• TBMM Başkanı Şentop’tan Kılıçdaroğlu’na yanıt

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, CHP Genel Başkanı Kemal ‘nun, “Mustafa Şentop’la Saray’da görüştü ve milletvekilliklerinin düşürülmesi talimatını verdi. Meclis Başkanı da milletvekilleri hakkındaki kararları okutarak bu talimatı yerine getirdi.” eleştirisine yanıtını verdi. Şentop, “Talimatla iş yapmaya alışkın olanlar, başkalarını da kendileri gibi sanır” yorumunu yaptı. 

    Gazeteci-yazar Murat Yetkin bugünkü yazısında, Fikret Bila’nın T24’te yayımlanan söyleşisine atıfta bulundu. Yetkin, Kılıçdaroğlu’nun “Erdoğan, Meclis Başkanı Mustafa Şentop’la Saray’da görüştü ve milletvekilliklerinin düşürülmesi talimatını verdi. Meclis Başkanı da milletvekilleri hakkındaki kararları okutarak bu talimatı yerine getirdi. Amaç, gerginlik yaratmaktır. Yapılan uygulama Anayasa’ya ve teamüle aykırıdır. Binali Yıldırım, Meclis Başkanı’yken bu konuyu anayasa hukukçularına inceletti, görüş aldı ve konunun uzmanları bu kararların dönem sonrasına bırakılması gerektiğini söylediler. Bu görüş milletvekillerinin dosyasına girdi. O nedenle Binali Yıldırım kararları okutmadı. Ancak Şentop, Erdoğan’dan talimat aldığı için okuttu.” sözlerine ilişkin, “CHP lideri Erdoğan ve Şentop’u gerginlik çıkarmakla suçlamasına rağmen, HDP’ye de dolaylı bir mesaj gönderiyor, planladıkları Ankara Yürüyüşü’nün kışkırtmalara meydan vererek AK Parti iktidarının eline gerginlik kozu vereceğini öne sürüyordu.” değerlendirmesini yaptı. 

    Başkanı Mustafa Şentop, Kılıçdaroğlu’nun eleştirileri üzerine YetkinReport’a yazılı açıklamalarda bulundu.

    Şentop açıklamasında,  “Anayasa ve İçtüzük hükümlerinin uygulanması ve meselelerin bu çerçevede çözümlenmesi için talimata lüzum yoktur. Zira bu hükümler, kendiliğinden ve şartlar oluştuğunda uygulanmak zorundadır. Türkiye’yi yönetmeye talip bir siyasi partinin genel başkanı, Anayasanın ve Meclis’in işleyişini düzenleyen İçtüzüğün hükümlerinin uygulanmasını, ‘talimatla iş görmek’ zannediyorsa, ortada vahim bir bilgi ve ciddiyet sorunu vardır. Son derece yakışıksız bu iddia, mugalatadan ve ucuz bir siyasi manevradan ibarettir. Talimatla iş yapmaya alışkın olanlar, başkalarını da kendileri gibi sanır; başkalarını bu şekilde itham eder.” düşüncesini dile getirdi. 

    Şentop, “Altını çizerek belirtmek isterim ki, bazılarının iddia ettiği gibi dönem sonuna bırakılmış tek bir kesin hüküm yoktur. Bir işleyişte teamülden söz edebilmek için birden fazla uygulama gerekir. Oysa bu konuda tek bir örnek bile yoktur. Bu konuda teamül olduğunu iddia eden ve örnek veremeyen kimsenin ya cahil ya da yalancı olduğunu düşünmek de gayet tabiidir. [Şentop açıklamasında üyeliğin oylama ile düşürülme yönteminin 1995 Anaysa değişikliği ile kaldırılmış olduğunu, yalnızca bilgi verilme kuralının kaldığını vurguluyor.] Bugüne kadar hakkında kesin hüküm verilen ve TBMM’ye gönderilen milletvekillerinin haklarındaki hüküm okunmuş ve milletvekillikleri düşürülmüştür. Eğer bir teamülden söz edeceksek, teamül ve uygulama budur.” görüşünü savundu. 

    Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına ilişkin HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan şunları kaydetti:

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üçüncü büyük partisi olan HDP son zamanlarda bir irade gaspı ile karşı karşıya. Milletvekillerimiz tutuklanıyor, belediye başkanlarımız tutuklanıyor, yerine kayyum atanıyor. Son olarak iki milletvekili arkadaşımızın üyelikleri Anayasaya aykırı olarak düşürüldü ve cezaevine kondular. HDP demokratik tepkisini ortaya koyacaktır. Amacımız provokasyon ya da halkı sokağa dökmek değil.

    “Bizimki bir ilden diğerine kesintisiz bir yürüyüş olmayacaktır. Sembolik olarak Leyla Güven arkadaşımızın milletvekili seçildiği il olan Hakkâri ve Selahattin Demirtaş arkadaşımızın tutuklu bulunduğu Edirne’den Ankara’ya yola çıkacağız. Türkiye’nin partisi olduğumuzu vurguluyoruz. Yol boyunca bazı il ve ilçe merkezlerinde kendi örgütlerimiz, kitle örgütleri ile toplantılar planlıyoruz. Kışkırtma ihtimalini dönemin koşulları gereği biz de dikkate alıyoruz. Sokağa dökülüyor değiliz.”

    Yazının devamı için tıklayın