• Tahir Elçi soruşturması: Şüpheli üç polisin dört yıl sonra ilk kez ifadesi alındı

    28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare‘nin önünde basın açıklaması yaptıktan sonra çıkan çatışma sırasında vurularak öldürülen Diyarbakır  soruşturmasında üç polisin şüpheli olarak ifadesi alındı.

    Soruşturma dosyasına giren ifadelerde polisler F.T., M.S. ve S.T., sokağa giren iki şahısa ateş ettiklerini ve Tahir ’yi vurmadıklarını belirterek suçlamaları reddetti.   

    Medyascop’tan Ferit Arslan’ın haberine göre, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında olaydan dört yıl sonra ilk kez ifadesi alınan polislerin açıklamarı şöyle:

    F.T.:
    “Tahir Elçi basın açıklamasını Dört Ayaklı Minare’nin sol yan tarafında Balıkçılarbaşı istikametine bakarak yapıyordu. Arkasında avukatlar vardı. Ben, M., ve fotofilmde çalışan kameraman arkadaşlar ve basın mensupları Elçi’nin tam karşı istikametinde durmaktaydık. Açıklamadan sonra Tahir Elçi ve arkadaşları Dört Ayaklı Minare’nin ayaklarına karafil bırakmaya başladılar. Elçi bu sırada yaşlı bir kadınla ve erkekle Kürtçe konuşmaya başladı. Benim ve Elçi arasında bir veya iki metre mesafe vardı. Tam olarak hatırlamamakla birlikte birkaç saniye sonra sokak içine doğru bir şahsın koştuğunu gördüm. Bu şahıs koşarak beni geçti. Sokağın sol tarafında girdi. Elinde silah olup olmadığını hatırlamıyorum. Bu şahısın hemen arkasında başka bir şahıs sokak içine ve bize ateş ederek girdi. Hatırladığım kadarıyla bu şahısın silah sağ elindeydi. Sokak başından itibaren şahsın kaçtığı sur içine kadar ben bu şahsa ateş ettim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Hatırladığım kadarıyla silahımda 15 mermi bulunmaktaydı. Şahsa ateş ettikten sonra şarjörde mermi olup olmadığını hatırlamıyorum. Ben bu iki şahıs olay yerinden geçtikten sonra sokağın ortasına doğru cami kapsının hizasına geldim. Dört ayaklı minarenin ayaklarında bir şahsın yerde yattığını gördüm. Ben şahsın baro başkanı olduğunu sonradan öğrendim. Teröriste ateş ettiğim anların tamamında konumum Connect marka aracın önüydü. Ateşlerin başladığı süre zarfında olay yerinde bulunan basın mensupları ve diğer şahıslar yere yatarak ya da çömelerek korunmaya çalışıyordu. Teröristler kaçtıktan sonra Balıkçılarbaşı’na gittim, burada yerde yatan iki polis memurunu gördüm. Ambulans geldi. Polis memurlarını götürdüler. Tahir Elçi’nin vurulma anını görmedim, zira Tahir Elçi’ye ben ateş etmedim. Elçi benim atış menzilimde değildi. Ve bu şahısı kimin vurduğunu görmedim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben bu olayın teröristler tarafından planlandığını düşünüyorum. Olay yerinde kimlik tespiti yapılan teröristlerin siyasi ve askeri eğitim aldıklarını bilmekteydim. Tahminim suikast için oraya gelmişlerdi”.

    M.S.
    “Balıkçıbaşı istikametinde silah sesleri duymaya başladım. Kaç el silah sesi duyduğumu hatırlamıyorum. Ben silah sesini duyduğumda aracın sol yanına geçtim. Silahı çıkardım. Sokak başında iki şahsın sokak içerisine doğru koşmaya başladığını gördüm. Şahıslardan biri önde, biri arkadaydı. Öndeki şahsın elinde silah görmedim. Yine aynı zamanda bu şahsın ateş ettiğini de görmemiştim. Fakat arkadaki şahsın sağ elinde bir silah gördüm. Sokak içerisine doğru ateş ediyordu. Ben bunun üzerine silahımı bu şahsın ayağına doğru doğrultarak ateş ettim. Fakat silah ateş almadı. Şarjörün tam olarak takılı olmadığını fark ettim. Alttan elimi vurarak şarjörü sabitledim. Bunun üzerine ilk atışımı şahsın ayağına doğru yaptım. Şahıs benim hizama geldiğinde tam bana silahı fırlatacağı sırada silahı ateşlememle şahıs sokağın diğer tarafında duvar tarafına sendeleyerek gitti. O şekilde duvar kenarından koşmaya başladı. Bu atıştan sonra 2-3 atış daha yaptım. Zira mermim bitmişti. Hatırladığım kadarıyla silahımda 15 mermi bulunmaktaydı. Ben son atışı yaptığımda yüzüm Dört Ayaklı Minare’nin tam karşısındaki duvara bakıyordu. Ha keza hedef hattımda son baktığım yerdi. Son atışı yaptığım anda göz ucuyla Dört Ayaklı Minare’nin ayağına baktığımda bir şahsın yerde yattığını gördüm. İlk anda bu şahısın Tahir Elçi olduğunu anlamamıştım. Mermimin bitmesi üzerine olay yerinde yere yatan istihbarat şubede çalıştığını bildiğim ve adının M. olarak tanıdığım bir şahsın silahını alarak Dört Ayaklı Minare’nin hemen karşısındaki duvara koşarak geçtim ve siper aldım. Bu anda basın açıklamasında giymiş olduğu gömlekten dolayı yerde yatan şahsın Tahir Elçi olduğunu anladım. Teröristler bu sırada olay yerinde kaçmışlardı. Atış esnasında bulunan basın mensupları ve diğer şahısların birçoğu Dört Ayaklı Minare’nin altına yatarak korunmaya çalışıyorlardı. Ben Elçi’nin vurulduğu anı görmedim. Olayın başından itibaren ben ve diğer emniyet mensubu arkadaşlar arkadaki elinde silah tutan şahısa doğru ateş ettik. Öndeki şahısa ateş etmedim. Diğer emniyet mensubu arkadaşların öndeki şahısa ateş edip etmediklerini bilmiyorum.  Yaklaşık 15 dakika sonra uzun namlulu silahlar ve bir adet zırhlı araç olay yerine geldi. Yukarda belirttiğim üzere ben Tahir Elçi’nin vurulma anını görmedim. Ayrıca bu şahsı vuran kişi ya da kişileri bilmiyorum.”

    S.T.:
    “Silah seslerini duymam üzerine caminin giriş kısmına siper aldık. Silahımdaki mermiyi namluya sürdüm. Biz ilk gittiğim andan itibaren Balıkçılarbaşı meydanının göremiyorduk. Silah seslerini duyduktan yaklaşık bir dakika sonra bir şahısın önümden geçtiğini gördüm. Bu şahsa ateş etmeye başladım. Hemen arkasında bir şahıs daha geçti. Ben bu şahsa da ateş etmeye başladım. Hatırladığım kadarıyla yaklaşık 5-6 el ateş ettim. Zira sonradan tabancamı kontrol ettiğimde 9 adet mermim bulunmaktaydı. İkinci şahıs beni geçtikten hemen sonrasında arkası dönük bir vaziyette bana doğru bir el ateş etti. Bu nedenle sol karın boşluğumdan yaralandım. Sol karın boşluğumdan giren mermi belimden çıkmıştı. Buna ilişkin raporlar vardır. Sonra bulunduğum yere çöktüm. Herhangi bir şekilde ateş etmedim. Ben olay anında Tahir Elçi’yi görmedim. Zira bulunduğum konum itibariyle Dört Ayaklı Minare’yi bile göremiyordum. Yine olay anında ateş ederken atış menzilimde herhangi bir şahıs bulunmamaktaydı. Ben bu neden suçlamaları kabul etmiyorum. Tahir Elçi’yi ben öldürmedim. Olay anında teröristleri etkisiz hale getirmek için ateş ettim.”