CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “ ve arkadaşlarının topluma dayattıkları , gardırop Atatürkçülüğüdür. Bizim önerdiğimiz ve baş tacı yaptığımız alın terine değer veren, üreten, güçlü ’den yana olan anlayıştır” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, CHP Gençlik Kolları’nın düzenlediği “Hatıran Yeter” etkinliği kapsamında 81 ilden parti genel merkezine gelen gençlerle buluştu.

Gençlere, vefatının 81’inci yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerine Her şeyden önce Mustafa Kemal’i tanımak, Mustafa Kemal’i bilmek farklı bir şeydir, bir devrimciyi tanıyacağız. Bütün dünyanın, düşmanlarının dahi saygı duyduğu bir devrimciyi tanıyacağız. Gardırop Atatürkçülüğünden uzak duracağız. Devrimci, insanları düşünen, komşularını düşünen, dünyayı düşünen ve dünya ile beraber çağdaş uygarlık hedefini gösteren Mustafa Kemal’i tanıyacağız.” diyerek başladı.

“Gardırop Atatürkçülüğünden farklı bir Mustafa Kemal’i anlatacağım size.” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

Mustafa Kemal’i anlamak 10 Kasım’larda oturup ağlamak değildir. Mustafa Kemal’i anlamak onun düşüncelerini, yani çağdaş uygarlığı yakalamak için mücadele etmek, alın teri dökmek demektir. Kenan Evren ve arkadaşlarının topluma dayattıkları Atatürkçülük, gardırop Atatürkçülüğüdür. Bizim önerdiğimiz ve baş tacı yaptığımız Atatürkçülük alın terine değer veren, üreten, güçlü Türkiye’den yana olan anlayıştır. Şimdi dördüncü devrime hep birlikte hazır olmalıyız, bunun mücadelesini vermeliyiz. Nedir o? Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıracağız. Hepiniz hazır mısınız? Beyefendiyi aşağı indireceğiz. Bugün bir zat diyor ki efendim diyor ‘Okur yazar oranını büyük ölçüde savaşlarda kaybettik.’ Yani o zata göre savaşa gidenlerin tamamı okur yazar öldüler, savaşa gitmeyenler de okur yazar değil, böylece okur yazar oranı düşük çıktı. Mantığa bakın, dünyaya bakışa bakın, tarihe bakışa bakın ve bu zat şu anda Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişidir. Nasıl bir anlayıştır, kendi tarihinden habersiz bir insan.”

Kılıçdaroğlu, 1927’deki nüfus, tarım ve sanayi sayımına göre genç Cumhuriyette 100 kişiden 90’ının okuma yazma bilmediğine dikkati çekti.

Atatürk’ün, Batı’nın egemen güçlerine, yedi düvele karşı savaştığını anımsatan Kılıçdaroğlu, Atatürk’e bütün düşmanlarının saygı gösterdiğini belirtti.

Hiç kimse Mustafa Kemal Atatürk’e Türk toplumunu aşağılayan bir mektup asla ve asla yazmadı, kaleme almadı ve cesaret edemedi.” ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, ABD Başkanı Donald Trump’ın yazdığı mektuba tepki verilmediğini söyledi.

Yazılan mektuba eğer bir tepki gösterilmiyorsa o kişinin verilemeyecek bir hesabı vardır. Onun altında eziliyor ve teslim alınmıştır. görüşünü savunan Kılıçdaroğlu, Atatürkçülüğün aynı zamanda teslim olmamak anlamına geldiğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu, Şimdi mektubu alacak ABD’ye gidecek, ne yapacak? Mektubu Trump’a takdim edecek, arz edecekmiş yani. Pes, gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum, bu kimdir? Sen Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarını, şerefini, onurunu ayaklar altına alamazsın, alıyorsan o koltuğu bırakacaksın kardeşim, ineceksin oradan aşağıya.” dedi.

‘Bu bir özelleştirme, ihale yaptın mı kardeşim?’

Tank Palet Fabrikasının özelleştirilmesiyle ilgili yaptıkları eleştirileri hatırlatan Kılıçdaroğlu, özelleştirme kararının Resmi Gazete’de yer aldığını aktardı.

Kendisi topluma yalan söylüyor. Bu bir özelleştirme. Sorun ne? Sorun şu, ihale yaptın mı kardeşim? Madem özelleştiriyorsun ihale yapman lazım değil mi? İhale yaptın mı? Kaç firma ihaleye girdi?” diye soran Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en büyük silah fabrikalarından birisinin ihalesiz, Katar ordusuna peşkeş çekildiğini iddia ederek, bunu “ihanet” olarak nitelendirdi.