• Adalet Ağaoğlu: Bu kadar uzun yaşamayı istemezdim, dünyanın bu halini görmeseydim…

    Türkiye’nin önde gelen edebiyatçılarından “Bu kadar uzun yaşamak istemezdim” diyerek, hem 64 yıllık eşi öldüğünde yarım kaldığını hem de ‘dünyanın bu halini’ görmekten memnun olmadığını söyledi.

    91 yaşındaki Ağaoğlu, İstanbul Life Dergisi Yayın Direktörü Çınar Oskay’a verdiği söyleşide, yazı serüvenini, edebiyata olan tutkusunu anlattı.

    Anlaşılmadığını düşündüğünüz romanınız var mı?

    ‘Ölmeye Yatmak’ı önce çok iyi bir roman okuru olan Fethi Naci okudu. Hiç beğenmemiş. Sonradan “Yanlış bir şey yaptım. Her tarafını anlatmadım” dedi. Sonra bir yerde gördüm ve takıldım ona; “Siz hem kendinizi hem de beni korudunuz anlatmamakla değil mi?” dedim. Güldü. Orta kısmına değinmemişti. O kitap toplatıldı zaten sonra. ‘Fikrimin İnce Gülü’ de toplatıldı. ‘Üç Beş Kişi’de yeni bir işadamı koydum. Kapitalist ahlakı sezmiştim. Karısı hem ressam, hem müziksever. Okumuş yazmış ‘Fevzi Sakarya’ diye bir karakter yarattım. Turgut Özal zamanıydı. Beni kapitalizme satıldım sandılar. “Kendini değiştirdi, nereden çıktı bu” dediler. İşadamı dilini bulmak lazımdı. O dili kullanmak için Mümtaz Zeytinoğlu’nun ‘Ulusal Ekonomi’ kitabını okumuştum. Basında ne çıktı biliyor musun?

    Ne çıktı?

    Mümtaz Zeytinoğlu’nun sevgilisiymişim! Yüzünü bile görmedim. Bir gün eşimle yürüyoruz, arkamdan koşarak bir genç kız geldi. “Adalet Hanım, ben Mümtaz Zeytinoğlu’nun kızıyım. Bizimle hiçbir ilişkiniz yok ve sizi ilk defa görüyorum” dedi. İşte bunlar da yazar olmanın sürprizleri, bazı keyifli anları.

    Yaşadığınız bu dönemde dünyaya gelmiş olmaktan memnun musunuz?

    Hayır. Bu kadar , dünyanın bu halini görmeseydim…

    “O hep yazmayı hayal ettiğim romanı yazıp gık diye ölmek istiyorum” demiştiniz…

     Eksik olmasın, eşim Halim beni ben olarak sevmedi. Yazarlığımı sevdi o. Bunu açık söyleyeyim. Arşivlerimi hep o tuttu. 64 yıl birlikte yaşadık. Bir yazar, bir mühendisle 64 yıl oturur mu? Halim’le oturulur. Biz onunla çok yakın dosttuk. Evlilik mekanizmasını altüst ettik. Benim yarım gitti. Halim gittiğinden beri yarım insanım. Yarımım. Bütün değilim, bunu bilin. Onun için şimdi hem yarımım, o yok hem de gördüğüm şeyler hep ölüm kıyım üstüne.

    Umarım yine yazmaya başlarsınız…

    Ben yalnızken yazmaya alışığım. Eskiden şehri terk ederdim yazmak için. Şimdi yapamıyorum. Yardımcım sürekli benimle. Ölemiyorum bile biliyor musun? Öyle bir şansım yok. Sürekli başımda. Bu kadar uzun yaşamak istemedim. Niye yaşayayım? Yaşadığımı yaşadım zaten.

    Bugün 91 yaşından baktığınızda sizce hayat mı daha anlamlıydı, edebiyat mı?

    Ben sanatı, edebiyatı hayattan hiç ayıramıyorum. Çünkü hepsi insan için.

    İnsanlar sizi gelecekte nasıl hatırlasın istersiniz?

    Şu an bir şey göremiyorum. Her şey ünlü olmak ve para üstüne. Kapitalist ahlak böyle. Bilim insanı olsaydım, bu sorun üstünde daha ciddiyetle dururdum.

    Okuyucularımıza söylemek istediğiniz bir şey var mı?

    Romanımı yazarken şehri bile terk ettiğimi söyledim size. Şartlarım değişti artık. Takatim kalmadı. Eskiden yazı yazmak için sabahlara kadar otururdum. Artık okurlarım beni böyle kabul edecek yani.