• “Eren daha karakoldayken olayın buralara gelebileceğini öngörmüştük”

    Adana’da Gençlik Kolları Başkanı’nın tutuklanmasına ilişkin konuşan , “Meslektaşlarımla birlikte 14 Mayıs’ta karakola gittiğimizde böyle bir hadisenin bu çapta genişleyebileceğini öngörmüştük” dedi.

    TARAFSIZ HABER AJANSI

    Adana’da Yüreğir Kaymakamlığı’nın önünde Vefa Sosyal Destek Ekibi’yle yaşanan tartışmada önce gözaltına alınıp serbest bırakılan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasından sonra tutuklanan CHP Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım’la ilgili tartışmalar devam ediyor.

    Radyo Karakutu’da yayınlanan Bizdebunuizle programında Yavuz Oğhan’a konuşan avukat Hacı Hüseyin Kılınç, “Eren Yıldırım vakası aslında siyasi iktidarın siyasi aczinin bir göstergesi. Şunu sammiyitle ifade edeyim: Meslektaşlarımla birlikte 14 Mayıs’ta karakola gittiğimizde böyle bir hadisenin bu çapta genişleyebileceğini öngörmüştük. Çünkü artık Türkiye’de bu manzaralar rutin haline geldiği için, bu basit sıradan vakanın en tepeden Cumhurbaşkanı veya İçişleri Bakanı tarafından gündeme getirilebileceğini, Van’daki olayla bir bağlantı kurulabileceğini düşündük. Böyle bir endişemizi ortak olarak paylaşmıştık” dedi.

    “İL EMNİYET MÜDÜRÜ KARAKOLA GELDİ”

    Eren Yıldırım’ın karakolda ifadesi alınırken Adana İl Emniyet Müdürü’nün de karakola geldiğini ve yaklaşık 2,5 saat kaldığını dile getiren Kılınç, Yıldırım’la ilgili suçlamalara ilişkin ise şunları söyledi:

    “Dosyayı 1-2 saat önce aldık. Bugün birkaç meslektaşımla beraber tutuklamaya itiraz dilekçesini verdik. Dosyada o kadar çarpıklık söz konusu ki. Tutanaklarda, tanık beyanlarında, özellikle müşteki sıfatındaki polis memurunun beyanlarında 15-20 kişilik grubun saldırdığı iddia ediliyor. Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değil. Olay yerinde Eren Yıldırım, annesi, babası ve kardeşi var. Onlardan başka kimse yok. 15-20 kişilik saldırgan bir grup söz konusu değil. Varsa onlar hakkında neden işlem yapılmamış.

    Yıldırım’ın oturduğu evin kaymakamlık binasına yakın olduğunu ve salgın sürecinde yardım faaliyetlerine bizzat katıldığını ifade eden Kılınç, şikayetçi olan kaymakamın korumasının “Beni göğüs bölgemden darp ettiler” şeklindeki iddiasının gerçek olmadığının Adli Tıp Raporu ile kanıtlandığını belirtti. Göğüs belgesinden darp edilen kişinin Eren Yıldırım olduğunu dile getiren Kılınç, Yıldırım’ın tutuklanma gerekçesiyle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı:

    “Biz karakola gittiğimizde bize yönelik 3 iddia vardı. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek, aşağılama, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi, kayda alınması kamu kurumlarının faaliyetlerinin engellenmesi. Biz ertesi gün adliyeye gittiğimizde Eren Yıldırım’a ilişkin tek iddia vardı. Polise mukavemet etme, kamu görevlisine direnç gösterme. Bu iddiaların hepsi o gece ortadan kaldırıldı, yok edildi. Eren Yıldırım adliyeye sadece kamu görevlisine mukavemet iddiasıyla çıktı.

    CHP’Lİ SALICI: KAMERA GÖRÜNTÜLERİNE ULAŞAMADIK

    Olayın kaymakamlık binasının önünde gerçekleştiğini söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı , kamera görüntülerini sorduklarını ama ulaşamadıklarını kaydetti. Salıcı, “Kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı 23 Haziran’a birkaç gün kala buldular. TRT muhabirine röportaj yaptırdılar. Ama bu görüntüler ortaya çıkacak mı emin değilim. İşlerine gelmeyen görüntüler olursa çıkmayacaktır” dedi.

    Bidebunuizle yayınında Yavuz Oğhan’a konuşan Salıcı, “Siyaseten meseleyi nereye koymalıyız?” sorusuna, şu sözlerle yanıt verdi:

    “Siyaseten meseleye baktığımızda şöyle bir durum var: Bu darbe tartışmalarını siyaseten nereye koyuyoruz sorusuyla Eren’in yaşadığı hukuksuzluğu siyaseten nereye koyuyoruz? Bu olayın Van’daki terör saldırısıyla aynı çerçeve içerisine konmasını siyaseten nereye koyuyoruz? Benzer bir çerçeve var. Türkiyed’e daha önce yoksulluk, işsizlik diyorduk ama şu anda açlık var. Bu açlıkla mücadele edemeyen, beş tane maskeyi dağıtmayı başaramamış ama 18 yıldan beri Türkiye’yi yönetme iddiası olan bir iktidar var. İktidar savruluyor. Liyakatsiz insanlarla dolu bir bürokrasi var. Bürokrasi ne yaptığının farkında değil. Böyle bir ortamda muhalif yayın organlarına habire ceza kesiliyor. Birisi ‘Elimde liste var’ diyor. Uyarı bile yok. Hakkında kovuşturmada bulunulmuyor. ‘Yardım dağıtıyorsunuz, biz de destek olalım mı?’ diyen arkadaş şu anda hapiste.”

    “GÖRÜŞME TALEBİMİZ REDDEDİLDİ”

    Adalet Bakanlığı’na Eren Yıldırım’la görüşmek için talepte bulunduklarını ancak taleplerinin reddedildiğini söyleyen Salıcı, “Biz bugüne Eren’le görüşmek için de talepte bulunduk Adalet Bakanlığına, “Yerseniz” diye bize cevap verdiler. Sabah erken saatlerde noter katibi Eren’le görüştü. Avukat arkadaş Eren’le görüştü. Ama bize söylenen, ‘Eren karantinada sizinle görüştüremeyiz.’ Benim canım noter katibi arkadaşın, avukat arkadaşın canından daha kıymetli değil. Eğer o arkadaşlarla bir uygun ortam bulunup görüştürüldüyse biz siyaseten aynı partinin genel başkanı milletvekili olarak bizim görüşmemiz lazım ama yapmıyorlar. Mesele hukuk olmaktan çıktı çünkü talimatla iş yapılıyor. Aslında yapılmak istenen şey Türkiye’nin gerçekten yaşadığı yakıcı gündemi unutturmak ve Türkiye’de yapay gündemler üreterek kamuoyunu meşgul etmeye çalışmak” diye konuştu.