• Prof. Dr. Cemal Saydam’dan Kanal İstanbul tepkisi: Bilimle bu kadar alay edilmez

    Prof. Dr. Cemal Saydam Kanal İstanbul ile ilgili hazırlanan ÇED raporuna tepki gösterdi. Yazılan raporun bilimle alakasının olmadığını söyleyen Saydam, “Kanal İstanbul yapılırsa Marmara’da balığı unutun” dedi.

    Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavıuz Oğhan’a koonuşan Saydam’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

    “Bu konu memleketin problemi. Çünkü sonuçları itibariyle Marmara Bölgesi’ni ilgilendiriyor. İki denizi birleştirecek bir proje düşünürseniz herkesin fikrini alırsınız. Ben dün bir TV programına katıldım. Orada öğrendim ki deniz bilimcilerinin de fikri alınmış. İyi de bilimci var, bilimci var. sadece bizde var. Burayı çok iyi biliyoruz. Bu bilen insanlara danışılmıyor, bünyesinde Nuh’un gemisinin nükleer santralle götürüldüğünü söyleyen insanları barındıran enstitüye soruluyor. Ama öğreniyoruz ki Hollanda’nın bilmem ne şirketine iş yaptırılmış. Bu şirket ne anlar?

    “SADECE MARMARA DEĞİL, KARADENİZ’İN DE EKOLOJİK DENGESİ BOZULUR”

    Bugünkü raporda birinci kalemde gayrimenkuller gelirleri yazıyor. O zaman siz kanalı gayrimenkul için yapıyorsunuz. ÇED raporu dahi, ‘Kanaldan geçecek önemli değil, ben kanalı gayrimenkuller için yapıyorum’ diyor. H indekslerine sahip dünya çapındaki profesörler, ‘Burayı yaparsanız astımlı bir çocuk olan Marmara Denizi ölür’ diyor. Bunun şakası yok. Ölen organik madde kokar. Marmara Denizi de kokar. Bunun geri dönüşü yok. Belki 10-15 bin sene sonra bir iklim değişikliğinde belki iyi, belki kötü şeyler olabilir. Sadece Marmara için değil Karadeniz’in de ekolojik dengesi bozulur.

    “BÖYLE BİR RAPOR YAZMAK İÇİN UTANMAZ OLMAK LAZIM”

    Raporda, ‘Deniz yüzeyinden ve dipten örnek aldık. İkisini karıştırdık. Oksijeni ölçtük’ diyor. Böyle bir şeyi yazmak için utanmaz olmak lazım. Bilimin B’si ile bunun ilgisi yok. Alfabenin A’sını bilmiyor, ‘Size kitap yazdırın’ diyor. İnsan azıcık ciddiyet taşır. Ayıp denen bir şey var. Dünya alem güler. Bir Rus profesör geçenlerde benim dediklerimin aynısını dedi. Bir zaman gelecek Ruslar da karşı çıkacak. ‘Karadeniz’in dengesini bozuyor. Burası balık deposu’ der. Kanal İstanbul’u yaparsanız balığı unutun. Öyle bir şey kalmaz. Oksijensiz ortamda balık yetiştirmeyi biliyorsanız olur. Ama dünya tarihinde de bu olmamış.

    “ULUSLARARASI UTANÇ”

    Bilimle bu kadar alay edilmez. Ayıp, başka bir şey diyemiyorum. Bu ülkenin bu çağda bunları tartışması uluslararası bir utanç. Biz düşman değiliz. Biz bu memleketin yetiştirdiği insanlarız. Siyasilerin bundan gurur duyması lazım. Faydalanması lazım. Ben bu kadar nefes tüketiyorum. Bundan ne çıkarım var? İnsanları uyarmaya çalışıyorum.

    “BU İŞİN REFERANDUMU DA OLMAZ”

    Bu işin referandumu da olmaz. Referandumda ne soracaksınız? Kanal İstanbul’u istiyor musunuz, istemiyor musunuz? Soruyu şöyle sormalısınız: Ben H2S kokulu bir ortamda ömrümü tamamlamak istiyor muyum, istemiyor muyum? Böyle bir soru topluma sorulmaz. Bazı şeylerin referandumu olmaz. Bunu söyleyen Ekrem Bey ise, o da vazgeçmeli bu düşünceden. Bunun referandumu olmaz. Neden? Çünkü böyle bir şey olmaz.”