• Kılıçdaroğlu: İdlib’den gelenlerin hepsi eli kanlı terörist

    CHP Parti Meclisi’nde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, İdlib’den Türkiye’ye gelen Suriyelilerle ilgili dikkat çekici bir iddiayı dile getirdi. Kılıçdaroğlu, “Şu anda İdlib’den Türkiye’ye gelen Suriyelilerin hepsi eli kanlı terörist” dedi.

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

    “Türkiye’de 17 yıldır bir tek parti yönetimi var. AK Parti ilk geldiğinde çok iddialıydı. Reformlar yapacağını söyledi. Halk destek verdi. Bu süre içerisinde de istedikleri kanunu çıkardılar. Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yok. Demokrasinin olmadığı bir yerde güven ve huzur da bekleyemiyoruz. Ekonomi tam bir felaket. ‘Mutfakta yangın var’ diyoruz. Sarayın mutfağı hariç, dövizle ihale alanların mutfağı hariç.

    17 yıllık iktidarlık döneminizde milyonlarca işsiz yaratacaksınız ve
    ‘Biz başarılıyız’ diyeceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, TBMM önünde işsiz olduğu için kendini yakan, TBMM çatısından kendini atmaya çalışan kişi bugüne kadar görülmemişti. 17 yılda cumhuriyet tarihinin en büyük dış borçlanmasını yaptılar. 17 yılda yurt dışındaki tefecilere 174 milyar 313 milyon dolar faiz ödendi. 17 yılın sonunda geldiğimiz nokta şudur: Yeni bir Duyun-i Umumiye İdaresi ile karşı karşıyayız. Borçlar Genel Müdürlüğü İdaresini kurmak zorunda kaldılar. Bunlar oluyorsa 17 yılın sonunda bu siyasal iktidarın millete hesap vermesi lazım.

    Ayakkabı kutusundan rüşvet çıkan insanlar nasıl olur da büyükelçi yapılır? Bu atamayı yapanlar acaba utanıyor mu? Bunlarda acaba vicdan var mı? Suriye ile görüşmeyeceğiz dediler ama Moskova’da Putin’i dinleyip masaya oturdular. Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı nerede o zaman? Neden koca koca laflar ettin? Putin’in talimatıyla masaya oturdun. ‘Suriye’nin çözümü için Türkiye’de bir konferans düzenlensin’ dedik. Yapmadılar. Ama sonra Astana’ya gittiler. Neden siz bu konferansı Türkiye’de yapmıyorsunuz? Neden egemen güçlerin arkasından gittiniz?

    ‘Adana Mutabakatını hazırlayın’ dedik. İmzalamadılar. Putin’in talimatıyla daha sonra imzaladılar. ‘Libya’da taraf olmayın’ dedik. ‘Hayır biz bunu yapmayız’ dediler. Sonra ne oldu? Putin çağırdı, Hafter ile masaya oturdular. Soru şu: Türkiye’nin dış politikasını kim belirliyor? Açık ve net Putin belirliyor. Kim yönlendiriyor? Putin yönlendiriyor. Geldiğimiz nokta egemen güçlerin taşeronluğudur.

    Dış politikadan konuşurken boğazınızda 9 düğümün olması lazım. Karşınızda sade bir vatandaş yok, devlet var. ‘Emevi Camii’ne gideceğiz’ dediler. Milyonlarca Suriyeli geldi. Kim gitti Suriye’ye? Putin gitti. Suriye’de iç savaşa tanık olmuş bir kişinin dediği şey aynen şu: ‘Daha önce Suriye’den Türkiye’ye gelenlerin hepsi sade vatandaştı. Ama şimdi İdlib’den gelenlerin hepsi eli kanlı terörist.’

    Bizim çözümlerimiz halktan yanadır, ranttan yana değildir. 2019’un başında bütçeyi getirdiler. ‘2019’da açık 80 milyar dolar olacak’ dediler. Yıl sonu açık 123 milyar dolar. Sapma yüzde 53. ‘2019’un başında ekonomi yüzde 2.3 büyüyecek’ dediler. Sonra orta vadeli program getirdiler. ‘Yüzde 2.3 değil binde 5 büyüyeceğiz’ dediler. Sapma yüzde 78.

    Erdoğan’a beş soru sormak isterim. Sevgili Erdoğan; 2010 yılında Libya’ya gidip Kaddafi’den İnsan Hakları Ödülü ve bin dolar aldın. ‘Parayı insan hakları için çalışan hayır kurumlarına başlayacağım’ dedin. Tam 10 yıldır soruyorum: 250 bin doları hangi hayır kurumlarına bağışladın?

    Sevgili Erdoğan, Tarım Kanununun 21. maddesinde, ‘Çiftçiye her yıl milli gelirin en az yüzde 1’i destek verilir’ diyor. Çiftçinin hak ettiği ama Saray hükümetlerinin ödemediği para 177 milyar lira. Bu parayı vermedin. Hani sen sözünün arkasında duran adamdın? Nedir bu tablo?

    Damat bey açıklama yapıyor Şubat 2019’da. ‘Burası Türkiye, burada iş var. Bu yıl 2,5 milyon yeni istihdamı hayata geçireceğiz’ diyor. Erdoğan da bunu tekrar ediyor. Sözünün arkasında duran kim? 2,5 milyon istihdam yaratacaktınız. Ne oldu?

    Sevgili Erdoğan, Altay tankı seri üretim sözleşmesi yapılıyor. 9 Kasım 2018’de anlaşma yapılıyor. İlk Altay Tankı 18 ay sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığına teslim edilecek deniliyor. 18 ay geçti aradan. Ortada tank var mı? Yok. Nerede bu tank? BMC, Katar ordusu ne yapıyor? 18 ay sonraki kural ise ‘Motor üretildikten sonra 18 ay’ şeklinde. Projeyi illa BMC’ye, Katar ordusuna verecek.

    3 Ağustos 2018. 100 günde yapacağı hedeflerden birisi şu: 100 günde Ergene Nehrinin su kalitesini sulama suyu kalitesine getirecekler. Aradan 485 günden fazla zaman geçti. Beyefendinin verdiği söz hala duruyor. Biz ne söz verdik, onlar ne yapıyorlar? Biz sözümüzün arkasında durduk ve durmaya devam ediyoruz. CHP’li tüm belediyelerde asgari ücreti net 2 bin 500 liraya yükseltiyoruz.”