• Trans yağ düzenlemesi yıl sonunda masada: Denetim kolay olacak çünkü üretici işletmeler büyük ve sayılabilir

    Dünyada her yıl 540 bin can kaybına neden olan trans yağlarla ilgili Türkiye önemli bir adım attı. Birçok sivil toplum kuruluşu, uzman ve yetkilinin ortak kararıyla tüketimine ilişkin düzenleme hazırlandı. Henüz taslağı yayınlanma aşamasında olan düzenlemeye bir destek de Margarin Sanayicileri Derneği’nden (MÜMSAD) geldi. Dernek adına konuşan Gıda Mühendisi , ile mücadelede Türkiye’nin öncü bir ülke olduğunu söyledi.

    DİLARA KAN / TARAFSIZ HABER AJANSI

    Kalp ve damar hastalıklarına neden olan endüstriyel trans yağlar; ucuz, kullanımı kolay ve tüketim ömrü yüksek olduğu için tercih edilmekte. Birçok restoran ve fast food zinciri kızartmalarda defalarca kullanabildiği için trans yağı tüketiliyor. Trans yağlar; severek yediğimiz özellikle pasta, kurabiye, bisküvi, donmuş pizza ve margarin gibi ürünlerin içinde de bulunuyor.

    Peki trans yağlar dünyada bu denli tüketilirken uzmanlar neden önlem alınması gerektiğini vurguluyor?

    “REPLACE” YANİ “YERİNE KOY”

    Trans yağlar, her yıl binlerce insanın ölümüne yol açtığı için tüm dünyada kullanımı kısıtlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ) de bu kapsamda 2008 yılında önemli bir adım atarak “Yerine Koy” isimli bir çalışma başlattı.

    DSÖ 2023 yılına kadar trans yağların kaldırılması amacıyla başlattığı çalışmayla, ilk etapta trans yağların kaldırılması için bir mevzuat oluşturulmasını önerdi. Örgütün yol haritasında ayrıca trans yağ gıdaların tedarik zincirinden kaldırılması ve her 100 gram yağ için 2 gram trans yağ şeklinde bir üst sınır getirilmesi önerildi.

    TÜRKİYE 2000’Lİ YILLARDAN BU YANA MÜCADELE EDİYOR

    Türkiye’de de 2000’li yıllardan bu yana trans yağlara karşı bir mücadele yürütülüyor. ’nin de aralarında bulundu kurumların trans yağsız döneme geçmek için başlattıkları çalışmalarla 2007 yılından itibaren trans yağsız margarin üretilmeye başlandı.

    DSÖ ve uzmanların önerilerinin önemini gösteren veriler ise trans yağları yasaklayan ülkelerdeki verilerle ortaya çıktı. Bu ülkelerde trans yağ kullanımının yasaklanmasının ardından kalp ve damar hastalıklarında ciddi bir düşüş yaşandı. Örneğin, 2004 yılında endüstriyel trans yağları yasaklayan Danimarka’da, kalp ve damar hastalıklarının yüzde 3.2 azaldığı tespit edildi.

    Ancak Türkiye 2007 yılından bugüne trans yağ mücadelesinde öncü durumda olmasına karşın, Türkiye’de bu konuyla ilgili bir yasa bulunmuyordu. Birçok uzman trans yağa bağlı olarak oluşan hastalıklarda Türkiye’nin iyi bir durumda olmadığını söylüyor.

    TÜRKİYE AVRUPA KARDİYOLOJİ DERNEĞİ’NE ÜYE ÜLKELER ARASINDA OBEZİTEDE 1. SIRADA

    Türkiye’de her 10 kişiden üçünde kolesterol yüksekliği ve her iki kişiden birinde iyi kolesterol düşüklüğü bulunuyor. Öte yandan Türkiye’de kadınların yüzde 34’ü, erkeklerin yüzde 22’si obez. Hatta Avrupa Kardiyoloji Derneği’ne üye olan 56 ülke arasında Türkiye kadınlarda obezite konusunda birinci sırada.

    Türk Kardiyoloji Derneği ve Sağlığa Evet Derneği gibi kuruluşların yoğun çabalar gösterdiği trans yağ mücadelesi ise 20 Şubat 2020 tarihinde sonuç buldu. Türkiye’de atılan bu önemli adımı ise önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ardından Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli duyurdu.

    Hazırlanan “Trans yağ” düzenlemesinin Mart ayı sonunda taslak olarak yayınlanacağı ve 31 Aralık 2020 tarihinde yürürlüğe gireceği açıklandı. Mevzuat ile 100 gram gıdadaki trans yağ oranı 2 gram olarak sınırlandırılacağı bildirildi.

    Biz de yapılan toplantılara katkıda bulunan ve teşvik aşamasında yer alan Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayiciler Derneği ile yasal düzenlemeye ve Türkiye’deki gelişmelere ilişkin konuştuk.

    GIDA MÜHENDİSİ EBRU AKDAĞ: ”TRANS YAĞ İLE MÜCADELE GEÇMİŞİMİZ 13 YIL ÖNCESİNE DAYANIYOR”

    MÜMSAD Genel Koordinatörü ve Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, Türkiye’nin trans yağ ile mücadele geçmişinin aslında 13 yıl öncesine dayandığını ve bu anlamada öncü ülkelerden olduğunu aktardı.

    MÜMSAD Genel Direktörü Ebru Akdağ
    <>

    Türkiye’de trans yağ konusunda ciddi çalışmalar yapıldığını belirten Akdağ, “Hiçbir yasal düzenleme yokken sektörün inisiyatifi ve derneğin girişimiyle çalışma başlatıldı. Derneğimizin kuruluş amacı da olan trans yağsız döneme geçmek amacımızdı. 2007 yılından itibaren trans yağsız margarin üretilmeye başlandı” dedi.

    DSÖ: TÜRKİYE HIZLA DÖNÜŞEBİLİR

    Avrupa’da trans yağ sınırlamasına ilişkin adımların geçen Nisan ayında atıldığını ifade eden Akdağ, “DSÖ’nün yayınladığı son raporda Türkiye’nin en hızlı dönüşüm yapacak ülkelerden olduğu belirtildi” diye konuştu.

    Birçok tüketicinin sağlığını korumayı amaçlayan bu düzenlemenin nasıl denetleneceği ise uzmanlar ve tüketiciler için soru işareti.

    SINIRLAMANIN DENETİMİ NASIL OLACAK?

    Edindiğimiz bilgilere göre, Türkiye’de küçük ve çoklu işletmelerden ziyade büyük ve sayılabilir işletmeler trans yağ üretimi yapıyor. Bu açıdan bakıldığında denetimin kolay olabileceğini söyleyen Akdağ, “Türkiye’deki yağ üreticilerine baktığımızda dönüşümü sağlamanın en önemli nedeni büyük üreticilerin olması. Çoklu ufak tefek üretici olsaydı bu geçiş kolay olmazdı” ifadelerini kullandı.

    “TASLAK YAKINDA YAYINLANACAK”

    Yüzde 2 limitiyle yürürlüğe girmesi beklenen yönetmeliğin taslak metni ise henüz yayınlanmış değil. Tüm dünyayı saran koronavirüs (Kovid-19) salgınının hayatı neredeyse durdurma noktasına getirdiği bugünlerde konuya açıklık getiren Akdağ, “Yönetmelik taslağı yakın bir zamanda yayınlanacak” duyurusunu yaptı.