Başkanı Donald ’ın Cumhurbaşkanı ’a hitaben kaleme aldığı mektubun ekinde SDG yöneticisi Mazlum Kobani’nin mektubu da vardı.

TARAFSIZ HABER AJANSI

Trump diplomatik teamüllerin ve nezaketin tamamen dışında bulunan mektubunu 9 Ekim 2019 tarihinde, ’nin aynı gün başlattığı “Barış Pınarı” harekatından önce, kaleme aldı.

MEKTUP PENCE RANDEVUSUNDAN ÖNCE SIZDIRILDI

Mektup 16 Ekim günü ABD’li bir gazeteci tarafından sızdırıldı. Türkiye 17 Ekim günü Trump’ın Erdoğan’a gönderdiği mektubu konuşuyordu ve aynı gün Erdoğan’ın ABD ile mutabakata vardığını ilan edeceği kritik bir randevusu vardı. Ankara’da ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile yapılan görüşmeden harekata 120 saatlik ara verilmesi kararı çıktı.

Mektubun Pence ile görüşmeden önce sızdırılması yaygın olarak manidar bulundu. ABD iç politikasındaki dengelere atıf yapıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 17 Ekim’de ABD Başkan Yardımcısı Pence’i Beştepe’de ağırladı

TRUMP: TÜRKİYE’NİN EKONOMİSİNİ MAHVEDERİM

Mektubun Türkçe çevirisi tam olarak şöyleydi:

“Sayın Başkan,

İyi bir anlaşma için çalışalım. Binlerce kişinin katledilmesinden sorumlu olmak istemiyorsun, ben de Türkiye’nin ekonomisini mahvetmekten sorumlu olmak istemiyorum ve ederim de. Pastör Brunson konusunda sana bir örnek sunmuştum.

Sorunlarının bazılarını çözmek için çok çalıştım. Dünyayı hayal kırıklığına uğratma. Harika bir anlaşma yapabilirsin. General Mazlum seninle müzakere etmek istiyor ve geçmişte hiç vermediği tavizleri vermeye niyetliler. Bana gönderdiği bir mektubun bir kopyasını gizli olmak kaydıyla iliştiriyorum.

Bunu doğru ve insani bir yolla yapabilirsen tarih senden yana olacaktır. Eğer iyi şeyler olmazsa seni sonsuza dek şeytan olarak göreceğim. Sert bir adam olma. Aptal olma. Seni daha sonra arayacağım.”

Trump mektupta da ifade ettiği gibi, zarfın içine SDG yöneticisi Mazlum Kobani’nin kendisine hitaben kaleme aldığı, “müzakere” öneren mektubun bir kopyasını koymuştu.

HANGİ MEKTUP ÇÖPE ATILDI?

Ankara uzun süre sessiz kalmayı tercih etti. İlk ağızdan mesaj verilmedi. Onun yerine “ismini açıklamayan” devlet yetkilileri konuşturuldu. O dönem Hürriyet yazarı olan, bugünün Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan, Twitter hesabında şunları yazdı:

“Mektup meselesiyle ilgili üst düzey bir devlet görevlisiyle görüştüm. Söylediklerini aynen aktarıyorum. Mektup 9 Ekim’de yazıldı. Erdoğan tarafından arabuluculuk teklifi reddedilerek çöpe atıldı. Bu mektuba verilmiş en net cevap 9 Ekim tarihinde saat 16.00’da verilmiş olan cevaptır. Bu cevap Barış Pınarı harekâtıdır. Trump bu tarzla (teröristlerle arabuluculuk teklifi gibi adımlarla) Erdoğan’a bir şey yaptıramayacağını görmüş olmalı.”

Ahmet Hakan’ın “aynen aktardığı” ifadeler, Trump’ın mektubunun Erdoğan tarafından çöpe atıldığı biçiminde yorumlandı. Hakan’ın cümlelerindeki şu ifade kritikti: Erdoğan tarafından arabuluculuk teklifi reddedilerek çöpe atıldı.

ERDOĞAN: ‘BAKIN BÖYLE BİR MEKTUBU GÖNDERDİNİZ’ DİYECEĞİZ

Erdoğan mektuba ilişkin ilk açıklamasını Pence ile görüşmesinden bir hafta sonra, 24 Ekim akşamı katıldığı TRT yayınında yaptı.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyleydi:

“Trump benimle olan münasebetlerinde samimi. Bugüne kadar mümkün olduğunca dürüst davrandı. Tabii paylaşamadığım yanları yok değil. Var. Örneğin, kapak yazısıyla ek olarak o teröristin ona gönderdiği mektubu bana göndermesi. Bizim kendisiyle yaptığımız telefon görüşmesinde kendisine, ‘ABD gibi bir devletin başkanına bir teröristin mektubunu kendi kapak yazısına ek yapması hiç uygun düşmemiştir. Bu tavrı kınıyorum.’ dedim. Ayın 13’ünde tabii ki bu davete icabet edeceğiz. Bir heyet olarak giderek oradaki görüşmelerimizi yapacağız. Bu mektubu da yanımızda götürüp kendisine göstereceğiz. ‘Bakın böyle bir mektubu gönderdiniz.’ diyeceğiz.”

Erdoğan Macaristan dönüşü uçakta soruları yanıtladı

HANGİ MEKTUP “TAKDİM” EDİLECEK?

Erdoğan’ın mektuba ilişkin son açıklaması bugün geldi. Macaristan dönüşü uçakta gazetecilere konuştu:

“Biz önceki akşamki görüşmemizde Sayın Trump’a dedik ki ‘ne yazık ki siz böyle bir kişiyle bir araya geliyorsunuz. Böyle bir kişi ile bir araya gelişinizi biz kınıyoruz.’ Elimizde malum mektup var. -Kılıçdaroğlu ağzına dolamıştı- Bu mektubu ben Sayın Trump’a takdim edeceğim. Siz bana bu mektubu bu adamın arabulucu olmasını düşünerek gönderdiniz. Benim size söylediklerim belli. Dedim ki ‘Ben böyle bir teröristi veya terör örgütünü muhatap almam.’ Bunun üzerine kendisi ‘Pence’i göndereceğim’ dedi. Ardından Pence’i, Pompeo ve O’Brien da yanında olmak üzere bize gönderdi.”

MUHALEFET “İADE EDİN” ÇAĞRISI YAPMIŞTI

ABD Başkanı’nın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na hitaben kaleme aldığı ve “Sert bir adam olma, aptal olma” ifadeleriyle biten mektubunu, Türkiye-ABD ilişkilerinde en büyük krizlerden biri olarak yorumlayanlar oldu. Muhalefet mektubun iade edilerek devlet arşivinden çıkarılması gerektiğini söyledi.

Çöpe atılan hangi mektuptu ya da iade edilecek olan mektup hangisi? Trump’ın mektubu mu yoksa iliştirilen Kobani’nin mektubu mu?