• Yavuz Oğhan’ın polisle korsan taksi sınavı

    İstanbul’da bir toplantı için Zorlu AVM’ye giderken polis tarafından çevrilen gazeteci Yavuz Oğhan, “korsan taksici olmaktan” kurtuluş hikâyesini için yazdı…

    “Zorlu’da bir toplantım vardı dün.

    Birlikte çalıştığım arkadaşım Nilay Can ile benim arabamla Zincirlikuyu’dan Zorlu AVM’ye döndüğümüzde polis çevirmesi ile karşılaştık.

    Ben sürücü koltuğunda Nilay da yan tarafta oturuyordu.

    POLİS KİMLİK VE RUHSAT İSTEDİ

    Benden ve Nilay’dan kimliklerimizi istedi, bizi çeviren trafik polisi değildi ama bir de arabanın ruhsatını rica etti.

    Bu arada arabamın küçük, İstanbul trafiğinde sıkça rastlanılan bir araba Hyundai İ-20 olduğu bilgisini de vereyim çünkü bu nokta can alıcı.

    Evrakı polise verdikten sonra “Beyefendi benimle gelir misiniz” dedi kontrolü yapan memur.  

    O KRİTİK SORU GELDİ

    Polis önde ben arkasında arabadan uzaklaştık, Nilay’ın konuşmalarımızı duyamayacağı mesafeye varınca o kritik soru geldi: “Yanınızda oturan hanımefendinin ismi ne?’’

    Şaşırdım ama söyledim. Bir de benim isim unutma huyum vardır ki onun için azıcık da telaşlandım doğrusu.

    SORULAR GİTTİKÇE ZORLAŞIYORDU

    Sonraki soru biraz daha zordu.

    Nilay Hanım’ın annesinin ismi ne?

    Haydaa…

    Nilay ile uzun yıllardır birlikte çalışıyoruz, annesine de arada sırada selam gönderiyorum ama ismini öğrenmek hiç aklıma gelmemişti. Öğrensem de unutmamam imkansızdı.

    “Bilmiyorum” dedim.

    Nilay’ın annesinin ismini bilmiyorum ya, polis memurunun yüzüne, büyük bir vurgunu ortaya çıkartmış görevlinin mutluluğu yayıldı.

    Nilay Hanım’ı nereden tanıyorsunuz diye devam etti sorular, “Tamam yakaladım” edasıyla.

    POLİS BU DETAYLARI NİYE MERAK EDİYORDU

    Polisin bu detayları niye merak ettiğini bilmeden anlatmaya devam ettim. Ama sonuçta Türkiye’de yaşıyoruz, bir enteresanlıkla karşılaşacağımız da kesin… Kafamda “Dur bakalım bu işin sonu nereye varacak” soruları…

    Sonra bir dakika burada bekleyin Nilay Hanım’a da aynı soruları soracağım dedi ve ağzındaki baklayı çıkardı.

    “Korsan taksi olmayasınız…”

    O an jeton düştü bende.

    ONCA POLİS KORSAN TAKSİ PEŞİNDEYMİŞ

    Onca polis bu korsan taksileri ortaya çıkarmak için mesai veriyordu.

    Arabaların markalarına bakıyor ve “Hımmm bu araba pahalı, bundan korsan olmaz” deyip geçmesine izin veriyor veya benimki gibi mütevazı bir otomobil ve içinde de iki kişi görünce, bir de sürücüsü için “Bundan olsa olsa korsan taksici olur” diye düşünürse hemen çeviriyor ve başlıyor çapraz sorguya.

    Konumuza dönelim.

    Ben meseleyi anlayınca biraz zor da olsa Nilay’a yönelen polisi çevirebilmeyi başardım. Çünkü Nilay da benim rahmetli annemin ismini bilemeyecekti, yani sorgulama baştan fiyaskoydu, fiyaskoyu önleyebilmek için “Ben gazeteciyim, televizyon programcısıyım, bu da sürekli basın kartım” diye bir şeyler mırıldandım ve kartı gösterdim. Sarı ve sürekli basın kartımın (o da değişti turkuaz oldu ama eskisi bana yetti) desteğiyle polis memurunu ikna etmeyi başardım.

    Bindim arabaya ve Zorlu’ya doğru yola devam ettim.

    SİZ SİZ OLUN

    Ama ya ikna edemeseydim, ya polis sorguya devam etse, Nilay’a da benim annemin ismini sorduğunda yanıt alamasaydı, “Sen kesin korsansın’’ diyerek ‘’Bizi alıkoyacak mıydı” sorusunu kafamdan uzun süre atamadım.

    Kıssadan hisse;

    Siz siz olun arabada yanınızda bulunanların annelerinin babalarının yedi sülalesinin ismini cismini öğrenin, zira kolay değil polis memurlarını korsan olmadığınıza ikna etmek.

    BU MUAMELEDEN KURTULMANIN EN KESTİRME YOLU

    Kazara yoldan otostop çekenlere de sakın yüz vermeyin “Para almadım, otostopçu” falan diye inandıramazsanız sorguya katılanları maazallah, binlerce lira ceza ödersiniz arabanız da bağlanır… Ona göre.

    Ama bu muameleden kurtulmanın en kestirme yolunu da söyleyeyim size.

    Öyle mütevazı arabalara binmeyin. Potansiyel korsan olursunuz, borçlanın, kredi çekin bir şeyler yapın havalı bir araba alın.

    Yardımcı olun devletimize.

    Az şey mi?

    Korsan taksi ile mücadele ediyorlar.