• Sözcü gazetesi avukatı Fahri Emeksiz: Bilirkişi Sultanbeyli’de yerel bir gazeteci

    avukatı Fahri Emeksiz, gerekçeli kararın çok sürpriz olmadığını belirterek, “Bilirkişi olarak dosyaya kaydedilen kişi Sultanbeyli’de yerel bir gazeteci” dedi.

    Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavuz Oğhan’a konuşan Emeksiz’in açıklamaları şu şekilde:

    “165 SAYFA GAZETE MANŞETLERİYLE DOLU”

    “Sözcü gazetesine yönelik başlatılan operasyon çok da ayakları yere basan bir operasyon değildi. Herhangi bir şekilde bir suç yoktu. Mahkeme bunu çok dikkate almadı. Bizim savunmalarımız görmezden gelindi, mahkeme kulaklarını tıkadı. Gerekçeli karar bu yüzden çok sürpriz olmadı. 165 sayfa olunca, ‘Aman Allahım neler neler var’ diye merakla bakıyorsunuz. Özüne gelindiğinde 150 ile 159. sayfaların arasında bir değerlendirme olduğunu görüyorsunuz. Bunun dışındakiler dosya kalabalığı. Bir anlamı yok. Daha önce duruşmalarda net bir şekilde çürüttüğümüz bilirkişi raporlarının veya gazete manşetlerinin copy face yapılarak oluşturulan şeyler var.

    “BÜYÜK BİR TRAJEDİ”

    Gazete koleksiyonerleri vardır ya, bizim de öyle bir koleksiyonerimiz çıktı. Bilirkişi olarak dosyaya kaydedilen kişi Ömer Faruk Gerçek isimli Sultanbeyli’de yerel bir gazeteci. Biz duruşmalarda şöyle söyledik: ‘İstanbul’da bir sürü iletişim fakültesi var. Bu fakültelerde bir sürü bilim insanı var. Bu konuları gerçekten yorumlayabilecek, neler haberdir neler haber değildir konusunda yetkin bu insanlara sorun. Bir heyet oluşturun’ dedik. ‘Sultanbeyli’deki yerel gazeteciyi, Türkiye’nin en çok okutulan gazetesi hakkında bilirkişi yapmayın’ dedik. Gerçekten büyük bir trajedi.

    “İDDİANAMEDE ‘HÜKÜMETİ ELEŞTİRDİNİZ’ DİYE YAZIYOR”

    Sözcü’de suç olarak gösterilen haberlerin aynı gün de diğer medya kurumlarında da yayımlandığını anlattık. Aydınlık gazetesine takipsizlik verildi. Ülkedeki genel durumu biliyorsunuz. Dava başladığından bu yana 2,5 sene geçti. Ben Sözcü’ye FETÖ’cü diyen hiç kimse görmedim. Kamuoyunda karşılık bulmadı. Hukuk somut gerçeği arar. Buradaki tek gerçek gazetecilik. Duruşmada, ‘Bir şeyin adını koymalısınız. Muhalif gazetecilik suçsa bunun adını koyun’ dedim. İddianamede, ‘Hükümeti eleştirdiniz’ diye yazıyor. Net olarak bu ifadeler yazıyor.

    “İSTİNAFTAN DÖNERSE YARGITAY’A GİDECEĞİZ”

    Bugün gerekçeli karar açıklandı. Zaten 27 aralıkta bu karar verilmişti. Karar verildiği anda süre tutum dilekçeleri verildi. Bundan sonra da istinaf dilekçesi verme süremiz başladı. Kısa istinafı verdik. Gerekçeli istinaf dilekçesi vereceğiz. Bu hukuk hatasından dönülmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Aleyhte bir karar çıkarsa Yargıtay hakkı da var. Birinci yargı paketi çıktı. Birinci yargı paketinden önce bazen istinafta onaylanıyordu. Hatta Cumhuriyet davasında yaşanmıştı. Bu birinci yargı paketiyle bütün basın suçlarıyla alakalı Yargıtay yolu açıldı.

    “ANKARA’NIN ADALETİNE GÜVENİYORUZ”

    165 sayfanın gerekçesizliklerle dolu olduğunu görünce daha da emin olduk. İstinaftan bu işin döneceğine inancımız var. Fakat oldu da istinaftan dönmedi. Adalet Bakanının da açıklaması vardı. ‘Birinci yargı paketinin uygulanmaması hakkında ne düşünüyorsunuz?’ sorusuna, ‘Oralar uygulamazsa Yargıtay uygular’ demişti. Yargıtay’ın, Ankara’nın adaletine güveniyoruz.”