• Çolak: Selvi, Erdoğan’ı öveyim derken, Balyoz kumpasının nasıl  kurulduğunu da itiraf etti

    Gazeteci Batuhan Çolak, Hürriyet yazarı Abdulkadir ’nin ‘Cumhurbaşkanı ’ın dönemin Genel Komutanı Şener Eruygur’a bağırdığını konu alan yazının ‘’nın nasıl kurulduğuna ilişkin bir itiraf olduğunu söyledi.

    Selvi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Cumhuraşkanı Erdoğan arasındaki ‘FETÖ’nün siyasi ayağı’ tartışmalarına ilişkin kaleme aldığı dünkü yazısında, Erdoğan’ın hükümeti eleştiren dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’a “Kes ulan” diye bağırdığını iddia etti.

    Selvi dünkü yazısında şöyle demişti:

    Bir MGK toplantısında ise Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur hükümeti itham eden bir konuşma yapıyor. Başbakan’ın uyarmasına rağmen Eruygur aynı tonda konuşmasını sürdürünce, Erdoğan masaya vurup “Kes ulan!” diye bağırıyor.

    Balyoz darbe planı yargılamasında 102 asker tutuklanınca Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner, soluğu Dolmabahçe’de Erdoğan’ın yanında alıyor. Erdoğan da gelişmeden dolayı rahatsız ancak Koşaner o denli sert bir üslupla konuşuyor ki, Başbakan bundan rahatsız oluyor. Başbakan’ın bunu hissettirmesine rağmen Koşaner aynı tonda konuşmasını sürdürünce Erdoğan, “Otur oturduğun yerde, ne yapacaksın? Bizi cemselere doldurup Selimiye Kışlası’na mı götüreceksin” diye uyarıyor.

    Askerlerin temel yanlışı burada yatıyor. Onlar FETÖ’yü değil, Erdoğan’ı tasfiye etmeye çalıştılar. Oysa muhtıra verip partisini kapatmaya kalkışmak yerine Erdoğan’la işbirliği yapmayı tercih etselerdi FETÖ, TSK’da bu denli etkili olamazdı.

    “BİR YERDE İTİRAF ETMİŞ OLUYOR”

    Selvi’nin dünkü köşesine göndermede bulunan Yeniçağ yazarı Batuhan Çolak ise bugünkü yazısında “Selvi, Erdoğan’a övgü yazısı yazayım derken, Balyoz kumpasının nasıl ve ne şekilde kurulduğunu da bir yerde itiraf etmiş oluyor” dedi. Çolak’ın yazısı şöyle:

    Selvi, yazısında Erdoğan’ın “Otur oturduğun yerde, ne yapacaksın?” diyerek dönemin Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’i fırçaladığını ileri sürüyor:

    “Balyoz darbe planı yargılamasında 102 asker tutuklanınca Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner, soluğu Dolmabahçe’de Erdoğan’ın yanında alıyor. Erdoğan da gelişmeden dolayı rahatsız ancak Koşaner o denli sert bir üslupla konuşuyor ki, Başbakan bundan rahatsız oluyor. Başbakan’ın bunu hissettirmesine rağmen Koşaner aynı tonda konuşmasını sürdürünce Erdoğan, ‘Otur oturduğun yerde, ne yapacaksın? Bizi cemselere doldurup Selimiye Kışlası’na mı götüreceksin’ diye uyarıyor.

    “Işık Koşaner’in görüşmeye ilişkin kimseye böyle bir demeç vermediğini esas alırsak, baş başa geçen bu kritik görüşme Erdoğan’ın çevresinden çıkıyor.

    Muhtemelen “Görüşme nasıl geçti efendim” diyen kraldan çok kralcılar da bire bin katarak olayı farklı şekilde Selvi’ye anlatmış olabilirler. Erdoğan’ın “Genelkurmay başkanını öyle bir fırçaladım ki nasıl kaçacağını şaşırdı” diyebileceğine ihtimal vermiyorum çünkü.

    Yazının bam teli ise bambaşka bir nokta. Erdoğan’ın Balyoz kumpasına karşı uyarılmış olmasına rağmen, Koşaner’i fırçalayacak kadar süreci savunmuş.

    Hatırlayın, 15 Temmuz’a yol açan en büyük olay Balyoz kumpasıydı. Yüzlerce asker tutuklanmış, emir-komuta zinciri bozulmuş, TSK’ya karşı büyük bir algı operasyonu başlatılmıştı.

    Dönemin Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner yaşananları yakından takip ediyor, “Balyoz darbe planı” adı altında yapılan operasyonların hukuksuz ve TSK’yı hedef alan bir yapıda olduğunu beyan ediyordu.

    Bu yüzden teamüllere aykırı bir şekilde Erdoğan ile baş başa görüşerek tepkisini dile getirmiş, yanlış yapıldığını vurgulamıştı.

    Peki ne oldu?

    Erdoğan, Koşaner’i bir güzel paylayıp gönderdi. Erdoğan’a yakın Selvi anlatıyor: “Otur oturduğun yerde, ne yapacaksın? Bizi cemselere doldurup Selimiye Kışlası’na mı götüreceksin.”

    Selvi, Erdoğan’a övgü yazısı yazayım derken, Balyoz kumpasının nasıl ve ne şekilde kurulduğunu da bir yerde itiraf etmiş oluyor.

    Erdoğan, bu kumpaslar kurulurken, tüm örgütlenmesi, medyası ve kamuoyuyla taraf olmasa belki 15 Temmuz diye bir olay yaşanmayacaktı.

    Ancak şunu da biliyoruz ki, 15 Temmuz’dan birileri çok fazla kârlı çıktı. Türkiye’nin değişmekte olan siyasi yapısı bir anda otoriterleşerek “darbecilerle mücadele ediyoruz” sözleriyle kafasını kaldıranı, farklı düşüneni FETÖ’cü ilan etmeye başladı.

    Yazının tamamı için tıklayın.