• Kılıçdaroğlu: Türk askerinin Arap çöllerinde ne işi var?

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da gazetecilerle buluşmasında konuştu. Kanal İstanbul’un yapılacağına inanmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Gündemi değiştiriyorlar” dedi.  CHP lideri 2020 için erken seçim sinyali verdi.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle:

    Kılıçdaroğlu: Türk askerinin Arap çöllerinde ne işi var?

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da gazetecilerle buluşmasında konuştu. Kanal İstanbul’un yapılacağına inanmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Gündemi değiştiriyorlar” dedi.  CHP lideri 2020 için erken seçim sinyali verdi.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle

    LİBYA’YA ASKER GÖNDERME HAZIRLIĞI

    Suriye’de Türkiye kazandı mı, kaybetti mi? Suriye politikasının kaybettirdiğini herkes kabul eder, İhvan merkezli politikanın sonucu bu. Cumhurbaşkanı İdlib hakkında konuşurken “50 bin kardeşimiz geliyor” dedi, kardeşlerini git Saray’da ağırla, sarayın çevresine kur çadırları. Şimdi LibyaLibya’ya ihvan kardeşliği için gidiyoruz, derinlikli diplomasi yok. “Atatürk de Libya’ya gitti o da oradaydı” diyor, iyi de o zaman orası Osmanlı toprağıydı, Osmanlı paşası ne yapacaktı? Erdoğan’ın gidiş gerekçesi İhvan kardeşliği. Türk askerinin Arap çöllerinde ne işi var? Yarın orada Mısır tanklarını sokarsa ne yapacağız. Ha şu olur. Kendisini kefenle karşılayanlar vardı onları toplasın götürsün ama askerimizin orada işi yok.

    MANSUR YAVAŞ-SİNAN AYGÜN POLEMİĞİ

    Belediye ile Sinan Bey arasında bir sorun yok. Olayın özünde rantiyecilerin yargıyı kullanarak, idareyi bypass ederek rant elde etmeleri var. Kazanılmış hak diye bir şey var. olsa da mahkeme yapıya (TOGO kuleleri) kazanılmış hak diye bakıyor. Yargıya büyük görev düşüyor. “Yapılmışı hak sayalım”, olmaz öyle şey, o zaman o kararı verme, “yasaya aykırı” deme. rant elde ettirilen çok yapı var. Mansur Yavaş bunların genellikle 5-6 kişi tarafından yapıldığı bilgisini verdi. Buna yargının ‘dur’ demesi yazım. Olaya maliye de el atmalı. Rant elde edenler ne kadar verdiler diye bakmalı.

    “MANSUR YAVAŞ’IN YERİNE KAYYUM ATANACAK” İDDİALARI

    Haksızlığa karşı çıkan adamın yerine kayyum mu atanır?

    KANAL İSTANBUL

    Kanal İstanbul’un yapılacağına inanmıyorum. Gündem değiştiriyorlar. Kim yapacak bunu? Katarlılar yapsın diye bekliyorlar. Bunun olacağına da zannetmiyorum. CHP iktidarında bu müteahhitlere tek kuruş ödenmeyecek. Buna ‘devlette devamlılık’ diye yanıt verdiler. Yolsuzlukta devlette devamlılık olmaz. Devlette devamlılık eğitimde olur, hak ve özgürlüklerde olur. Cumhurbaşkanı “Bizi ikna etsinler” diyor, Ekrem Bey’e randevu versin o onu ikna eder. Yanında uzmanlarla gider. Hoş Erdoğan’ın engin bilgisi var kimya, konusunda. Bir de ahlak öğrense çok iyi olacak.

    CHP’DE KONGRELERE NEDEN TEK ADAYLA GİDİLİYOR?

    Kavga kültürü her alanda zarar veriyor. Bu nedenle uzlaşma kültüründen yanayız. Bütün Türkiye’de uzlaşma kültürü gelişsin istiyoruz. Bu nedenle partimizde de adaylar konusunda uzlaşma talep ettik. Tek aday tercihimiz bundan ama buna rağmen birden fazla aday çıkan yerler var, buna da itiraz etmiyoruz ama şurası kesin kavga edeni parti içinde tutmayacağız. Oturup uzlaşsınlar istiyoruz.

    TANK PALET FABRİKASININ DEVRİ

    Hiç unutturmayacağız. Topluma, TSK’ya ve Türkiye’ye ihanettir tank paletin bedava Katar’a verilmesi. Önce ‘özelleştirme değil’ dediler, özelleştirme olduğu ortaya çıktı. İkinci kararnameyi gizlediler, ikinci kararname çıktı ortaya. Özgür Özel 1 Ocak’ta soracak. ‘Özelleştirme işlemi bitti mi bitmedi mi, hangi koşullarda oldu? Arkasını bırakmayacağız. Soracağız. Erdoğan ailesi ve yakın çevresi savunma sanayini ele geçirmeye çalışıyor, büyük ölçüde ele geçirdi. Tank palet de bunlardan bir tanesi. Kira dediler. Ethem Sancak ‘kira mira yok’ dedi. Erdoğan yalan söylüyor. Ethem Sancak doğru söylüyor. Şu hale bakın. Cumhurbaşkanı koltuğunda oturan kişi toplumu kandırıyor. Tank palet olayında asıl hukuken üzerinde durulması gereken nokta bu. Avrupa’nın en büyük entegre tesisini siz Katar ordusuna ve iki kişiye daha Ethem Sancak ve Talip Öztürk’e 25 yıllığına bedavaya kiralıyorsun. Erdoğan beni mahkemeye verdi. Teşekkür ederim. Sözleşmeleri , protokolleri isteyeceğiz. Verilen kar garantileri var. Böyle ballı bir şey hiç görülmemiştir. Yani enteresan.

    SÖZCÜ DAVASINDAKİ MAHKUMİYET KARARLARI

    Türkiye’de adaletin olmadığını gösteren en somut örnek. Bu beyazı siyah gösterme, siyasi otoritenin baskısıyla verilen karar. Büyük baskı gördüler bu gazeteciler geçmişte. Aynı kararlılık sürecektir, beni üzen bu kararla Türkiye’de adalet olmadığını bütün dünyaya duyurmuş olmamız. Medya ile uğraştığınız anda kaybetmeye başladınız demektir. Erdoğan bu noktada.

    OSMAN KAVALA’NIN AİHM KARARINA RAĞMEN BIRAKILMAMASI

    Kavala boşu boşuna cezaevinde yatıyor, Erdoğan’ın talimatıyla yatıyor. Mahkeme AİHM kararını uygulamıyor. AYM’nin kararlarının da uygulanmadığını gördük. Ne oldu o kararı uygulamayan hakimlere? Bugün de benzer davalarda imzaları olan hakimleri takip edin. Yakında Danıştay’da Yargıtay’da yer aldıklarını göreceksiniz.  Kavala, Demirtaş yeni yıla da cezaevinde giriyorlar. Yazanlar-çizenler, sırf yazdıkları çizdikleri konuştukları için cezaevinde olmamalı.

    ABD’DE ALINAN YAPTIRIM KARARI

    ’ın iadesi için iki defa ABD’ye nota verildi. Türk askerinin başına çuval geçirildiğinde tek bir nota verilmemişti. Şimdi bakıyoruz ABD “mal varlığını araştıracağım” diyor. Erdoğan tek cümle etmiyor. Biz ondan hodri meydan demesini beklerdik. Çünkü ABD’nin mal varlığını araştırmakla tehdit etmesi ne demektir? “Erdoğan hırsızdır ben de bunu ortaya çıkartacağım” demektir, bunun Türkçesi bu.

    KILIÇDAROĞLU’NDAN ERKEN SEÇİM SİNYALİ

    Biz erken seçim demiyoruz ama her an seçim olacakmış gibi de hazırlık yapıyoruz. Zaten bu tip kararlar tek adama bağlı. O ne derse o oluyor ancak 2020 için şöyle söyleyebilirim: 2020 yılında Türkiye demokrasisi daha ileri bir ülke olacak. İnsan hakları ve ifade özgürlüğünde ileri adımlar atmış bir ülke olacak. Adaletin daha çok uygulandığı bir ülke olacak. (Kılıçdaroğlu bu sözlerin erken seçim anlamına mı geldiği sorusuna yanıt vermedi, gülümsemekle yetindi.)

    MİLLET İTTİFAKI DEĞİŞİR Mİ?

    Yeni ittifaklar olabilir. Seçim takvimi açıklanırsa siyaset arenası yoğun bir süreç yaşayabilir. Türkiye iki bağlamda ayrıştı. Demokrasiden yana olanlar, otoriter rejimden yana olanlar. Böyle olunca iki ayrı ittifak olması lazım. Böyle bir tablo ile gidilirse farklı bir tablo ortaya çıkar. Demokrasiden yana olanlar ne istiyorlar? Tek adam rejimi mi istiyorlar, güçler ayrılığı mı, parlamento işlevsel mi olsun olmasın mı istiyorlar. Bu çerçevede bakmak gerekiyor. Gerek Babacan, gerek Davutoğlu, yaptıkları açıklamaları siyasetçi olarak izliyoruz. Güçlü parlamenter sistemden yana olduklarını ifade ediyorlar. Bizi memnun ediyorlar. Çünkü belli konularda farklılık olsa da temel konularda aynı düşünüyoruz. Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu demokratik rejimin süratle inşa edilmesi. Demokrasiden yana olan tüm tarafların işbirliği yapmasıdır. Bunların yapılması lazım. Biz millet ittifakı sürecinde dört genel başkan bir buçuk sayfa metin hazırlamıştık. Burada da seçimlerden önce böyle bir tablo gündeme gelebilir. Hepsine saygı duyarız. Özlemimiz Türkiye’nin çağdaş demokrasiyi yakalaması.

    SEÇİMDE CUMHURBAŞKANI ADAYI CHP’DEN Mİ OLMALI?

    Türkiye’de demokrasi merkezli bir uzlaşmaya ihtiyaç var. Bugünden, ‘aday şu partiden bu partiden’ demek sürece zarar verir. Ha Ali olmuş, ha Veli olmuş fark etmez. Önemli olan prensipler. Demokrasiyi yukarı çıkartacak bir ismin; insan haklarına, ifade özgürlüğüne önem verecek bir ismin cumhurbaşkanı olması lazım.