Meclisi toplantısı AK Parti ve arasında tartışmalarla sürdü. AK Parti’li Cumhurbaşkanı’nın çocuklarının yönetimde olduğu vakıflara ’den kaynak aktarılmasıyla ilgili eleştirileri yanıtladı: “Cumhurbaşkanı’nın çocukları bu toprak, bu millet için bir şeyler yapıyorlarsa buna teşekkür etmemiz lazım…” CHP İBB Meclis Grup Başkanvekili da İBB’de işten çıkarmalar ve Tayfun Kahraman’ın atanmasına ilişkin eleştirilerine yanıt verdi.

DİLHUN GENÇDAL/
TARAFSIZ HABER AJANSI

CHP İBB Meclis Grup Başkanvekili Doğan Subaşı, AK Parti’lilerin eleştirilerine şu yanıtları verdi:

  • “Son altı ay içinde sadece siyasi nedenlerle oy kapmak adına işe adam alınmasını biz kabul edemeyiz.
  • Niye duyuru yapmadınız?
  • Neden anlatmadınız?
  • Geçen sene 500 tane zabıta alırken duyurmuştunuz.
  • 2 bin kişi aldınız, neden duyurmadınız?
  • Bu atılan, çıkarılan arkadaşların iş bulma umutlarıyla oyun oynadınız siz.
  • 150 bin kişiyi KHK ile işten çıkardınız. Siz işten çıkarma konusunda kimseye akıl verecek durumda değilsiniz.
  • Buradaki arkadaşların bize akıl verecek kadar aklı varsa gitsinler o aklı Ankara’ya versinler.
  • Siz şimdi tekel işçilerine ne anlatacaksınız? Biz adil bir işe alım süreci uygulayacağız.”

“İBB VE İŞTİRAKLERİNDE YILDIRIM’IN KAÇ AKRABASI VAR; GÖKSU SOY İSİMLİ KİŞİLER AKRABANIZ MI, AÇIKLAYIN”

’ın İBB ve iştiraklerinde akrabaları olduğunu ima eden Subaşı, “, ben merak ediyorum belediye başkan adayıydı. Sayın Yıldırım, İGDAŞ’ta, İSPARK’ta İBB’de kaç akrabanız çalışıyor? Merak ediyorum. Tevfik Göksu’ya soruyorum, İBB’de 10’a yakın Göksu soy ismiyle çalışan arkadaş var. Bir yanlışlık varsa, soyadı benzerliği var diyorsa açıklar, biz de tatmin oluruz” diye konuştu.

“SİZ GEZİ’DEN OLAY DİYE SÖZ EDEMEZSİNİZ, GEZİ DİRENİŞİ DİYECEKSİNİZ”

  • Subaşı, Tayfun Kahraman’ın atanmasıyla ilgili olarak da şunları söyledi:
  • “Tayfun Kahraman’la ilgili Gezi olayları dendi. Olay değildir siz Gezi’den olay diye söz edemezsiniz.
  • Gezi Parkı dediğiniz şeyde 81 ilde insanlar sokağa çıktı. Siz ona öyle olay molay diyemezsiniz.
  • Gezi direnişi diyeceksiniz.
  • Orada Taksim Dayanışması vardı, Tayfun Bey de üyelerindendi.
  • Gezi, şehre, ülkeye, doğaya nasıl sahip çıkılır onun en güzel örneğidir.
  • Tayfun Kahraman orada gösterdiği yeteneklerine daire başkanı olarak burada gösterecek.
  • Kentsel dönüşüm rant kapısı olmayacak. Halktan yana bir kentsel dönüşüm olacak…”

TEVFİK GÖKSU: BİNALİ YILDIRIM SİZDEN BENDEN DAHA HASSAS BİR HAKKANİYET GÖZETECEK KİŞİDİR

Tevfik Göksu da, Subaşı’nın sözlerine karşılık şu değerlendirmeleri yaptı:

  • “Bir hakkaniyet söz konusu ise, Binali Yıldırım hiç merak etmeyin sizden benden daha hassas bir hakkaniyet gözetecek kişidir.
  • Onun ne kadar akrabası olduğunu ben bilmiyorum. Ama büyükşehir belediyesinde çalışanlar onun akrabası olduğu için değil, hak ettiği için oradadır.
  • Bunun sayısı varsa, söylersiniz ama kalkıp da bu ülkede başbakanlık meclis başkanlığı yapmış bir kişiyi böyle itham altında bırakmak doğru değildir. diye düşünüyorum.
  • İkincisi Ravza hanımla ilgili söylediğiniz yanlış bir bilgi. Ravza hanım ta 1994’lerde büyükşehir belediyesine girmiş AB masasında çalışmaya başlamış, daha sonra yurtdışına doktoraya giderken Ulaşım A.Ş.’den Metro A.Ş.’ye görevlendirilmiş ve milletvekili olduktan sonra da herhangi bir ücret almamıştır ve ilişkisi dondurulmuştur…”

Göksu’nun sözlerine karşılık devreye giren , “Özür diliyorum, bir milletvekili isim vermedi Binali beyi biliyorum ama Ravza hanımın ismi verilmedi” dedi.

GÖKSU: “CUMHURBAŞKANI’NIN ÇOCUKLARI BU ÜLKENİN TOPLUMSAL SORUNLARI İÇİN EMEK ORTAYA KOYUYORLARSA TEŞEKKÜR ETMEK LAZIM

Vakıflarla ilgili de İmamoğlu’na yanıt veren Tevfik Göksu, şunları söyledi:

  • “Vakıflarla ilgili olarak sizin kullandığınız ‘aile vakfı, bir grubun vakfı’ şeklinde…
  • Bakın burada kastettiğiniz şey cumhurbaşkanımızın ailesi ise, aslında bu ülkenin vatandaşı, bir evladı olarak; bu ülkenin cumhurbaşkanının çocukları bu ülkenin toplumsal sorunları için emek ortaya koyuyorlarsa teşekkür etmek lazım, takdir edilmesi lazım.
  • Bu ülkenin cumhurbaşkanı ömrünü buraya vermiş büyük emek sarf eden bir insan ve onun dört tane evladının her biri farklı sosyal gruplarda çalışma yaparak bu ülkenin fakiriyle, fukarasıyla, çocuklarıyla, gençleriyle uğraşıp emek ortaya koyuyorlarsa buna teşekkür etmemiz lazım.
  • Bu çocuklar başka şeyler de yapabilirlerdi. Ama bu toprak bu millet için bir şeyler yapıyorlarsa buna teşekkür etmemiz lazım”.

SARAY DEDİĞİNİZ YER BİR SARAY DEĞİL, ORASI MİLLETİN EVİDİR”

İmamoğlu’nun tatille ilgili Cumhurbaşkanına yönelik sözleri için de Göksu, “Cumhurbaşkanımız, cumhurbaşkanı olduktan sonra sarayda tatil yapan bir adam değil. Cumhurbaşkanımızın gayreti ve emeğini bütün dünyanın taktirle izlediğini biliyoruz. Kalkıp da burada Cumhurbaşkanımızla bir mukayeseye girmenizi doğru bulmuyorum ve o saray dediğiniz yer bir saray değil, orası milletin evidir, milletin hizmetindedir” dedi.

İMAMOĞLU: “SİZİNLE BİZİM ARAMIZDAKİ BAKIŞ FARKI”

Bunun üzerine İmamoğlu da, “Biz saray, şatafat deyince sizin zihninizde oluşan buysa bizim sorunumuz değil sizin sorununuz. Bir siyasinin çocuklarının sürece dahil olması da sizinle bizim aramızdaki bakış farkı. Benim bakışım öyle değil, sizin bakışınız öyle olabilir. Benim bakışım, bu ülkenin siyaset yapan kişilerinin ailesinin mümkün olduğu kadar siyasi alanlarda ya da süreçlerde bulunmamasıdır” karşılığını verdi.