• Ankara Barosu’ndan FETÖ imasına yanıt: Kandırılmamış olmaktan büyük onur duyuyoruz

    ’nun “Emniyette işkence iddiaları”na ilişkin raporu hakkında soruşturma başlatıldı. 

    Ankara Barosu’nun ‘FETÖ’ operasyonunda gözaltına alınan bazı kişilere işkence yapıldığına yönelik raporu Meclis İnsan Hakları Komisyonu’nda gündem oldu.

    İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce’nin, iddiayı ortaya atan avukatların yakınlarının FETÖ ile ilişkili olduğunu söylemesi üzerine baro açıklama yaptı.

    Baronun açıklamasında söz konusu rapor hakkında soruşturma başlatıldığı da belirtildi.

    Muhterem İnce’nin sözlerine yazılı açıklamayla cevap veren Ankara Barosu, “hukukun üstünlüğünü savunan her kesimi FETÖ ile ilişkilendirerek algı yaratma çabalarının trajikomik bir örneğidir” ifadeleri kullandı.

    “İlk olarak HDP’li Gergerlioğlu’nun ortaya attığı iddiaların ardından çeşitli medya kuruluşlarında da yer alan KHK ile ihraç edilen Dışişleri Bakanlığı personeline “insanlık dışı muamele”de bulunulduğu haberleri üzerine baronun 5 avukatı, cezaevindeki 6 kişiyle yüz yüze görüşerek rapor yayımlamıştı.

    O rapora ilişkin İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce, “Bu iddiayı ortaya atan avukatlardan birinin anne babası ve kardeşinin byLock kullanıcısı, babasının , ağabeyi firari, bir başka avukat da byLock kullanıcısı olarak tutuklu” dedi.

    “Ankara Emniyeti Dışişleri Bakanlığında yapılan sınav usulsüzlüğüyle ilgili 250 kişiyi kapsayan bir çalışma kapsamında 44 ilde eş zamanlı bir operasyon yaptı, 129 şüpheli gözaltına alındı. süreleri, sayı fazla olduğu için hâkim kararıyla 2 kez uzatıldı. Bunların bütün doktor raporları alındı, bütün avukat görüşmeleri yaptırıldı, hatta bu dönemde 139 avukatla 658 defa görüşme sağlandı, tüm görüşmeler de tutanağa bağlandı. ‘İşkenceye maruz herhangi bir darp ve cebir yoktur’ ibaresinin tüm doktor raporlarında olduğunu tespit ettik.”

    Rapor hakkında 2019/93760 sayılı soruşturma numarası ile başlatıldığını duyuran baro açıklamasında Muhterem İnce’nin sözlerine de cevap verildi:

    “TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun 10.07.2019 tarihli toplantısında, İçişleri Bakan Yardımcısı ile MHP Eskişehir milletvekilinin, baromuz tarafından 28.05.2019 tarihinde yayımlanan işkence iddialarına ilişkin raporu hakkında; insani ve mesleki değerlerimizin tarihimizin hiçbir döneminde kesişmemiş olmasından ve kandırılmamış olmaktan büyük onur duyduğumuz malum terör örgütüne ilişkin imaları; artık alışık olduğumuz insan haklarını, hukukun üstünlüğünü savunan her kesimi FETÖ ile ilişkilendirerek algı yaratma çabalarının trajikomik bir örneğidir.

    Baromuzca yayımlanan rapor Avukat Hakları Merkezimiz, Cezaevi İzleme Kurulumuz ve İnsan Hakları Merkezimizden görevlendirilen beş meslektaşımızın Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosundaki bir kısım şüpheliyle yüz yüze yapılan görüşmeler neticesinde düzenlenmiş olup, raporun sonuç kısmı yapılan görüşmelerden elde edilen veriler ışığında işkence iddiasına ilişkin ciddi veriler bulunması nedeniyle bu konuda etkili bir soruşturma yapılması talebini ve bu soruşturmada neler yapılması gerektiğine ilişkin tespitleri içermektedir. Bu rapor neticesinde de Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/93760 sayılı soruşturma numarası ile soruşturma başlatılmış bulunmaktadır.

    TBMM çatısı altında raporun vahim içeriğinin bir ihbar kabul edilip gerçeğin ortaya çıkartılması yerine Ankara Barosu FETÖ ithamlarıyla karalanmak istenmiştir.”

    AÇIKLAMANIN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

    SORUŞTURMA KONUSU RAPOR’DAN

    “Tutanaklar ile de sabit olan ve yapılan görüşmeler neticesinde muamele ve işkence iddialarına dair tespitler şunlardır

    • Görüşülen 6 kişinin tamamı “mülakat” adı altında görüşmelere götürüldüklerini, burada itirafçı olmaya zorlandıklarını, ve hakaretlere maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir. Görüşülen 6 kişinin tamamı birden fazla defa mülakata çıkarıldıklarını, mülakatta kendilerine psikolojik baskı uygulandığını, mülakatı gerçekleştiren kişileri görseler teşhis edebileceklerini ifade etmişlerdir.
    • Görüşülen 6 kişiden 5’i mülakatlar haricinde işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldığını ifade etmiştir. Görüşme yapılan 1 kişi bizzat bir işkence ve kötü muameleye maruz kalmadığını, ancak aynı koğuşta kaldığı kişilerden ve Sulh Ceza Hakimliğine gözaltı süre uzatım işlemleri sırasında toplu olarak görüldüklerinde orada bulunan diğer kişilerden işkence ve kötü muamele iddialarını duyduğunu ifade etmiştir. Bu kişinin duyum üzerine anlatımları kötü muamele ve işkenceye maruz kalan kişilerin anlatımları ile uyumludur. Yine bu kişinin işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını duyduğunu beyan ettiği isimler ile işkenceye ve kötü muameleye maruz kaldığını beyan eden kişilerin isimleri arasında farklılık gözlemlenmemiştir.
    • İşkence ve kötü muameleye maruz kaldığı ifade eden 5 kişinin ortak anlatımlarına göre; bu kişiler (bir kişi cumartesi gecesi, bir kişi cumartesiyi pazara bağlayan gece, üç kişi ise pazar gecesi) gözaltındaki tutuldukları koğuşlardan çıkarıldıklarını, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Soruşturma Bürosunun giriş katında bulunan bölümü getirildiklerini (bir kişi bu yere kelepçesiz getirildiğini, dört kişi ise ters kelepçeli olarak getirildiğini ifade etmiştir.)büronun girişindeki dar koridorda kapısında “girilmez”yazılı kapıdan içeri sokulduklarını, buradan karanlık bir odaya sokulduklarını, karanlık odaya bırakan kişilerin çıktıklarını, karanlık odada yüzlerini karanlık sebebiyle göremedikleri kişilerin, kendilerini önce duvara yasladıklarını, gözlerini bağladıklarını (ters kelepçe takılmayan kişi bu odada ilk olarak kendisine ters kelepçe takıldığını ifade etmiştir.) sonrasında diz çöktürdüklerini, bir süre süründürdüklerini, jop ile kafalarına vurulduğunu, konuşmazlarsa jopu makatlarına sokulmakla tehdit edildiklerini, karanlık odadaki kişilerin jopu vücutlarında gezdirdiklerini ifade etmişlerdir.”

    RAPORUN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN