• Kılıçdaroğlu: Erdoğan hortumculardan yana

    Lideri partisinin grup toplantısında konuştu. Verilecek bir hesaplarının olmadığını söyleyen , “Kibir abidesi zatın Trump’a verilecek hesabı var” şeklinde konuştu.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

    “Gazilerimiz onurumuzdur. Gazilerimize hak ettiklerini yeterince veremedik. Bu yüzden gazilere karşı mahcuptur. Biz gaziler için mücadele etmeye devam edeceğiz. Adalet namustur. Dünya ve kainat adalet üzerine kurulmuştur. O zaman devlette adil olmak zorundadır.

    “TASARRUFU ÖĞRENCİNİN YEMEĞİNDE Mİ BULUYORSUNUZ?”

    Üniversite öğrencisine sabah kahvaltısı, öğle yemeği veriyorsunuz. Sonra zam yapıyorsunuz. Tasarrufu öğrencinin yemeğinde mi buluyorsunuz? Eğer tasarruf yapacaksan geçiş garantisi verdiğin yollar, köprüler var. Oradan yap. Akademisyenler bildiriye imza attıkları için üniversitelerden atıldılar. Anayasa Mahkemesi de ‘Neden atıyorsunuz?’ dedi. Elinde kalem olan akademisyeni atıyorsunuz, elinde silah olan adamı üniversiteye alıyorsunuz.

    “HAVUZ MEDYASI GÜCÜ POHPOHLUYOR”

    Medyanın görevi gelişmiş demokrasilerde dördüncü güçtür. Şimdi gücü elinde bulunduran kibir sahipleri kendi medyalarını oluşturmaya başladılar. Biz buna havuz medyası diyoruz. Bunlar gücü pohpohluyor. O gazeteleri kimse okumuyor, televizyonları izlemiyorlar. Günün 24 saati aleyhimizde yayın yapıyor. Kendilerine bizim propagandamızı yaptıkları için teşekkür ediyorum. Birgün’e, Evrensel’e, Cumhuriyet’e ilan vermiyorlar. Nedeni de, bu gazetelerin doğru haber yapmaları. Sanıyorlar ki, ilan verilmeyince haber yapmayacaklar. Ama haber yapmaya devam ediyorlar.

    “KİBİR ABİDESİ ZATIN TRUMP’A VERECEK HESABI VAR”

    Bizim verilmeyecek bir hesabımız yoktur. Ama kibir abidesi zatın Trump’a verilecek hesabı var. Trump mal varlığını araştırmakla tehdit etti. Bir başka ülkenin devlet başkanı, bir ülkenin cumhurbaşkanını tehdit ediyor ve sesini çıkarmıyor. Bu durumda egemen güçler sizin en hassas noktanızı yakalamıştır. Bu Saray sosyetesi lale devrini yaşıyor. Bu Saray sosyetesinin çöplerden yiyecek toplayanlardan haberleri yok. Sosyete damat, bu yıl 2,5 milyon kişiye istihdam yaratılacağını, ekonomide yeni bir hikaye yazılacağını söylüyor. Kimsenin endişe etmemesi gerektiğini ifade ediyor. Bu açıklamayı TOBB’un genel kurulunda yapıyor. O kurulda, ‘Herkes 1 kişi, 2 kişi istihdam edecek ve işsizlik sorunu çözülecek’ deniliyor. Ne zeka ama!

    “İŞSİZ NASIL GEÇİNECEK?”

    İşsizliğin ne olduğunu bilmiyorlar. İşsizliğin yuvaları yıktığını, boşanmaları artırdığını bilmiyorlar. Baba çocuğuna harçlık veremiyor. İşsizliğin nasıl bir sosyal bir felaket olduğunu bilmiyorlar. ‘Burası Türkiye, burada iş var’ diyorlar. Doğru, iş var ama Saray’da bir iş var. İşsiz nasıl geçinecek? Bunu da milletin vicdanına teslim ediyorum. İşsiz kardeşlerimizin de düşünmesi lazım. Bu iktidar kimden yana? Adımın Kemal olduğunu bildiğim kadar iyi biliyorum. Bu adam (Erdoğan) hortumculardan yana. Yurt dışında naylon şirket kuracaksın. 15 milyon dolar getireceksin ve 5 kuruş vergi ödemeyeceksin. Erdoğan bunu inkar edebilir ama bunun kanıtı Man Adası. Bu devlete tezgah kurmak demektir.

    “HAVUZ MEDYASI BASIN İLAN KURUMUNU HORTUMLUYOR”

    Osman Kavala hala serbest bırakılmadı. Sözcü davası çok ilginçtir. Herkes biliyor ki FETÖ ile mücadelenin bayraktarlığını Sözcü gazetesi yapmaktadır. Şimdi Sözcü gazetesini FETÖ’cü diye yargılıyorlar. Çalışan gazeteciler günü kutlandı ama hangi gazeteci? Yüzlerce gazeteci işsiz. Havuz medyası gerçek rakamları gizliyor. Tirajını yüksek gösterip Basın İlan Kurumunu hortumluyor. Bir gazetenin 100 bin tirajı varsa nasıl iflas edebilir?

    Doğu ve Güneydoğu’daki illerde sanayileşmede büyük bir gerileme var. Ve bu illerde AK Parti’nin oyu CHP’nin oyundan fazla. Neden? Çünkü; AK Parti seçim zamanlarında oradaki fakir halkın ağzına bir damla bal çalıp kandırıyor.

    63 milyar dolar Londra’daki tefecilere faiz olarak ödendi. Siz bu parayla Türkiye’yi yeniden kurarsınız. Bir dakikada tefecilere 35 bin 120 dolar faiz ödeniyor. İthal eden bir ülke haline geldik. Şimdi yurt dışından çöp ithal ediyoruz. Elin oğlunun çöpünü ne yapacağız? Katma değeri yüksek ürün neden üretmiyoruz? Neden Avrupa’nın çöpüne muhtaç hale geldik? Türkiye’nin geldiği dış politika budur.

    Dış politikada çok kötü bir durumdayız. Suriye’den göç dalgası devam ediyor. Şu anda İdlib’den 500 bin Suriyeli gelmeye devam ediyor. Erdoğan hepsini Saray’da yanına alsın. Mısır’ı düşman ilan ettik. Hafter’i de düşman ettik. Bakana da söyledim. ‘Hafter ile, Esad ile konuşmalısınız’ dedim. Dediğimize geldiler. Kim doğru söylüyormuş? Biz doğru söylüyormuşuz.”