• Mart ayı Basın Özgürlüğü Raporu: 22 gözaltı, 9 tutukluluk, kanallara ceza, haber sitelerine sansür

    CHP’li Çakırözer Mart ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, “22 gözaltı, 9 tutukluluk, kanallara ceza, haber sitelerine sansür” uygulandı. “Çeteler, hırsızlar, katiller çıkarken, gazetecilerin, siyasilerin kalması vicdanları yaralar” diyen Çakırözer, “İnfaz düzenlemesi adil olmalı” açıklamasında bulundu.

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Mart ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Çakırözer, Mart ayında da gazetecilerin adliye koridorlarında haberlerini savunmak zorunda bırakıldığını belirterek; 20 gazetecinin hakim karşısına çıktığını, 22 gazetecinin gözaltına alındığını, 9 gazetecinin de tutuklandığını söyledi. Çakırözer, önümüzdeki hafta Meclis’e getirilmesi planlanan infaz düzenlemesinin düşüncesi ve yazısı nedeniyle cezaevinde tutulan gazetecilere ve siyasi tutuklulara özgürlük getirmesini istedi.

     Çakırözer, kamuoyuna yansıyan ilk taslakta gasp, çete, hırsızlık, yaralama, uyuşturucu suçları gibi suçlardan hüküm alanların infaz indirimi kapsamına alınıp; gazeteci, siyasetçi hak savunucularının bu düzenlemeden faydalanamayacak olmasının “büyük adaletsizlik” olduğunu vurguladı.

     “SADECE HÜKÜMLÜLER DEĞİL, TUTUKLULARI DA KAPSAMALI”

     Çakırözer, Meclis’e getirilecek infaz düzenlemesine ilişkin şu talepleri sıraladı:

     “Düzenleme sadece hükümlüleri değil tutukluları da kapsayacak biçimde genişletilmelidir. Hasta ve ile çocuklu kadın tutuklular bir an önce adli kontrol yollarından biri ile çıkarılmalıdır. Gasp yapan, çete kuran, insan bıçaklayan yaralayan öldürenler, uyuşturucu baronlarının yararlandığı bir düzenlemeden, eline taş dahi almamış sadece yazdığı çizdiği için cezaevinde tutulan gazetecilerin, siyasetçilerin, hak savunucularının yararlandırılmaması kimsenin vicdanına sığmaz. Binlerce hükümlü çıkarken, eline taş dahi almamış Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Osman Kavala, Ahmet Altan, Selahattin Demirtaş, Murat Ağırel gibi isimlerin demir parmaklık arkasında tutulması adaletli olmaz, vicdanlara sığmaz. Cebir ve şiddete başvurmadan, düşüncesini açıklayan, eleştiride bulunanların mutlaka kapsama alınması lazım. Birçok gazeteci, siyasetçi ve aydınımız, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım suçunu düzenleyen TCK 220/6-7 kapsamında tutuklu ya da hükümlü. Bu maddeler mutlaka infaz düzenlemesi kapsamına alınmalıdır. ”

    TUTUKLU GAZETECİLER BIRAKILSIN

     Çakırözer, “Korona salgını ile mücadele kapsamında cezaevindeki yurttaşlarımızın sağlığını düşünerek Meclis’e düzenleme getirilmesi olumludur. Bu düzenlemenin; tutuklu gazeteciler, ayıbına da son vermesi, toplumsal barışın inşasına katkı sağlaması gerekir. Yargı reformu kapsamında Terörle Mücadele Kanunu’na ‘haber amacıyla eleştiri ve düşünce açıklamak suç sayılmaz’ ibaresini ekledik. Öyleyse şimdiki infaz düzenlemesinde de ‘cebir ve şiddete bulaşmamış, yazı yazarak ya da eleştirel muhalif düşünce açıklamak suretiyle terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla ceza alanların da mutlaka kapsam içine alınması gerekir” dedi.

    Çakırözer, aralarında Odatv’den Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu ve Hülya Kılınç ile Yeniçağ’dan Murat Ağırel, Yeni Yaşam’dan Ferhat Çelik ve Aydın Keser’in bulunduğu tutuklu gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını ve tutuksuz yargılanmasını istedi.

    MART BİLANÇOSU: GÖZALTILAR, TUTUKLAMALAR, SANSÜR VE CEZALAR

    Korona salgını döneminde halkın ihtiyacı olan bilgilere ulaşmasının, gerçekleri öğrenmesinin çok önemli olduğuna vurgu yapan Çakırözer, “O yüzden basın özgürlüğünün üzerine her zamankinden daha fazla titrememiz gerekir. Ancak bu ayda yaşadıklarımız gösteriyor ki hiç de öyle olmamış: 20 yargılama, 22 gözaltı, 9 tutuklama. Mart ayı yine gazeteciler için gözaltılar, tutuklamalar ve yargılamalar ile geçti” dedi.

    ÇAKIRÖZER’İN MART AYI BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ RAPORU ŞÖYLE:

    ODATV’YE SANSÜR: Uzun süredir hedef gösterilen Odatv’ye yönelik baskı, tutuklama ve sansüre dönüştü. Odatv genel yayın yönetmeni Barış Pehlivan, haber müdürü Barış Terkoğlu ve muhabir Hülya Kılınç’ın tutuklanmasının ardından “odatv.com” haber sitesinin tümü skandal bir kararla erişime engellendi. Odatv’nin haberciliğe devam etmek için açtığı diğer siteler de tek tek engellenmeye başlandı. Anayasa Mahkemesi’nin wikipedia’nın ardından “sendika.org” sitesinin erişime engellenmesine ilişkin 11 Mart’ta verdiği ifade özgürlüğü ihlali kararı, “odatv.com”a yönelik erişim engelinin de hukuka aykırı olduğunu gözler önüne serdi.

     SALGIN GAZETELERİ VURDU: Korona salgını nedeniyle “halka evde kalın” çağrılarının ardından ayın son bir haftasında gazete tirajları önceki haftaya göre 100 bin kadar azaldı. Ulusal düzeyde yayın yapan 29 gazetenin 9-15 Mart tirajı toplam 1 milyon 953 bin 357 iken 16-22 Mart arası 1 milyon 853 bin 172’ye geriledi. 25 Mart’ta Yeni Yaşam Gazetesi ve Yurt Gazetesi salgın riski geçinceye kadar matbaa basımın durdurarak yalnızca internet üzerinden yayın yapma kararı aldı.

     KORONADA ‘ŞEFFAFLIK’ GÖZALTILARI: Korona salgınına ilişkin Türk Tabipleri Birliği (TTB) başta olmak üzere toplumun büyük bir bölümü resmi makamlardan “şeffaflık” çağrısı yaparken, fatura yine halkın alma hakkını savunan gazetecilere kesildi. Antalya’da yerel gazetede çalışan İdris Özyol ve Ebru Küçükaydın ile Ses Kocaeli Gazetesi genel yayın yönetmeni İsmet Çiğit, sorumlu yazı işleri müdürü Ahmet Seminer ve gazetenin yazar ve yöneticisi Güngör Aslan, koronavirüs haberleri nedeniyle gözaltına alındı, ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

    KANALLAR HEDEFTE: Radyo ve (RTÜK) Mart ayının sonundaki toplantısında ağırlıklı olarak yeni tip koronavirüse (kovid-19) ilişkin yayınları mercek altına aldı. RTÜK tarafından Tele1, Halk Tv ve Habertürk’e ceza yağdı.

    EVRENSEL İÇİN KRİTİK GÜN: Evrensel Gazetesi’ne Eylül 2019’dan beri uygulanan ilan durdurma cezaları için kritik gün 28 Mart. Basın İlan Kurumu (BİK) düzenlemelerine göre; ilan durdurma cezasının altı ay boyunca sürmesi halinde, gazetelerin kamu ilan ve reklam yayınlama hakkı son eriyor. Uluslararası gazetecilik örgütlerinin çağrılarına karşın BİK tarafından adım atılmadı. AKP’nin yeni yargı paketindeki infaz düzenlemesi taslağında yer alan “basın ilân kurumu aracılığıyla resmî ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazeteler, ceza infaz kurumuna kabul edilmez” maddesi ise basın ve ifade özgürlüğüne yönelik endişeyi büyüttü. Hem Evrensel’e yönelik BİK tarafından keyfi olarak sürdürülen ilan yasağı baskısına derhal son verilmeli, hem de cezaevindekilerin haber alma hakkın elinden alacak hukuksuz ‘gazetelere cezaevi yasağı’düzenlemesinden vazgeçilmeledir.

    CUMHURİYET YİNE HEDEFTE: Cumhuriyet Gazetesi yönetici, yazar ve muhabirlerine yönelik baskı devam etti. Aynı zamanda Odatv haber müdürü olan Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu tutuklanırken, Cumhuriyet Vakfı yöneticisi Alev Coşkun ve muhabir Hazal Ocak “boğaz manzaralı lüks müştemilat” haberi nedeniyle yargılandı. Cumhuriyet yazarı Işıl Özgentürk hakim karşısına çıktı.. Cumhuriyet yazarı Enver Aysever hakkında sosyal medya paylaşımı nedeniyle soruşturma başlatıldı.

    SÖZCÜ’YE LÜKS ŞEYH YATI GÖZALTISI: Sözcü muhabiri Yaşar Anter, Dubai şeyhi Abdullah Al Futtaime ait 110 metre uzunluğunda, 600 milyon euro değerindeki yatına ilişkin haberi nedeniyle gözaltına alındı.