• Doç. Dr. Doster: Devlet Atatürk’le arasına mesafe koydukça millet sahipleniyor

    Türkiye’yi yöneten siyasal kadronun ’e bakış açısının bilindiğini söyleyen Doç Dr. , “Devlet ve bürokrasi, Mustafa Kemal Paşa’yla arasına mesafe koydukça millet daha çok sahip çıkıyor” dedi.

    TARAFSIZ HABER AJANSI

    Radyo Karakutu’da yayınlanan Bidebunuizle programında Yavuz Oğhan’ın sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Barış Doster, gündemdeki “” tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “MUSTAFA KEMAL’İ GÖRMEZDEN GELME ÇABASI SÖZ KONUSU”

    Her siyasal iktidarın kendince bir tarih anlatısı ortaya koymaya çalıştığını ve şu anki siyasal iktidarın Atatürk’e ve cumhuriyete bakış açısının bilindiğini ifade eden Doster, “Abdülhamit anlatısı, Vahdettin savunusu üzerinden Mustafa Kemal’i tamamen yok sayamasa da bir görmezden gelme, o olmasaydı da biz bu işi başarırdık şeklinde imada bulunma çabası söz konusu” dedi.

    “Devlet ve bürokrasi, Mustafa Kemal Paşa’yla arasına mesafe koydukça millet daha çok sahip çıkıyor” diyen Doster, “Mustafa Kemal devrimlerinin, cumhuriyetin kazanımlarının toplumsallaşması, ulusallaşması, toplumla buluşması, siyasallaşması son yıllarda gözle görülür şekilde arttı. Tırnak içinde kullanalım: “Sevil Mustafa Kemal” daha fazla öne çıkıyor sıradan yurttaşların nezdinde” ifadelerini kullandı.

    “LAİKLİK, ÇAĞDAŞLIK DEVREYE GİRİNCE ATATÜRK’E MESAFE DOĞUYOR”

    Mustafa Kemal’in yaptıklarıyla canlı bir lider olduğunun altını çizen Doster, “Ne onla, ne onsuz gibi bir durum var sanki?” şeklindeki soruya, “Bu elbette önemli bir açmaz. Eğer Mustafa Kemal cumhuriyeti kurmasaydı, Çanakkale kahramanı Mustafa Kemal’e evet. Eğer Mustafa Kemal laikliği getirmeseydi ulusal kurtuluş savaşı kahramanı, önderi Mustafa Kemal Paşa’ya Mareşal Mustafa Kemal’e, Gazi Mustafa Kemal’e de evet ama cumhuriyeti kurduktan sonra hukuk devleti, medeni kanun, kadın erkek eşitliği, harf devrimi, laiklik, çağdaşlık, aydınlanma, bilimsel eğitim devreye girince o Atatürk’e biraz mesafe doğuyor” sözleriyle yanıt verdi.

    “ATATÜRK’Ü BİRAZ DAHA KENARA İTME ÇABASI”

    “Vahdettin” tartışmalarına değinen Doster, bunun son günlerde öne çıkarılan bir söylem olmadığını, yıllardır dillendirildiğini belirtirken, “Atatürk’ü tarihte biraz daha kenara itme çabası” diye nitelendirdi. Doster, şu ifadeleri kullandı:

    “Vahdettin’le Mustafa Kemal Paşa 16 Mayıs 1919’da, Mustafa Kemal Paşa Bandırma Vapuru’yla hareket etmeden evvel tam 6 kez görüştüler. Bu sır değil. Niye? Son derece parlak bir kumandan, Birinci Cihan Harbi’nde pek çok cephede savaşmış. Çanakkale’deki karizması, ünü biliniyor. Ama böylesi bir kumandanı acaba 6 kez görüşen Vahdettin, 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla neden Anadolu’ya yolluyor? Gerçekten acaba ‘Memleketin geleceğine el koy’ niyetiyle mi yolluyor? O kuvayi milliyeci, müdafaa-i hukukçu, millici, reddi ilhakçı, işgal karşıtı hareketler, kıpırdanmalar var. Yerel kongre arayışları var. İngilizler bundan da çok yakınıyorlar. Sürekli Vahdettin ve hükümetini buna karşı önlem alması yönünde sıkıştırıyorlar. Bu önlemleri alabilecek, halktaki karizmasını da kullanarak insanları sakinleştirecek başarılı kumandan olarak mı onu yolluyor. Elbette ikincisi. Vahdettin’in bütün icraatı zaten bunu kanıtlıyor. Vahdettin kendi koltuğunda artık ne kadar kalabilirse devletin geleceğini de tamamen İngilizlerle uzlaşarak kotarmaya, muhafaza etmeye çalışan biri.”
    “Tarihte keşkeye pek yer verilmez. ‘Vahdettin keşke öne düşseydi. Keşke milli mücadele önderi olsaydı, keşke Anadolu’ya o çıksaydı’ tarihte bunun yeri yoktur” ifadelerini kullanan Barış Doster, Atatürk’ün İstanbul’da yapılacak bir şey kalmayınca ve Anadolu’dan gelen çağrıları dikkate alınca bir an evvel harekete geçmek istediğini belirterek, Atatürk’ün 9. Ordu Müfettişi olarak gitmesinin talihin ve tarihin önüne koyduğu bir fırsat olduğunu vurguladı.

    “MUSTAFA KEMAL’İN KARŞISINA KAZIM KARABEKİR’İ ÇIKARMAK SAĞLIKLI DEĞİL”

    O günlerde milli mücadeleyi gerçekleştirecek başka birisinin olmadığını söyleyen Doster, Kazım Karabekir örneğini verdi. Etkili bir kolordusu bulunan Karabekir’in, milli mücadele önderi olmak istemediğini dile getiren Doster, “Hatta bunu Feridun Kandemir’e anlatır. Kandemir, ‘Paşam siz neden öne çıkmak istememiştiniz?’ diye sorar. Der ki ‘Mustafa Kemal aramızda en parlağımız, en başarılımızdır. İki, böyle bir şeyi hiçbir zaman düşünmedim. Üç, ben öne atılsam bile diğer paşalar beni desteklemezdi.’ Bütün paşaların ittifakla destekleyebileceği tek kumandan Mustafa Kemal’di. O yüzden Mustafa Kemal’in karşısına Kazım Karabekir’i çıkarmak, fevzi Çakmak’ı, Refet Bele’yi, Ali Fuat Cebesoy’u çıkarmak, kurucu babaları birbirinin sanki alternatifiymiş, hasmıymış, rakibi, seçeneğiymiş gibi konumlandırmak sağlıklı değil. İki, gerçekçi değil. Üç, tarihsel metodoloji açısından doğru değil” dedi.