• Annesini merdivenlerden itmişti; psikologlardan ilk değerlendirme

    Sosyal medyada paylaşılan bir videoda genç kız, istediği ayakkabıyı almayan annesini önce darp etti, ardından merdivenlerden itti. Genç kızın yaptığı bu zorbalığın videosu sosyal medyaya yansıdı. Olay esnasında mağazada bulunan vatandaşlar ve mağaza çalışanları da duruma tepki gösterdi. Bir müşteri “Bir insan annesini döver mi? Sen nasıl bir kızsın?” diyerek genç kızı eleştirdi. Alışverişe çıkan genç kızın annesine gösterdiği şiddet sosyal medyada da gündem oldu, büyük tepki topladı.

    TIKLAYINIZ: İstediği ayakkabıyı almayan annesini merdivenlerden itti

    NE DİYOR?

    Hürriyet Aile yazarları ve , genç kızın annesine yaptığı bu zorbalıkla ilgili yorumlarda bulundu:

    ANNEYE ŞİDDETİN HAKLI BİR YANI YOK ANCAK…

    Uzman Psikolog Ceylan Şekerci: Bu genç kız olay sonrasında mağazaya gidip çok üzgün olduğunu ifade etmiş ve özür dilemiş. Anne de aynı şekilde videonun yayından kaldırılmasını rica etmiş. Videodaki ‘onay’ ve ‘anlamıyorsun’ kelimelerini bu öfkenin kilit noktaları olarak görüyorum. Toplum doğal olarak kıza ciddi tepki göstermiş. Anneye şiddetin kesinlikle haklı bir yanı yok. Ancak gördüğümüz bir dakikalık video üzerinden bu kızı yargılıyoruz. Öfke patlaması yaşıyor, bu öfke o kadar yoğun ve o kadar can acıtıcı ki en yakınındaki kişi olan annesine yöneliyor, “Beni gör” diyor, “Hepiniz görün, canım acıyor.” Genç kız muhtemelen ciddi bir engellenmişlikle karşı karşıya. Sevgiye ve kabullenilmeye çok muhtaç. Anlaşılmadığını hissediyor. Bu olay esnasında kontrolünü tamamen kaybetmiş, muhtemelen şu anda bunun bir kabus olduğunu hissediyor, gerçekliğini sorguluyor. Nasıl bir sosyoekonomik seviyeden gelindiğini tam bilemesek de ayakkabının alınamayışından tahmin edebiliyoruz. Tüketim toplumunda harcayabildiğin ölçüde varsın. Genç kız, ailesini içinde bulunduğu koşullar nedeniyle suçluyor olabilir, bu geçirdiğimiz korona sürecinde fazlasıyla hayal kırıklığı yaşamış olabilir. Anne merdivende ilk kalktığında öfkeli değil, yıkık, sanki bu senaryoya alışkın gibi. Sanki o da kızının yaşadığı sorunlarda kendi payını sorguluyor.

    ŞİDDET ÇÖZÜM GETİRMİYOR, BUNU ÇOCUKLARA AKTARMALIYIZ

    Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul: Günümüzde şiddet hayatımızın bir parçası oldu. Çok daha kötüsü  şiddete alıştık. Toplumsal açıdan bunun en büyük zararı çocukların ve gençlerin şiddeti görerek büyümeleri… Aileler çocukların şiddetle karşılaşmalarını engelleyemiyorlar. Böyle olunca da çocuklar ve gençler şiddet içeren davranışlar gösterebiliyor, şiddet için kendilerini haklı buluyor, şiddeti insanın öfkesini göstermesinin bir yolu olarak görüyorlar. Bunu engellemenin en iyi yolu şiddet içeren görüntülerin yayınlanmaması, çocukların ve gençlerin bunu görmelerinin engellenmesi ve öfke kontrolünün topluma kazandırılmasıdır. Şiddetin çözüm getirmediğini ve insanların başka bir insana şiddet gösterme hakkının olmadığı düşüncesini çocuklara kazandırmak zorundayız.

    OLAYA FARKLI AÇILARDAN BAKMAK GEREK

    Uzman Klinik Psikolog M. Berk Karaoğlu: Toplum olarak aile konularında ve  büyüklere saygı konusunda sosyolojik anlamda oldukça hassasız, ki bu çok önemli bir unsur… Ancak bazı durumlarda, çıkan haberlere, psikolojik olarak bakmak ve bireyin psikopatolojik sorunları olabileceğini de düşünmek gerekebilir. Bu tarz davranışlarda bulunan kişilerin duygu durum problemlerinin, psikotik süreçlerden (gerçeklikten uzaklaşma) geçme ihtimallerinin göz ardı edilmemesi gerekir. Bu haberlere verilen tepkilerin linç kültürüyle değil biraz daha farklı açılardan bakılmasıyla şekillenmesi ve görevin adli makamlar ile ilgili ruh sağlığı uzmanlarına bırakılması daha uygundur.

    HEM PSİKOLOJİK HEM DE FİZİKSEL ŞİDDET SÖZ KONUSU

    Uzman Psikolog ve Aile Danışmanı Dilara Sayar: Yaşanan bu üzücü olay ve görüntülerine baktığımızda peşin hüküm vermek ve net konuşmak çok mümkün değil. Çünkü genç kızın psikolojik problemler yaşadığı şüphesiz anlaşılabilirken, bu problemlerin altında yatan sebepler bilinmiyor. Görüntüler her ebeveyn çocuk ilişkisinde yaşanabilen tartışmalardan çok daha başka ve oldukça ağır. Hem psikolojik hem de fiziksel şiddet içeriyor. Bu yüzden genç kızın yaşadığı psikolojik problemler olduğu ihtimali oldukça güçlü. Eşlik eden ve tetikleyici olan başka sebepler de olabilir.

    İlk ihtimal olarak akla gelen, koronavirüs salgını nedeniyle kısıtlanan yaşam koşulları. Çünkü birçok bireyin yaşadığı rahatsızlıkların tedavi ve terapi süreci mecburi olarak aksadı, dolayısıyla belirtiler yoğunlaştı. Kısıtlamalar ve salgına yakalanma korkusu bireylerde yeni zorlayıcı duygulanımlar, kontrol edilemeyen kaygılı düşünceler yarattı. Eğer sebep bu ise kontrollü sosyal yaşamın başladığı bugünlerde hızla destek sürecine başvurulması gerekli…

    İkinci olarak para harcamak ve bir şeyleri satın almak dürtüsü yaratan oniomania, yani takıntılı alışveriş hastalığından bahsedebiliriz. Bu durum kontrolsüz ve aşırı miktarda alışveriş yapma krizleri şeklinde ortaya çıkar. Kişi hissettiği olumsuz duyguları bastırmak için sıkça alışveriş yapar. Alınamayan ürünler öfke ve stres yaratırken, beğenilip sahip olunabilen ürünler mutluluk hormonu olarak bilenen serotonin salgılanmasını sağlar. Yaşanan olayda anne, kızına ve kızının yoğun alışveriş isteğine sınır koymaya çalışmış olabilir ya da maddi sebeplerle satın alamayacaklarını söylemiştir. İstediğine sahip olamayacağı kaygısıyla genç kız kontrolsüz tepkiler vermiş olabilir. Eğer yaşanan olayın kaynağı bu ise altında yatan nedenler doğru şekilde belirlenmeli ve gerekli müdahaleler yapılmalıdır.

    Bu ihtimallerin dışında genç kızın geçmiş deneyimlerinde bir kayıp, bir travma ya da tanılanmış bir psikiyatrik rahatsızlık olabilir. Eğer böyle bir durum varsa hem genç kız hem de ailesi için belirtiler ve yaşananlar daha fazla ağırlaşmadan mutlaka tedavi sürecine başlanmalıdır.