• DEVA’dan AK Parti’ye “baro” uyarısı: Anayasa değişmeden mümkün değil

    MEHTAP GÖKDEMİR/TARAFSIZ HABER AJANSI/ANKARA

    AK Parti barolar başta olmak üzere meslek kuruluşlarının seçim usullerinin yeniden belirlenmesiyle ilgili düzenleme üzerinde çalışırken DEVA Partisi’nden Anayasa uyarısı geldi. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları Anayasanın 135. maddesinin koruması altında olup özlerine dokunacak bir değişiklik Anayasa değişmeden mümkün değildir” dedi.

    DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı İdris Şahin, Tarafsız Haber Ajansına konuştu. Barolara yönelik tartışmalara ilişkin Şahin, şu değerlendirmeleri yaptı:

    “Diyanet İşleri Başkanı’nın Cuma vaazı sonrasında Ankara Barosu tarafından yapılan basın açıklaması ile ortaya çıkan ihtilaf, yıllara sari bir çalışma ürünü olan Avukatlık Yasası ve onun içeriğinde baroların hukuki statüsü ve seçim usullerine ilişkin düzenleme gündemi ile bambaşka bir mecraya sürüklemiştir.

    “BAROLARDAKİ ASIL DÜZENLEMENİN GEREKÇESİ”

    Hafızalarda kalan gerekçe bu olmakla beraber barolardaki asıl düzenlemenin gerekçesi İstanbul ve Ankara barosu başta olmak üzere 11 baronun Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu’na karşı başlattıkları muhalefet sonrası olağanüstü genel kurul toplantısı talebidir.

     “SON DERECE YANLIŞ BİR TUTUM OLACAKTIR”

    Kuruluşları cumhuriyet öncesi döneme dayanan, yılların birikimi ile oluşmuş güçlü bir yapıya sahip baroların günübirlik çekişmelerin odağına oturtularak haklarında kendi görüşleri alınmadan esaslı değişiklikler cihetine gidilmiş olması son derece yanlış bir tutum olacaktır.
    Barolar insanlığın yüzyıllarca biriktirdiği deneyimlerle oluşmuş yapılardır baro demek avukatlık mesleğinin onuru, kuralları, gelenek ve düzeninin vücut bulmuş şekli anıtsal bir formudur.

    “ANAYASA DEĞİŞMEDEN MÜMKÜN DEĞİLDİR”

    Barolar kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. Üyeleri serbest çalışan avukatlar olsa da baroların kamuyu ilgilendiren yönü ağır basar ve bu yönüyle de avukatlara kamusal ödevler yükler. Kamu kurumu niteliğinde ki meslek kuruluşları Anayasanın 135. maddesinin koruması altında olup özlerine dokunacak bir değişiklik Anayasa değişmeden mümkün değildir.

    “ODA TİPİ ÖRGÜTLENME MODELİ ASLA KABUL EDİLEMEZ”

    Baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin temel yapısına zarar verecek olan dernek tipi örgütlenme, sendika tipi örgütlenme veya dernek statüsünde oda tipi örgütlenme modeli asla kabul edilemez.

    ANAYASAYA İŞARET ETTİ

    Baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin, Anayasa ile teminat altına alınan temel özünün zedelenmesi sonucunu doğuracak kuruluş bakımından serbestlik, üyelik ve bakımından gönüllülük, teşkilatlanma ve hukuku statü bakımından özel hukuk tüzel kişiliği, faaliyetler ve hizmetler bakımından serbestlik, kamu kurumu niteliğine zarar verecek ölçüde devletle ilişkiler bakımından bağımsızlık/özerklik esasları da kabul edilemez.

    “GÜCÜ AZALTILMIŞ VE BÖLÜNMÜŞ BAROLAR SAVUNMA HAKKININ DA SONA ERMESİ DEMEKTİR”

    Hak arama özgürlüğünün olmaz ise olmazı olan avukatların özgürce görev yapmasının biricik teminatı tekçi yapısı ile barolar ve barolar birliğidir. Gücü azaltılmış ve bölünmüş barolar savunma hakkının da sona ermesi demektir. Bazı çevrelerce sürekli ısıtılarak kamuoyunun önüne getirilen baroların bölünmesi gibi konuların aslında kimlerin beklentisi olduğu gayet iyi bilinmektedir.

    “BAROLARI BÖLÜP PARÇALAYARAK MEVCUT ETKİSİNİ YOK ETMEYİ PLANLIYOR”

    Görüldüğü kadarıyla iktidar, Diyanet meselesini kullanarak kendisine muhalif olduğunu düşündüğü baroları bölüp parçalayarak mevcut etkisini yok etmeyi planlıyor. Burada sadece baroların seçim usullerinde sorun olduğu ama geri kalan iddiaların yersiz olduğu görülüyor. İktidarın barolara hiç sormadan, -olağanüstü genel kurul talebinden sonra TBB ile ilişkilerini gergin bir şekilde sürdüren muhalif barolar İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere- danışmadan taslak çalışmasına girmesi de bu düşüncelerimizde haklı olduğumuzu ortaya koyuyor.

    “ZAMANI DA UYGUN DEĞİLDİR”

    Avukatlık Kanunu’nda ciddi eksilikler elbette mevcut. Zamanın ruhuna göre daha nitelikli bir kanun ya da kanun içerisinde düzenlemeler yapılabilir ama bunun muhalif siyasi partilere, barolara ve avukatlara danışılarak ortak akıl ile yapılması ise gerekir.
    Şuan yapılan çalışmanın ortak aklın ürünü olmadığı kapsamı ve zamanı da uygun değildir.”