• Çevre Mühendisi Baran Bozoğlu: Atık sahaları havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletiliyor

    Özelleştirilen termik santrallere 2019 yılı sonuna kadar tanınan çevre mevzuatına uyum – kirletme muafiyetinin süresinin dolmasına birkaç gün kaldı. Konuya ilişkin sahalarında herhangi bir yatırım yapılmadığı ve rehabilite edilmediğini söyleyen Çevre Mühendisi Dr. Baran Bozoğlu “Söz konusu termik santrallerin tamamı Çevre Kanunu ve çevre mevzuatına uygun çalışmamakta, havamızı, suyumuzu, toprağımızı kirletmektedir. ” dedi.

    Özelleştirilen Termik Santrallerin vahşi atık sahalarına dair düzenleme bugün Resmi Gazete’de yayınlandı. Ne anlama ?

    Kendilerine tanınan süre içerisinde baca gazlarının kontrol altına alınması ve sınır değerleri sağlamaları yönünde yatırım yapmadıkları bilindiğini söyleyen TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu, “Bugün yayımlanan Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik söz konusu termik santrallerin toksik atık da barındırdığı bilinen, vahşi, kontrolsüz, yer altı sularını, tarım alanlarını, yüzey sularını riske atan atık sahalarını meşrulaştırma endişesi yaratmaktadır.” diyerek ekledi.

    Bu düzenleme ile içeriğinin ne olacağı dahi belirlenmemiş “akademik” bir rapor ile bu atık sahaları izinli hale getirilebildiğini belirten Bozoğlu şöyle devam etti:

    “Yani, geçirimsiz zemini olmayan, vahşi depolama alanları, bu yöntem ile çevre izni alabilecektir. Çevre mühendisliği biliminin geldiği noktada, dünyadaki birçok ülke; toprağı, havayı, suyu kirletmeme yönünde çalışmalar yaparken bugün yayınlanan yönetmelik ile kirletme meşrulaştırılıp sürdürülebilir hale getirilme endişesi yaratmaktadır.

    Yapılan düzenleme hukuken de uygun değildir. Söz konusu tesislerin çevre izni alması için uygulanan yönetmelik Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’dir. Bu yönetmelikte çevre izni alınabilmesi için atık sahalarına dair gerekli olan dokümanlar arasında; İl Müdürlüğü Uygunluk Yazısı, Düzenli Depolama Tesisi Onay Belgesi, İşletme Planı yer almaktadır. Bugün yayınlanan yönetmelik ile; akademik rapor hazırlanması halinde il müdürlüğü uygunluk yazısı ve düzenli depolama tesisi onay belgesi istenmeyeceği belirtilmiştir. Aynı Bakanlığın bir yönetmeliği bir koşul koyarken nasıl olurda aynı Bakanlığın diğer bir yönetmeliği bu koşulu kaldırabilir! Hukuken de çelişkili ve günü kurtarmayı hedefleyen bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.

    Öte yandan, AB uyum süreci ile güncellenen çevre mevzuatının ve bugüne kadar düzenli depolama sahalarına dair yapılan tüm olumlu uygulamaların birkaç termik santral için yok sayılması bir geriye dönüş niteliği taşımaktadır. Ülkemizin çevresel yatırımlarda daha da ileriye gitmesi, sağlıklı çevrede yaşama hakkımız için mevzuatın en iyi şekilde uygulanması gerekmektedir. Yapılan bu düzenleme vahşi, çevreyi kirleten tüm atık sahalar için aynı meşruiyeti sağlanma riskini de barındırmaktadır.

    Bugün endişelerimiz ne yazık ki bir kat daha artmıştır. Bu düzenleme ile geçmişte felaketler yaşatan Ümraniye Çöplüğü’nden daha da tehlikeli olan bu atık sahalarının 20-30 yıl daha doğayı, yer altı sularımızı, tarım alanlarımızı, yüzey sularımızı kirletmeleri riski ile karşı karşıyayız.”

    NE YAPILMALI?

    “Bu düzenlemeden acilen vazgeçilmeli ve bu tesislerin bugüne kadar kirlettikleri ve vahşi depolama yaptıkları tüm sahaların rehabilitasyon ve kapatma planları hazırlanarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Tesislerin çalışması planlanıyorsa, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği’ne uygun şekilde atık sahalarının oluşturularak çevre izin sürecinin mevzuatta belirtildiği şekilde uygulanması sağlanmalıdır.”