• Eskişehir’de siyanür barajına onay, direnen köylülere gözdağı

    Dünya yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgınında insan sağlığını korumak için mücadele ederken, Türkiye’de iktidar insan sağlığını, yaşam alanlarını, doğayı ve çevreyi tehlikeye atacak adımlar atmaya devam ediyor. Eskişehir’in Sivrihisar ilçesindeki TMSF yönetimindeki Koza İşletmeleri17;nin yaşam alanlarının dibine yapmak istediği Siyanürlü Barajı için Koronavirüs döneminde apar topar yazılan ÇED raporu jet hızıyla onaylandı ve inşaat çalışmaları başladı.

    TMSF’ye bağlı kayyım yönetimindeki Koza Altın İşletmeleri, Eskişehir’in Sivrihisar İlçesinin Kaymaz ve Karakaya köyleri arasına ikinci siyanürlü atık barajı yapımına başladı. Projeye itiraz eden halkı, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Çevre Derneği ve yüzlerce Eskişehirli’nin yazılı itirazlarını görmezden gelen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED raporunu jet hızıyla onaylayarak inşaatın başlamasına vize verdi.

    1500 kişinin yaşadığı Kaymaz ve Karakaya mahallelerinin ortasına yaklaşık 40 hektar mera alanına inşa edilecek atık barajı 1 milyon 750 bin metreküp hacme sahip olacak.

    Çevreyi zehirleyecek tehlikeye karşı mücadele sözü

    CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, bölgeye giderek siyanürlü atık barajının başlayan inşaat çalışmalarını yerinde gözlemledi. Çakırözer, insan sağlığını ve çevreyi zehirleyecek bu büyük tehlikeye karşı mücadele edeceklerini duyurdu.

    Çakırözer, “Kaymaz mahallemizin dibine salgın dönemi fırsat bilinerek devasa bir siyanür barajı  inşasına başlandı. Köyün hemen çıkışına yapılacak bu baraj hem insanımıza, hem hayvanlarımıza, hem de havamıza, suyumuza, toprağımıza zarar verecek. Yüzlerce itiraz dilekçesi görmezden gelinerek ÇED raporu yangından mal kaçırır gibi onaylandı.

    Tüm dünya ve Türkiye salgınla mücadeleye odaklanmışken devlet eliyle vatandaşı zehirlemenin acelesi niye? Bölge halkı, Büyükşehir Belediyemiz, sivil toplum örgütlerimiz bu baraja karşı. Eskişehir siyanüre karşı hukuk mücadelesi verecek” dedi.

    Çevre felaketi kapıda, hayvancılık yok olacak

    Maden işletmesinin kurulduğu dönemden bu yana insan sağlığına ve çevreye zarar verdiğini verdiğini vurgulayan Çakırözer, yeni siyanürlü atık barajına karşı olma gerekçelerini şöyle sıraladı:

    – Altını ayıklarken siyanür ile birlikte kurşun, kadmiyum çinko bakır ve cıva gibi zehirli ağır metaller doğaya karışacak ve geri dönüşü olmayan çevre felaketleri doğacak.  
    – 40 hektar mera alanı yok olacak. Hayvancılık yapılamayacak. 
    – İçme ve kullanma suları kaynakları ve rezervleri tehlikeye girecek
    – Kaymaz Mahallemizden diri fay hattı geçtiği için olası bir depremde bu barajlarda taşma, çökme ve yarılma ihtimali çok büyük.
    Tüm bu gerekçelerle oluşacak çevre kirliliği kentimizin toplum ve çevre sağlığını tehdit edecektir. Bu yüzden karşıyız.

    Köylülere jandarmalı baskı

    Öte yandan atık barajına karşı çıkan ve imza kampanyalarını örgütleyen köylülerin geçtiğimiz günlerde Jandarma tarafından Koza Madeni’nin şikayetleri üzerine ifadesinin alındığı ortaya çıktı.

    Mahalle sakinlerinden Reha Önen, maden işletmesinin şikayeti üzerine Sivrihisar İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından kendisinin ve direnen birkaç Kaymaz’lının ifadesinin alındığını açıkladı.

    Önen, “Şikayet üzerine jandarmaya gidip ifade verdik. Güya şirketin yol kenarındaki isim levhalarına zarar verilmiş. Ben burada dahi yokum. Oruç ağzımla Eskişehir’den gelip ifade verdim.

    Kamera kaydınız var mı niye bizi suçluyorsunuz diyoruz. Hiçbir şey söylemiyorlar. Amaçları belli. Halkın bu zehire karşı direnişini kesmek için gözdağı veriyorlar. Ama susmayacağız” dedi.

    “Devletin görevi gözdağı değil”

    Köylülerin bu şekilde baskı altına alınmasına tepki gösteren Çakırözer de şu açıklamayı yaptı: “Devletin görevi insanını yaşatmaktır, sağlığını, doğasını çevresini korumaktır. Koza Altın İşletmesinin şimdiki sahibi TMSF yani devlet. Hem tüm Türkiye salgına odaklanmışken yangından mal kaçırır gibi, apar topar siyanürlü atık barajının yapımına başlıyorlar.

    İnsana, hayvana, suya havaya doğaya zarar verecekmiş, umarlarında değil. Bu yaptıkları yetmiyor, siyanüre karşı direnen, imza toplayan köylüler jandarma tarafından ifadeye çağrılıyor. Kimin şikayetiyle. Maden işletmesinin şikayetiyle. Yani devletin şikayetiyle. Yaşam alanları için, sağlıkları için, havası suyu için direnen insanları baskı altına almak istiyorlar. Bu büyük vicdansızlıktır” diye konuştu.

    Hukuk mücadelesi başlayacak

    Eskişehir’de Alpu Ovası’na yapılmak istenen kömürlü termik santral projesinin geçen hafta Danıştay tarafından iptal edildiğini hatırlatan Çakırözer, Sivrihisar’a yapılmak istenen atık barajına karşı da Eskişehirlilerin mücadele vereceklerini söyledi.