• ÖZEL HABER -Suriyeliler nereye gönderilecekler? Afrin ve İdlib adresler arasında mı?

    Suriyelilerin kayıtlı olduğu yerlere gönderilmesi tartışmasının fitili, aslında ’ın seçim sürecinde söylediği “Fırat’ın doğusuna göndereceğiz” sözleriyle ateşlenmişti. Sonrasında düğmeye basıldı ve Suriyelilerin gönderilme çalışmaları başladı. Muhalefet, Suriyelilere yönelik politikayla, mülteci haklarının ihlal edildiğini söylüyor. Suriyelilerin ve İdlib’e gönderileceği söylentileri de gündemde. Muhalefet bu olasılık için de uyarıyor: Çok daha büyük trajediler yaşanabilir.

    DİLHUN GENÇDAL/TARAFSIZ HABER AJANSI

    Kayıt dışı Suriyelilerin gönderilmesi son günlerde en çok tartışılan konuların başında geliyor. Aslında Suriyelilerin gönderilmesine yönelik açıklamalar 23 Mart İstanbul seçiminden önce yapılmaya başlamıştı.

    AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, CHP’li rakibi Ekrem İmamoğlu ile katıldığı ortak yayında Suriyelilerin akıbetine yönelik açıklama yapmıştı.

    BİNALİ YILDIRIM “FIRAT’IN DOĞUSUNA GÖNDERECEĞİZ” DEMİŞTİ

    Binali Yıldırım-AK Parti İzmir Milletvekili

    Bu açıklamanın üzerinden henüz bir ay geçmeden Suriyelilerin gönderilmesine yönelik duyurular yapılmaya başlandı. İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamada, kayıt dışı Suriyelilerin kayıtlı oldukları kentlere gönderileceği, kayıtlı olmayanların ise sınır dışı edileceği bildirildi.

    Suriyelilerin gönderilme kararına karşı çıkan muhalefet partileri, konuyla ilgili endişelerini Tarafsız Haber Ajansı’na anlattı.

    AB VE ABD’NNİN YAPTIRIM KARARLARININ PAYI VAR

    -HDP Göçmen ve Mülteci Komisyonu Sözcüsü

    HDP Göçmen ve Mülteci Komisyonu Sözcüsü Gülsüm Ağaoğlu, Suriyelilerle ilgili kararda son seçim sonuçlarının etkili olduğunu söyleyerek, “Ama son dönem Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de petrol aramasına, S400’lerin alımına bağlı olarak gerek Avrupa Birliği’nin (AB) gerekse ABD’nin uygulayacağı söylenen yaptırımların bunda çok büyük payı var” dedi.

    AMAÇ, ORAYI KÜRTLERDEN ARINDIRMAK

    Ağaoğlu, Suriyelilerin Afrin ve İdlib’e gönderildiğini anlattı: “Türkiye, Rojava devrimini boğmak istiyor. Amaç, orayı Kürtlerden arındırmak; bunu şimdi eliyle yapacaklar, oradaki demografiyle bu şekilde oynayacaklar. Orada ne iş ne insan kalmış. Onları buraya kaçıran IŞİD denen terör belasıydı. İdlib hala bunların ağırlıklı olduğu ve IŞİD’le paralel olan örgütlerin olduğu yer. Bile bile ölüme gitmek. Bundan kaçınmak için şartları zorlayacaklarını düşünüyoruz…”

    İNSAN TİCARETİ DAHA DA ARTACAK

    Ağaoğlu, İstanbul’dan gönderilen Suriyelilerin Avrupa’ya geçmek için daha farklı yollar deneyeceklerini belirterek, “Güvenli olmayan yollarla Avrupa’ya geçişin önü açılmış olacak. İnsan ticareti dediğimiz şey daha da artacak” dedi.

    AKP, KÜRTLERİN YAŞAM ALANI KURABİLECEKLERİ FORMÜLÜ BOZMAK İÇİN HER TÜRLÜ ADIMI ATAR

    -TİP Hatay Milletvekili

    Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Barış Atay, Suriyelilerin gönderilmesini, “Hem iç siyaseti domine etmek hem de Suriye’de Türkiye’nin yararına oluşturulabilecek herhangi bir bölgeyi dizayn etmek çabası” olarak değerlendirdi. Atay, “AKP’nin, Suriye’nin kuzeyinde, özellikle Kürtlerin Esad’la anlaşabileceği, kendilerine bir yaşam alanı kurabilecekleri bir formülü bozmak için her türlü adımı atacağı da bir gerçek”  dedi.

    Atay, Suriyelilerin İdlib, Afrin gibi bölgelere yollanması olasılığı için de “Birçok silahlı, cihatçı çetenin, terörist grubun eline vermek ve o insanların geleceğinin ne olacağı bilinmeyen bir sürece dahil edilmeleri anlamına gelir. Bu düşünmesi bile korkunç bir durum” dedi.

    AKP’NİN ELİNE AYAĞINA DOLANACAK

    Kararın, önümüzdeki süreçte vahim bir tablo çizeceğini belirten Atay, “Çok uzun olmayan bir gelecekte AKP’nin eline ayağına dolanacağını da söyleyebiliriz. Çünkü resmi olarak neredeyse 5 milyon kişiye dayanmış bir mülteci sorununu, ‘Siz kayıt olduğunuz şehre gidin, gitmezseniz biz sizi götürürüz’ gibi ceberrut, üstenci, tepeden inme bir anlayışla götürme şansı ne yazık ki, AKP’nin artık yok. Bu sistem başka türlü bir kayıt dışı, Türkiye’de yerleşmeye çalışma ihtimalini arttıracaktır. Çünkü bu sefer içeride bir kaçış hikayesi başlayacak. Kaçma fırsatı bulabilen, yurt dışına kaçmayı deneyecektir. Bu çok daha büyük insan trajedilerine sebep olabilir” diye konuştu.

    SURİYELİLERİ NEFRETİN, KİNİN VE DÜŞMANLIĞIN OBJESİ HALİNE GETİRDİLER

    -CHP İstanbul Milletvekili

    CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Sonuçta savaştan kaçtılar kendi iradeleri dışında ve Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldılar, kendi tercihleri değildi bu. Türkiye, evet ev sahipliği yaptı açık kapı politikasıyla ama aynı zamanda gerçekçi bir entegrasyon projesi yürürlüğe sokmadığı için Suriyelileri nefretin, kinin ve düşmanlığın objesi haline getirdiler” dedi.

    TÜRKİYE SURİYELİLERİ AVRUPA’YA KARŞI TEHDİT OLARAK KULLANDI

    AK Parti’nin, son seçim sonuçlarını Suriyelilere fatura ettiğini söyleyen Tanrıkulu, şu tespitleri yaptı:

    “Kayıtlı oldukları yerlere gönderme, daha ağır politikalar uygulama gibi seçenekleri gündeme getirmeye başladılar. Bütün kamuoyu yoklamalarında sorun başlığı olarak Suriyeli mülteciler karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla da iktidar bunun siyasi bir maliyeti olduğunu düşünüyor kendisine. Asıl sebep siyasi maliyet. Öte yandan Avrupa Birliği (AB) açısından, Türkiye mülteciler bakımından bir karakol görüyor. Bunun da ekonomik bedelini ödüyorlar Türkiye’ye. Türkiye de bunu Avrupa’ya karşı tehdit olarak kullandı. AB de, bunun karşılığında Türkiye’deki ağır insan hakları ihlallerini, adaletle, demokrasiyle ilgili sorunları görmezden gelmeye başladı. Mültecilerle ilgili durumun değişmesinde Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin faaliyeti sonrası AB’den yaptırım kararı da etkili oldu. Ama mültecilere yönelik son durum nefreti, ırkçılığı ve düşmanlığı daha fazla besler, doğru değildir. Doğru olan, Suriyelilerle ilgili olarak doğru entegrasyon politikalarının hayata geçirilmesidir…”

    DAHA AĞIR İNSAN HAKLARI İHLALLERİNE YOL AÇACAK

    Tanrıkulu, kayıt dışı Suriyelilerin kayıtlı oldukları yerlere gönderilmeleri ya da sınır dışı edilmeleriyle sorunun çözülmeyeceğini söyleyerek, “Bu tedbirlerle sorunu çözmek mümkün değil. Kampa götürülür, oradan kaçar. Benim endişem şudur ki; daha ağır insan hakları ihlallerine yol açacak bir politikaya doğru evrilmesidir bu olayın” dedi.