• Abdulkadir Selvi: Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın partisinin kuruluşu aralık ayına kaldı

    Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında kurucusu olduğu AK Parti’den istifa eden ve çalışmalara başladığını ilan eden  ile hareket eden iş insanlarının bazı AK Parti’li başkanları aradığını iddia etti.

    Selvi, “-Ali Babacan partisiyle ilgili çalışmaları yürüten “işadamları” arayıp birlikte çalışmak istediklerini bildiriyorlar. Babacan adına işadamı gruplarının araması size ilginç gelmiyor mu? Başkanlar, siyasete Erdoğan’la devam edeceklerini belirtip telefonları kapatıyorlar” dedi.

    Selvi,  “Abdullah Gül-Ali Babacan’ın kuracakları partiyi aralık ayına erteledikleri söyleniyor. atta aralık da olmayabilir, 2020’ye kalabilir diyenler var. Acelelerinin olmayışı ufukta bir seçim olmamasından kaynaklanmıyor. Daha çok konjonktürle ilgili” ifadesini kullandı.

    Abdulkadir Selvi’nin “Yeni partiler cephesinde ilginç şeyler yaşanıyor” başlıklı yazısı şöyle:

    AK Parti’nin yerel seçimlerde aday göstermediği belediye başkanları ile eski İl başkanlarının telefonları çalmaya başladı.

    Bundan 1 ay önce Davutoğlu ile birlikte hareket edenler arıyor, “Sizinle birlikte yol yürümek istiyoruz” diyorlardı. Olumlu yanıt alamadılar. Aranan isimler Erdoğan’la yola devam edeceklerini bildirdiler. Şu günlerde ise benzer isimleri Abdullah Gül-Ali Babacan partisiyle ilgili çalışmaları yürüten “işadamları” arayıp birlikte çalışmak istediklerini bildiriyorlar. Babacan adına işadamı gruplarının araması size ilginç gelmiyor mu? Başkanlar, siyasete Erdoğan’la devam edeceklerini belirtip telefonları kapatıyorlar. Belediye başkan adayı yapılmasa da il başkanlığından alınmış olsa da “Reis’le başlayanlar Reis’le devam etme” kararlılığını sürdürüyorlar.

    ’nun siyasi mesajlarının dozunu arttırması, parti kurma çalışmalarını hızlandırdığı şeklinde yorumlanıyor. Abdullah Gül-Ali Babacan cephesinde de benzer bir kanaatin oluştuğu söyleniyor. O nedenle Davutoğlu’na yönelik rahatsızlık artmış durumda. Davutoğlu aceleci, Gül ve Babacan ise ihtiyatlı. Abdullah Gül-Ali Babacan’ın kuracakları partiyi aralık ayına erteledikleri söyleniyor. Daha önce eylül-ekim ayı denilmişti. Hatta aralık da olmayabilir, 2020’ye kalabilir diyenler var. Acelelerinin olmayışı ufukta bir seçim olmamasından kaynaklanmıyor. Daha çok konjonktürle ilgili. Öyle ki temmuz-ağustos aylarında S-400’ler nedeniyle Türkiye’nin ABD tarafından cezalandırılacağı beklentisi hâkimdi. 1 yıl önce Trump’ın attığı tweet’lerle dolar 7.2’ye kadar tırmanmıştı. Bu kez de ağır yaptırımlar gelirse doların 9 liraya kadar tırmanmasını, ekonomide bir felaket tablosunun yaşanmasını bekliyorlardı. Ülkenin felaketinden kendilerine saadet çıkmasını hesap ediyorlardı. Krizin tam orta yerinde ekonomideki başarılarıyla Ali Babacan, gül gibi açacaktı. Ancak Trump beklentilerini suya düşürdü. Bekledikleri kriz gelmedi. Onlar da parti kurma çalışmalarını zamana yaymayı tercih ettiler.

    Bu arada Abdullah Gül-Ali Babacan partisinin kuruluş çalışmalarını yürüten eski Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ziyaret ederek, yeni parti kurma çalışmalarında görev aldığı için istifasını sunduğu söyleniyor. Erdoğan’ın da Atalay’a “Siz bilirsiniz” diye karşılık verdiği ifade ediliyor.

    BABACAN-DAVUTOĞLU DİYALOĞU

    Süreç ilerledikçe yeni parti kuracakların cephesinde ayrışma daha çok netleşiyor. İlk başlarda Ali BabacanDavutoğlu’nun da aynı çatı altında olmasını düşünüyordu. Hatta bu konuda bir çaba içerisindeydi. Ama Abdullah Gül, başından itibaren Davutoğlu’nun yeni siyasi hareket içinde olmasına sıcak bakmadı. Hatta mesafeli tutumunu korudu. Bu yılın başlarında eski bakanlardan oluşan bir grubun da Abdullah Gül’e giderek “Davutoğlu varsa biz yokuz” dedikleri söylenmişti. Gül’ün de “Davutoğlu yok. Siz işinize bakın” yanıtını verdiği konuşulmuştu. Abdullah Gül, merkeze hitap eden, Avrupa Birliği endeksli bir parti kurmayı amaçlıyor. O nedenle Davutoğlu’nun “İslamcı” çizgisinin yeni partinin üzerine düşmesini istemedi. Ayrıca lideri olduğu bir harekete ortak kabul etmemesi de işin başka bir yüzünü oluşturuyor.

    Süreç içerisinde Babacan’ın da Davutoğlu ısrarından vazgeçtiği ortaya çıktı. Hatta Davutoğlu’nun Babacan’ı arayıp “Hani birlikte olacaktık” diye sitem ettiği, Babacan’ın ise “Bu konuda söz mü verdim” diye karşılık verdiği söylendi. İkili arasındaki diyalog yolların giderek ayrışmasıyla süreçle örtüştü.

    YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ