• CHP’li Öztrak’tan “ekonomi” tepkisi: Çırpınıyoruz

    Partili cumhurbaşkanlığa geçişle birlikte Türk ekonomisindeki irtifa kaybının hızlandığını söyleyen CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “2018’in ağustos ayına geldiğimizde jeopolitik bir sorun Türkiye’de çok büyük bir ekonomik dengesizliğe sebep oldu. Çünkü ekonomi son derece kırılgan yapıya getirilmişti. Şimdi çırpınıyoruz” dedi.

    TARAFSIZ HABER AJANSI

    Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavuz Oğhan’a konuşan Öztrak, “darbe” tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “İKTİDAR MİLLETİN GÜNDEMİNDE DARBE OLMADIĞINI ÖĞRENDİ”

    Öztrak, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in “Gündemimizde darbe yok” şeklindeki sözleriyle ilgili olarak, “Böyle olması kaçınılmaz. Dün işsizlik rakamları geldi. Milletin yaşadığı sıkıntılar ortada. Zaten ekonomik krize soktular, üstüne korona geldi. Bu etkilenme sürecinde milletimizin sadece sağlığını düşünerek gelirini düşünmeden evde tutacak hiçbir önlem almadılar. ‘Darbe çığırtkanlığı yaparak bu sıkıntıların üstünü örtebilir miyiz?’ diye düşündüler. Ama öğrendiler ki milletin gündeminde darbe yok. Darbe dillendirildiği sürece oy kaybına uğruyorlar. O nedenle bugün gerçekten ricat durumu ortaya çıkmış vaziyette” ifadelerini kullandı.

    “20 TEMMUZ’DA KİMLERİN SİVİL DARBE YAPTIĞINI GÖRDÜK”

    Öztrak, Çelik’in “Darbe tartışmalarını CHP başlatıyor” şeklindeki sözlerine ise şu yanıtı verdi:

    “Bizim arkadaşlarımızın ve benim konuşmalarıma baktığınızda darbe çıkmaz. Bizim darbe yapma gibi niyetimiz olmaz. Elinizde darbe yapmak için silahlı güç olması lazım. Bizim elimizde milletten başka bir güç yok. Darbeyi kimlerin yapabileceği bellidir. Kimlerin sivil darbe yaptığını da 20 Temmuz’da gördük. Bizim söylediklerimiz sadece bir gerçeğin altını çizmektir. Saray hükümeti artık bitmiştir. Yönetme kabiliyetini yitirmiştir. Milletimize maskeyi zorunlu tuttu ama maskeyi milletimize parasız dağıtamamıştır.”

    Koronavirüs bilim kurulu üyelerinin salgının bitmediğini söylediğini ancak iktidarın “bitti” havası vermek istediğini söyleyen Öztrak, iktidarın ekonomik anlamda sıkıştığını belirterek, “Bugün G20 ekonomileri arasında vatandaşına kriz döneminde en az mali destek veren ülkeler arasında sondan altıncıyız. Bugün belki daha da geriye gitmiştir. Bizim verdiğimiz destek gayri safi milli hasılaya oranla 2008 krizinde verilen desteğin üçte biri” dedi.

    Partili cumhurbaşkanlığa geçişle birlikte ekonomide ve demokraside Türkiye’nin çok hızlı irtifa kaybettiğini dile getiren Öztrak, “2018’in ağustos ayına geldiğimizde jeopolitik bir sorun Türkiye’de çok büyük bir ekonomik dengesizliğe sebep oldu. Çünkü ekonomi son derece kırılgan yapıya getirilmişti. Şimdi çırpınıyoruz” diye konuştu.

    “İSTİHDAM SORUNUNU EMİRLE ÇÖZEMEZSİNİZ”

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın önce yüzde 5 büyüme hedefi verdiğini, sonra 2,5 milyon yaratacaklarını söylediğini hatırlatan Öztrak, Albayrak’ın ekonominin durumu ortadayken verilen bu hedeflerin millete yapılan haksızlık olduğunu ifade etti. Albayrak’ın istifa etmesi gerektiğini savunan Öztrak, “TOBB’un böyle bir şey yapması mümkün değil. Bu iş hesap kitap işi. İstihdam sorununu ‘Hepiniz birer işçi alın’ deyip emirle demirle bu işi çözmeniz mümkün değil” dedi.

    Hükümetin 200 milyar lira olarak açıkladığı destek paketinin sadece 40 milyarının doğrudan vatandaşa giden para olduğunu, geri kalanının ise kredilerden oluştuğunu vurgulayan Öztrak, tüm dünyanın salgın nedeniyle gelen ekonomik krizi farkettiğini, iktidarın ise mevcut tedbirlerle krizi atlatmaya çalıştığı eleştirisini yaptı.

    “GIRTLAĞINA KADAR BORCA BATAN İŞ ALEMİ NASIL YATIRIM YAPACAK?”

    Öztrak, “Bir yandan ‘Dünyada yeni fırsatlar çıkacak, üretim üsleri değişecek, Türkiye’nin büyük şansı var’ diyorsunuz. Güzel, kabul. Peki nasıl olacak? Yatırımla olacak. Gırtlağına kadar borca batmış olan iş alemi bu yatırımları nasıl yapacak? Bu dünyayı okuma, vizyon meselesi” şeklinde konuştu.

    “KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİYLE YAPILAN PROJELERDE GARANTİLER İPTAL EDİLMELİ”

    Kamu özel işbirliğiyle yapılan projelerde garanti ödemelerin yapılmaya devam ettiğini, vatandaşın borcunun da büyüdüğünün altını çizen Öztrak, “Bu işi bir yerde bitirmediğiniz zaman 80 milyon insana, ‘Her şey değişti. Herkes seferber olsun’ güvenini nasıl vereceksiniz?” dedi. Koronavirüs gibi mücbir sebeplerde verilen garantilerin iptal edilmesi için bir yolunun bulunması gerektiğini belirten Öztrak, yüksek işsizlik rakamlarına dikkati çekti. “Bir bütçe var, delik deşik olmuş.” Diyen Öztrak, “Sadece gelen işsizlik rakamlarına baktığınızda sanki zahiri düzelme var gibi görünüyor. Geniş tanımlı işsiz sayısı şubat ayında 9 milyonu geçti. Böyle bir rakam yok Türkiye’de. Korkunç bir rakam. Yüzde 27 işsizlik oranı demek. Burada kriz döneminde elde edilen sonucun sadece 15 günü var. İlk vaka 11 Mart’ta görüldü Türkiye’de. Sonra başladı bu iş. Dönüp baktığınız zaman bu rakamlar hiçbir şey göstermiyor. Öncü göstergelere baktığınız zaman çok ciddi çakılmalar var” dedi.

    Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Aklı başında bilim adamları gerçekten büyümenin çok büyük bir daralmaya dönüşeceği, işsizliğin resmi rakam olarak yüzde 20’lere yaklaşabileceği, diğer rakamların yüzde 35’lere ulaşabileceğini söylüyorlar. Bu son derece ağır tablo.”

    Öztrak, “Siz bu tablodan mutlu musunuz.? Muhalefet partisi, ‘Şimdi iktidar partisi gidecek, çöktü’ diye mi bakıyor?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Hiç mutlu değiliz. Türkiye’nin çok büyük fırsatları kaçırdığına inanıyoruz. Türk ekonomisinin çok güçlü bir ekonomi olduğunu, genç nüfusun elimizde çok önemli bir üstünlük olduğunu biliyoruz. Doğru ilacın verilmesi halinde bu ekonominin nerelere gelebileceğinin farkındayız. Bu fırsatlar kaçırıldıkca, insanlarımız zenginleşmek yerine yoksulluğa doğru gittikçe, refahı paylaşmak yerine refahın belleri ellerde toplaması noktasına gittikçe, üretimden uzaklaştıkça mali dengelerimizin giderek sürdürülemez hale gelmesinden son derece mutsuzuz. Siyasi bir avantaj sağlasa bile sonunda bunu gelip kim düzeltecek? Bunu kim kaldıracak? Bu insanlar kaldıracak. İktidara talipseniz ki talibiz, biz kaldırmak durumunda kalacağız. Nasıl sevinelim?”