• Virüse karşı aşı ve ilaç umudu zayıfladı mı?

    Koronavirüse ilaç ve aşı çalışmalarının uzun süreceğini vurgulayan , umutsuz olmadığını söyledi. Ertuğrul, “Mutlaka bilimsel olarak bu virüse etki edecek ilaç bulunur” dedi.

    TARAFSIZ HABER AJANSI

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Aba Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavuz Oğhan’a konuştu.

    “AVM’LERİN KALDIRILMASI BÜYÜK RİSK”

    Türkiye’nin alınan önlemlerle yeni olgu saptama oranını yüzde 3,4’e kadar düşürdüğünü belirten Ertuğrul, bunun alınan önlemlerle gerçekleştirildiğinin altını çizdi. Alışveriş merkezlerinin açılmasının ve liglerin başlayacak olmasının büyük bir risk taşıdığını ifade eden Ertuğrul, “AVM’ler tüketim toplumunun tapınaklarıdır. Bu çok sıkıntılı bir durum. Bana sorarsanız AVM’den önce üretim sürecini destekleyecek bir şeylerin olması. Futbol karşılaştırmaları yapılsın diye baskı yapılıyor. Bence çok büyük bir risk. Biz ilk vakayı saptadıktan sonra 42 günde 100 bininci olguya geldik. Şu anda dün itibarıyla hala aktif olarak saptadığımız olgu sayısı bin 114. Yani kısıtlamaları kaldırdığımızda başımıza gelecek olanı düşünebilirsiniz. Almanya bulaştırma hızı değerinde 0,6’ya kadar düşmüştü. Oran gitgide arttı” dedi.

    “KALİTE STANDARTLARI YÖNERGELERİ HAYATIN HER ALANINA GETİRİLMELİ”

    Hastaneler dahil bütün iş yerleri için kalite standart yönergelerinin olduğunu, bundan sonra bu yönergelerin yaşamın her alanında yer alacak şekilde yeniden yazılması gerektiğine dikkati çeken Ertuğrul, “Eylül’de yeni bir dalga bekliyor musunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi:

    YENİ DALGA OLACAK MI?

    “Böyle giderse bekliyorum. Yani benim korkum sadece Türkiye’den kaynaklı değil, ABD ve İngiltere’den de kaynaklı. Oralarda da çok büyük bir problemler yaşanacak. Çünkü ben büyük bir siyasi körlük görüyorum. Ocak ayının sonuna doğru Dünya Sağlık Örgütü uyarılarda bulundu. ‘Uluslararası seyahatleri kısıtlayın.’ Dedi. Ocak ayının sonunda acil eylem planı açıkladı. Peki buna hangi ülke uydu? Ben buna biraz siyasi körlük diyorum.”

    “Biz bir insanın canını kurtarmak için canhıraş çalışırken birilerinin ‘Ben AVM’ye gezmeye geldim’ demesi bir hekim olarak beni incitiyor. Çünkü oradaki bir insanın hayatını kaybetmesi bizlerin, sağlık çalışanlarının başarısızlığı gibi geliyor bana” ifadelerini kullanan Ertuğrul, deniz suyu ve havuz suyundan hangisinin daha kolay virüsü bulaştırabileceği konusunda ise şunları söyledi:

    “Havuz suyu güvenilir. Klorlanıyor, sürekli devir daim yapılıyor. Ama havuzun içine 100 kişi girerseniz tehlikeli. Benzer durum deniz için de geçerli. Ben havuza girerim, denize girerim ama bir kalabalıklık görürsem hemen uzaklaşırım. Havuz veya denize girmenin hastalık açısından bir riski yok. Fakat kalabalık bir biçimde giriliyorsa elbette bu büyük bir risk.”

    “AŞI VE İLAÇ KONUSUNDA UMUTSUZ DEĞİLİM”

    Koronavirüse karşı aşı ve ilaç çalışmalarının uzun süreceğini düşündüğünü belirten Ertuğrul, önümüzdeki kışın Ekim-Kasım aylarında aşının bulunacağı iddialarının kendisine ütopik geldiğini dile getirdi. Ertuğrul, “Direkt bu virüse etki edecek ilaç çalışmaları elbette daha uzun sürecek. Faz çalışmalarını tamamlamamız gerekecek. Ben o konuda umutsuz değilim. Mutlaka bilimsel olarak bu virüse etki edecek ilaç bulunur. Aşıya gelince bu virüsün özelliği sürekli mutasyon geçirmesi aynı influenza gibi. Yani grip aşısı benzeri bir aşı olabilir. Belirli bir grup o sene hastalık yapar, biz o aşıyı değiştiririz. 1 yıl sonra belki biraz değişir ama biz o aşıyı yaptığımızdan dolayı hastalığı daha hafif atlatabiliriz. Ben aşı konusunda da çok umutsuz değilim. Çünkü bu virüs HIV’deki gibi çok çabuk değişebilen bir virüs değil. Mutasyon hızı HIV kadar yüksek değil. Ama aşının tarihi ne zaman olur bunu öngörmem çok zor. Oxford çalışması biraz önde görünüyor. Onun için eğer faz çalışmalarının bir gruplarını atlayabilirlerse, -Ekim-Kasım diyorlar- ama o bana biraz ütopik geliyor. Önümüzdeki yılın Ocak-Şubat ayları gibi belki bir aşı bulunabilir” dedi.