• Çocukların yüzde 60’ı suda boğulma, yüksekten düşme sonucu hayatını kaybetti

    TBMM Rabia Naz Vatan ve Şüpheli Çocuk Ölümlerini Araştırma Komisyonunun taslak raporuna göre; 2019 yılında herhangi bir şekilde hayatını kaybeden çocuk sayısı 2.440. Çocukların yüzde 60’ı , zehirlenme, yüksekten düşme nedeniyle  hayatını kaybetti. Rapora göre Dünyada sosyoekonomik ve kültürel farklılıklara bağlı olarak adolesan gebeliklerin görülme sıklığı yüzde 1-yüzde 42 arasında değişmekte ve Türkiye’de adolesan yaş gurubunun yüzde 9,6’sı evli.

    MEHTAP GÖKDEMİR
    TARAFSIZ HABER AJANSI/ANKARA

    TBMM Rabia Naz Vatan ve Şüpheli Çocuk Ölümlerini Araştırma Komisyonunun taslak raporunda çocuk ölümlerine ilişkin şu değerlendirmeler yer aldı:

    “TÜİK verilerine göre; 2019 yılı çocuk nüfusu 22.876.758’dir. 2019 yılında herhangi bir şekilde hayatını kaybeden çocuk sayısı 2.440’tır. Bu ölüm sayısı 2019 yılı çocuk nüfusunun % 0.01’ini oluşturmaktadır.

    YÜZDE 60’I SUDA BOĞULMA, ZEHİRLENME, YÜKSEKTEN DÜŞME

    2019 yılında hayatını kaybeden 2.440 çocuğun % 60’ını suda boğulma, zehirlenme, yüksekten düşme ve aile yükümlülüğünün ihmali şeklinde gerçekleşen ve doğrudan çocukların hedef alınmadığı olayların oluşturduğu anlaşılmaktadır.”

    Rapora göre herhangi bir şekilde hayatını kaybeden çocuk sayısı 5 yılda 11.972 oldu.

    2019 YILINDA MEYDANA GELEN ŞÜPHELİ ÇOCUK ÖLÜMLERİ: 1.462

    2019 yılında meydana gelen şüpheli çocuk ölümleri ve nedenleri de raporda şöyle yer aldı: Bebek Ölümü 761, Herhangi Bir Hastalık Sonucu 300, Doğuştan Hasta 190, Ev Kazası       57, Düşme Neticesi   55, Zehirlenme    29, İntihar     21, Doktor – Hastane Hatası    16, Suda Boğulma      14, Kalp Krizi 14, Uyuşturucu   5. Rapora göre 1.462 çocuk öldü.

    Raporda, toplumsal faktörlere dikkat çekilirken şu ifadeler yer aldı:

    “Yapılan çalışmalar ekonomik düzeyi yüksek olan ülkelerde yaşam süresinin düşük olanlara göre daha uzun olduğunu göstermektedir. UNICEF’in 2016 yılında yayınladığı rapora göre 2030 yılında yüksek gelirli ülkelere göre, Sahra Altı Afrika ülkelerinde 5 yaşından önce çocukların ölme olasılığının 10 kat yüksek olacağı öngörülmektedir. Yoksullukla birlikte insanların sağlık sorunları ile karşılaşma ihtimali artmaktadır.

    ÇOCUK EVLİLİKLER

    Yoksullukla birlikte ailelerin çocuklarından beklentileri de değişmektedir. Yoksul bir ailede çocukların eğitim süreleri kısalmakta, belli bir yaşa gelen kız çocukları evlendirilmekte, erkek çocukları ise çalışmaktadır. Çocukluk çağında yapılan evlilikler ülkemiz ve dünya için halen önemli bir sorundur.  Dünyada sosyoekonomik ve kültürel farklılıklara bağlı olarak adolesan gebeliklerin görülme sıklığı % 1-% 42 arasında değişmektedir ve ülkemizde adolesan yaş gurubunun % 9,6’sının evli olduğu bilinmektedir. Çocukluk çağı evlilikleri ile birlikte adolesan yaş grubu gebelikleri artmaktadır. Hem dünyada hem ülkemizde sosyoekonomik olarak daha düşük olan bölgelerde çocuk evlilikleri yüksek oranlarda görülmektedir.
    Çocukluk çağında gerçekleşen evlilikler sonucu oluşan gebeliklerin ve doğumların erişkinlere göre çok daha yüksek riskleri bulunmakta ve bu grupta olan gebeler ‘yüksek riskli gebelik’ olarak sınıflandırılmaktadır. Adolesan çağda gerçekleşen gebeliklerde erken doğum, gebelik süresince bebeğin gelişiminin geri kalması, düşük doğum ağırlıklı bebek ve gebelik nedeniyle hipertansiyon, şeker hastalığı, anemi (kansızlık), doğum öncesi membran rüptürü (fetal zarların doğum başlamadan önce yırtılması) gibi risklerin oranlarında artış saptanmıştır.

    Dünyada adolesan gebelik oranı % 5,4 olup, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünyada her yıl yaklaşık 70.000 adolesan gebenin gebelik ve doğuma bağlı komplikasyonlar nedeniyle öldüğü bilinmektedir.

    ÜLKEMİZDE ERKEK ÇOCUKLARDA İŞ GÜCÜNE KATILIM ORANI % 30

    TÜİK verilerine göre ülkemizde erkek çocuklarda iş gücüne katılım oranı % 30, kız çocuklarında ise % 11,8 olarak görülmektedir. Yine TÜİK verilerine göre 1994, 1999 ve 2006 yıllarında yapılan çalışmalar çocuk işçi sayısının giderek azaldığını göstermektedir.

    GÖÇ

    Resmi kayıtlara göre Suriyeli mültecilerin % 54,2’lik bölümünün 18 yaşın altında, % 19,9’luk kısmı ise 5 yaş altındadır. Yapılan çalışmalarda mülteci çocukların hastane başvurularında en sık nedenin enfeksiyon hastalıkları olduğu görülmüştür.

    İNTİHARLAR

    İntihar özellikle adolesan yaş grubunda görülen çocukluk çağının önemli problemlerindendir. TÜİK’in verilerine göre Türkiye’de çocuk intihar hızları 2018 yılında 100.000 kız çocuğunda 1,7 iken, 100.000 erkek çocuğunda 1,74 olarak tespit edilmiştir. İntihar nedenleri incelendiğinde çocuğa ait olanlar; kendini beğenmeme, cinsel kimlik arayışı, alışkanlıklar (madde kullanımı, bağımlılık vb.), geçmişte yaşanmış travmatik olaylar, fiziksel ve ruhsal bozukluklar ve kişilik özellikleri (stresle baş edememe, aşırı duygusal veya aşırı öfkeli olma vb.) olarak sayılabilir. Ailenin sosyoekonomik seviyesi, okul ve iş arkadaşları ile sorunları, tecavüz veya şiddete maruz kalma, istenmeyen gebelik, derslerin kötülüğü, sınav kaygısı, gelecek kaygısı, başarısızlık, ailenin veya kendisinin mükemmel hayat beklentileri, akran zorbalığı veya siber zorbalık diğer nedenler olarak sıralanabilir.

    Türkiye’de intihar etmiş 114 çocuğun incelenmesine yönelik bir çalışmanın sonuçlarına bakıldığında; en sık kullanılan intihar yönteminin ası olduğu, ardından bunu tabanca ve av tüfeği yaralanması, zehirlenmeler ve yüksekten atlama yöntemleri izlediği görülmüştür.

    Sosyal medya aracılığı ile maruz kalınan şiddete özendiren içerikler yanı sıra çocuk ve adolesan yaş grubundaki gençlerin zamanlarının çoğunu geçirdikleri bilgisayar oyunları da şiddete özendirerek gençlerin kendilerine veya başkalarına zarar vermelerine hatta intihar etmelerine neden olabilmektedir.”