecek, toplumun Meclis’te temsil edilmesine fırsat sağlayacak bir düzenleme yapılsın. Cumhurbaşkanı bugünkü haliyle bir partinin genel başkanı olmamalı, tarafsız olmalı; çünkü ülke sıkıntıya girdiğinde kucaklayıcı bir makama ihtiyaç var. Biz temsilde adaletin mutlaka gerçekleşmesi, yüzde 10 gibi yüksek bir barajın kesinlikle olmaması gerektiğine inanıyoruz. Cumhurbaşkanlığı sistemi devam edebilir; ama Cumhurbaşkanı’nın tarafsız olması, bir parti genel başkanı olmaması kaydıyla. Fakat onun karşısında yeri geldiğinde Cumhurbaşkanı’nı sorgulayacak, denetleyecek güçlü Meclis’e ihtiyaç var. Şeffaflık mutlaka sağlanmalı. Devlette şeffaflık, adaletin tecelli edeceğinin işaretidir. Yoksa adaleti nasıl sağlayacaksınız ki? Herkes hesap verebilmeli. Bunun için bu değişikliğe kesinlikle ihtiyaç var. Bir kişi buna karşı çıkabilir. O da onun hakkıdır; ama Türkiye’nin bu değişikliğe mutlaka ve mutlaka ihtiyacı olduğu kanaatindeyiz. Zaman içinde de bu değişiklik mutlaka gerçekleşecek. Nasıl gerçekleşeceği, hangi süreçte gerçekleşeceği önemli. Biz bunun bir an önce halledilmesi gerektiğine inanıyoruz.

    ÇARPIK PARLAMENTER SİSTEMDEN ÇARPIK BİR BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLDİ

    Eski Başbakan : 12 Eylül rejiminin getirdiği çarpık bir parlamenter sistem vardı. Bütün yetkileri, bütün sorumlulukları halkın seçtiği başbakan üzerine yükleyen, bütün yetkileri ve freni de cumhurbaşkanının eline veren çarpık bir sistem. Neydi o zamanki varsayım? Hep önümüzdeki dönemde, bundan sonra da hep bir general cumhurbaşkanı olacak genelkurmay başkanı, dolayısıyla yetkiyi ona verelim başbakanı denetlesin. Ama o Anayasayı yapanlar 30 yıl sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olacağını ya da 30 yıl sonra Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olacağını öngöremedikleri gibi, 7 yıl sonra ilk sivil Cumhurbaşkanı niteliğiyle Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanı olacağını göremediler. Anayasal sistemler kişilere ve kurumlara göre inşa edilmez. Devlet mimarisi kişilere, kurumlara, partilere, siyasi görüşlere göre inşa edilmez. Ama maalesef bütün uyarılarımıza rağmen çarpık parlamenter sistemden çarpık bir başkanlık sistemine cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı altında geçildi. Sayın Cumhurbaşkanımıza Aralık 2016’da ilk olarak bu Anayasa reformu Meclis’e sunulduğunda gittim üç saate yakın bu sistemin doğurabileceği sakıncaları kendisine arz ettim. Ama bugünkü şartlar bunu gerektiriyor diyerek şu görüş, şu kurum bunu gerektiriyor diyerek yaptığınız her devlet düzenlemesi sıkıntıya yol açıyor.

    SİSTEMİN MR’I ÇEKİLECEK

    Sözcüsü Ömer Çelik: Sistemi daha verimli hale getirecek bir sistem değişikliği milletten onay almıştır. Milli iradeye saygı duyanların buna da saygı duyması gerekiyor. Önemli olan vatandaşın devletle ilişkisinin en sağlıklı şekilde organize edilmesidir. Sistemin bir yıl içindeki performans değerlendirmesi yapılacaktır. Bürokrasinin çeşitli noktalarında sisteme uyum sağlayamama söz konusuysa bunlar tespit edilecek. Çeşitli noktalarda vatandaşa hizmet götürme konusunda yeterli performans göremediğimiz konular güncellenecek. Bunların hepsi masaya yatırılıp, bunun bir röntgeni, MR’ı çekilecek. Önemli olan burada hizmetin hızlı gitmesi.